Eşi Vicdan Azabına Dayanamadı: Define Kazasında Korkunç İtiraf
Aydın'da meydana gelen ve bir cinayeti ortaya çıkaran define kazası olayında, kurbanın eşi Gülsüm Çiftçi'nin vicdan azabına dayanamayarak itirafçı olduğu öğrenildi. Geçen pazartesi günü Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan ihbar üzerine uçurumda bulunan 46 yaşındaki Mehmet Çiftçi'nin cesedi, ardından yürütülen soruşturma ile şok edici detayları gün yüzüne çıkardı.
Define Arayışı Ölümle Sonuçlandı
Yapılan araştırmalara göre, Mehmet Çiftçi'nin arkadaşlarıyla birlikte define aradığı sırada patlatılan dinamitin neden olduğu patlamada yaralandığı tespit edildi. Ancak olayın asıl korkunç yanı, yaralı Çiftçi'nin hastaneye götürülmek yerine uçurumdan atılarak intihar süsü verilmesi oldu. Bu durum, olayın basit bir kaza değil, planlı bir cinayet olduğunu gösterdi.
9 Şüpheli Adliyeye Sevk Edildi
Olayla ilgili olarak adliyeye sevk edilen 9 şüpheliden, Mehmet Çiftçi'nin eşi Gülsüm Çiftçi ile oğlu Umut Çiftçi'nin de aralarında bulunduğu 5 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüphelilerden Atilla T., Ercan P., Haluk C. ve Onur Ö. ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma, olayın perde arkasındaki gerçekleri ortaya çıkarmak için derinlemesine devam ediyor.
Gülsüm Çiftçi'nin Çarpıcı İfadesi
İtirafçı olan Gülsüm Çiftçi'nin verdiği ifade, olayın ne kadar ürkütücü olduğunu gözler önüne serdi. Çiftçi, "Aile görüntüsü vermek ve dikkat çekmemek için bizi de define bölgesine götürmüşlerdi. Biz arabada beklerken patlama sesi geldi. Oğlum Umut 'babam yaralandı' dedi. Umut'a 'babanı telefona ver' dedim ve eşim Mehmet telefonu aldı 'ben iyiyim' dedi, telefonu kapattık. Ben eşim ile telefonda görüştüğümde kendisi hayattaydı" şeklinde konuştu.
Ancak olayın devamında, eşinin yanına gitmesine izin verilmediğini belirten Gülsüm Çiftçi, "Oğlum eşimin yanındakilere 'ambulansı arayın' demiş ancak aramamışlar. Sadece kalp masajı yapıp, yüzüne su serpmişler. Sonra da uçurumdan atıp, intihar süsü vermişler" ifadelerini kullandı.
Tehditler ve Vicdan Azabı
Gülsüm Çiftçi, olay sonrasında kendisine yönelik tehditler aldığını da açıkladı. "Beni tehdit ettiler, 'kocan öldü zaten, çocuklarının ıslah evine gitmesini mi istiyorsun, sen de hapse girersin' dediler. Eşimi orada bırakıp İzmir'e döndük. Sonra 112'yi arayıp, eşim ile kavga ettiğimizi ve intihar etmiş olabileceğini söyledim" diyen Çiftçi, yaşadığı vicdan azabını şu sözlerle dile getirdi:
"Ama sonra vicdan azabı çektim. 'Eşim çöp poşeti değil ki, öylece aşağıya atılsın' diyerek pişman oldum ve olayı tüm gerçekliği ile anlattım."
Bu itiraf, soruşturmanın seyrini değiştirerek, olayın daha net anlaşılmasını sağladı. Adli makamlar, ifadeleri değerlendirerek suçluların adalet önünde hesap vermesini sağlamak için çalışmalarını sürdürüyor.



