Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) sayılı günler kala adaylarda heyecan ve kaygı artarken, uzmanlar son günlerin verimli değerlendirilmesinin önemine dikkat çekiyor. Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, sınav başarısının yalnızca bilgi birikimine değil, sınav anında bilgiyi doğru kullanabilme becerisine de bağlı olduğunu belirterek, adaylara uyku düzeninden beslenmeye, deneme sınavlarından kaygı yönetimine kadar kapsamlı önerilerde bulundu.
Yeni Konular Kaygıyı Artırabilir
Sınavın yaklaştığı son iki haftanın, yeni konuları tamamlama değil, mevcut bilgileri pekiştirme ve dengeleme süreci olduğunu kaydeden Akoğlan, "Bu aşamada öğrenilmemiş konulara girmek zihinsel karmaşaya ve kaygıya neden olabileceğinden, ağır ve yeni konulardan kaçınmak en sağlıklı stratejidir" dedi.
Sınava En Güçlü Olduğunuz Testle Başlayın
Sınav anı taktiklerinin son halini belirlemenin önemli olduğunu söyleyen Akoğlan, test çözüm sıralamasının kişisel bir strateji olması gerektiğini vurguladı. "Sınava her zaman en güçlü ve en hızlı olunan testle başlanmalı. İlk dakikalarda kaygı düzeyi yüksek olsa da, iyi olunan bir dersle başlamak özgüven kazandırır ve sınavın ritmine alışmayı kolaylaştırır. İlk testten sonra zihnin en açık olduğu ikinci evrede zorlanılan derslere geçilmeli, sona ise daha hafif testler bırakılmalıdır" diye konuştu.
Biyolojik Saatinizi Sınav Saatine Göre Ayarlayın
Son dönemde biyolojik ritmin önemine dikkat çeken Akoğlan, "Biyolojik saati sınav saatine göre ayarlamak kritik bir hazırlıktır. Sınavın yapılacağı 10.15'te zihnin en yüksek performansta olması için deneme sınavları her sabah bu saatte başlatılmalı ve uyku düzeni disiplinli bir şekilde sabitlenmelidir. Gece geç saatlere kadar çalışma alışkanlığı terk edilmeli, beyne dinlenme süresi tanınmalıdır" dedi.
Yanlışların Nedenini Analiz Edin
Deneme sınavlarının artık sadece net hesabı için değil, hata analizleri için kullanılması gerektiğini belirten Akoğlan, "Yanlışların nedenini bilgi eksikliği mi yoksa dikkat dağınıklığı mı olduğunu belirlemek, sınav performansını doğrudan etkiler. MEB yardımcı kaynaklarında veya çıkmış sorularda kaçırılan noktaların üzerine gitmek, nokta atışı eksik giderilmesini sağlar. Zihni sürekli dijital uyaranlarla yormak yerine kısa yürüyüşler yaparak veya sessiz kalarak zihinsel bakım yapılmalıdır" diye konuştu.
Kaygıyı Bastırmaya Değil, Yönetmeye Odaklanın
Sınav kaygısının doğal bir duygu olduğunu ifade eden Akoğlan, "Kaygı duymak, sınavın değerini gösteren insani bir tepkidir; bu duyguyu bastırmak yerine daha tetikte kalmayı sağlayan bir enerji olarak kabul etmek gerekir. Başarı, sadece bilginin değil, o bilgiyi sınav masasında soğukkanlılıkla kullanabilme becerisinin bir sonucudur. Verilen emeklere güvenerek bu dönemi bir final provası olgunluğuyla tamamlamak en sağlıklı anahtardır" dedi.
Beslenmede Radikal Değişikliklerden Kaçının
Sınav öncesi beslenme düzeninin korunması gerektiğini belirten Akoğlan, "Sınav dönemi adı altında daha önce denenmemiş takviyelere veya alışılmadık beslenme düzenlerine geçilmemelidir. Vücudun bildiği, enerjiyi dengeli sağlayan ve sindirim sistemini yormayan düzenli öğünleri korumak, olası mide veya enerji sorunlarının önüne geçer. Bol su tüketimi, zihinsel fonksiyonların ve odağın korunması için ihmal edilmemelidir" dedi.



