Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına sayılı günler kala öğrencilerde kaygı düzeyi artış gösteriyor. Uzman Psikolog Naciye Açıkel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu dönemde bazı öğrencilerde huzursuzluk, keyifsizlik ve başarısızlık korkusu gibi belirtilerin yanı sıra ağlama atakları, uyku ve iştah düzensizliği görülebildiğini belirtti.
Kaygı doğal ama dikkat edilmeli
Açıkel, öğrencilerin uzun süredir hazırlandıkları önemli bir sınava girecek olmaları nedeniyle belirli düzeyde kaygı yaşamalarının doğal olduğunu ifade etti. Ancak kaygının yoğun fiziksel belirtilere yol açması durumunda ailelerin dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Şiddetli karın ağrısı, bulantı, kusma, yoğun çarpıntı ve aşırı terleme gibi çocuğun günlük işlevselliğini bozan belirtiler varsa mutlaka çocuk-ergen psikiyatri uzmanına başvurulması gerektiğini söyledi.
Kaygıyı yönetme yöntemleri
Kaygının kalıcı bir duygu olmadığını belirten Açıkel, yoğun kaygı hissedildiğinde bir süre beklemek, diyafram nefesi almak ve önceki sınav deneyimlerini hatırlamanın kaygıyı yönetmeye yardımcı olabileceğini kaydetti. Öğrencilerin LGS hazırlık sürecini verimli geçirdilerse sınavın da iyi geçeceğini unutmamaları gerektiğini ifade etti.
Ailelerin tutumu kritik
Ailelerin sınav sürecindeki tutumlarının önemine işaret eden Açıkel, sınava az süre kala öğrencilerin günlük rutinlerinden uzaklaşmamaları gerektiğini söyledi. Ailelerin 'Ne olacak bu sınav, boş ver, hiç önemli değil' gibi değersizleştirici söylemlerden kaçınması gerektiğini vurguladı. Aynı şekilde sınavın hayatın vazgeçilmez ve aşılması imkansız bir basamağı gibi sunulmasının da doğru olmadığını belirtti.
Başarı baskısı performans kaygısını artırıyor
Başarı baskısının öğrencilerde performans kaygısını artırabileceğine dikkati çeken Açıkel, ailelerin çocuklarla konuşurken 'Evet, sınav önemli bir sınav. Sen de çok emek harcadın, çalıştın. Bunun karşılığını alacağımızı düşünüyoruz ama hayatta her zaman alternatifler vardır. Biz mevcut durumu en iyi şekilde değerlendirip sınavı tamamlayacağız' bakış açısıyla yaklaşmaları gerektiğini ifade etti.
Ekran kullanımı sınırlandırılmalı
Sınav öncesinde öğrencilere ekran kullanımını mümkün olduğunca sınırlandırmaları çağrısında bulunan Açıkel, özellikle uyku saatlerine yakın dönemde ekran kullanımını önermediklerini belirtti. Ekran süresini tamamen sıfıra indirmenin tercih edilebileceğini ancak bunun gençle işbirliği içinde yapılması gerektiğini söyledi. Sınavdan önce telefonun daha az kullanılmasını, mümkünse hiç kullanılmamasını öneren Açıkel, birlikte vakit geçirmek, yürüyüş yapmak ve sohbet etmenin kaygı döneminde daha rahatlatıcı olabileceğini ifade etti.
Sınav merkezini önceden görmek kaygıyı azaltabilir
Açıkel, öğrencilerin sınava girmeden birkaç gün önce sınava girecekleri yeri görmelerinin kaygıyı azaltmak için faydalı olabileceğini sözlerine ekledi.



