Manisa'da 16 Yıllık Kayıp Kız Cinayetinde Abla ve Eski Enişte Tutuklandı
Manisa'nın Şehzadeler ilçesinde 2009 yılından bu yana kendisinden haber alınamayan Ebru K'nin öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturmada gözaltına alınan ablası ile eski eniştesi tutuklandı. Olay, 16 yıldır süren bir kayıp vakasının cinayet soruşturmasına dönüşmesiyle dikkat çekti.
Şüphelilerin Yakalanma ve İşlem Süreci
Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen kapsamlı soruşturma neticesinde yakalanan Ebru K'nin ablası Fatma K. (36), üvey ağabeyleri Mustafa K. (46) ve Arif K. (42) ile eski eniştesi Ufuk K. (55) jandarmadaki işlemlerini tamamladı. Şüphelilerden Mustafa K. ve Arif K. ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, Ebru K'nin ablası Fatma K. ve eski eniştesi Ufuk K. adliyeye sevk edildi.
Savcılıkta gerçekleştirilen sorguların akabinde nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan zanlılar, çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklanma kararı aldı. Bu gelişme, soruşturmanın ciddiyetini ve delillerin ağırlığını ortaya koydu.
Olayın Başlangıcı ve Soruşturma Detayları
Olay, Sancaklıiğdecik Mahallesi'nde ikamet eden Münevver K. (60) adlı annenin, 1 Ekim 2025 tarihinde jandarmaya yaptığı başvuruyla gündeme geldi. Münevver K., Aralık 2009'da henüz 17 yaşında olan kızı Ebru K'nin evden ayrıldığını ve o tarihten itibaren kendisinden hiçbir haber alınamadığını bildirdi.
Yapılan ihbar üzerine derhal başlatılan soruşturma kapsamında Ebru K'nin ablası, iki üvey ağabeyi ve eski eniştesi hakkında gözaltı kararı verildi. Şüpheliler, Manisa, İzmir ve Kars illerinde düzenlenen eş zamanlı ve koordineli operasyonla başarılı bir şekilde yakalandı.
Cinayet İtirafı ve Kemik Parçalarının Bulunması
Soruşturmanın en çarpıcı gelişmesi, şüpheli Ufuk K.'nin cinayeti itiraf etmesiyle yaşandı. Ufuk K.'nin verdiği ifade doğrultusunda İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde belirli bir bahçede kapsamlı bir kazı çalışması başlatıldı. Yapılan kazıda, kayıp kız Ebru K.'ye ait olduğu değerlendirilen kemik parçaları bulundu.
Bulunan kemikler, kesin kimlik tespitinin yapılabilmesi için titizlikle Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Bu bulgu, soruşturmanın somut bir delille desteklenmesini sağlayarak, olayın aydınlatılmasında kritik bir rol oynadı.
Olay, aile içi şiddet ve kayıp vakalarının nasıl cinayet soruşturmalarına dönüşebileceğini gösterirken, adli makamların uzun yıllar sonra bile bu tür davalarda kararlılıkla çalıştığını ortaya koydu. Tutuklamalar, kamuoyunda kayıp kişilerle ilgili adalet arayışına dair umutları artırdı.
