İstanbul'un Şişli ilçesinde 2006 yılında meydana gelen ve 19 yıl boyunca faili meçhul kalan çifte cinayet, gelişen teknoloji sayesinde çözüldü. Patron Yunis Doğan'ın domuz bağıyla bağlanıp yakıldığı, sekreter Hacer Eginay'ın ise 57 yerinden bıçaklanarak öldürüldüğü olayda, parmak izi tespitiyle birlikte itiraflar peş peşe geldi. Üç şüpheli hakkında hazırlanan iddianame, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.
Olayın Geçmişi
17 Aralık 2006'da Şişli Maslak Oto Sanayi'de tanıtım tabelaları yapan bir iş yerinde yangın çıktı. Yangının söndürülmesinin ardından iş yerinin ofis katında patron Yunis Doğan'ın cesedi domuz bağı ile bağlanmış ve yarısı yanmış halde bulundu. Ofisin alt katında ise 23 yaşındaki sekreter Hacer Eginay'ın 57 yerinden bıçaklandığı ve üzerine tiner dökülerek ateşe verildiği belirlendi.
Dosya 19 Yıl Sonra Raftan İndirildi
Dosya, 19 yılın ardından Gayrettepe Cinayet Büro Dedektifleri tarafından yeniden ele alındı. Olay yerinden elde edilen bulgular, gelişen teknolojiyle yeniden incelendi. İncelemelerde, ölen patron Yunis Doğan'ın ayağında bulunan bantta bir parmak izi tespit edildi. Ayrıca şahsın ağzındaki bezde, alt katta öldürülen sekreter Hacer Eginay'ın kanı bulundu.
Çipli Kimlik Sistemi Sayesinde Aydınlanan Cinayet
Çipli kimlik sistemine geçilmesiyle birlikte, Rüstem Şahinduran'ın 2024 yılında parmak izi vermesi dikkat çekti. Bu sayede olay zamanı bulunamayan parmak izinin sahibi belirlendi. Şahinduran'ın o dönemki HTS kayıtlarında olay yerinde olduğu tespit edilince, onunla birlikte iki şüpheli daha ortaya çıktı. Rüstem'in sık konuştuğu kişiler incelendiğinde, şüphelilerden birinin çocukluk arkadaşı Cavit Garip, diğerinin ise Garip'in arkadaşı Mohsen Fıyoj olduğu anlaşıldı.
Cinayet İtiraf Edildi
Gözaltına alınan Rüstem Şahinduran, 19 yıl sonra korkunç cinayeti itiraf etti. Şüpheli Mohsen Fıyoj'un tavsiyesi üzerine iş için Yunis Doğan'ın ofisine gittiğini anlatan Şahinduran, şunları söyledi:
"Beni Mohsen gönderdi deyince tepki gösterdi. Aklıma geldiği kadarıyla birlikte çalışmışlar ve alacak verecek meseleleri olmuş. Bir süre sonra işyerine Mohsen ve arkadaşım Cavit de geldi. Alt kattan gelen kadın Mohsen'i tanıyordu, ne işin var gibi söylemde bulundu. Mohsen ile kadın tartışmaya başladılar. Cavit kadına doğru silahını çıkardı. Mohsen kadını alt kata götürdü. Ofis kısmında ben, Cavit ve Yunis kaldık. 'Ne oluyor, ne yapıyorsun?' deyip şok oldum. Bağırmaya başladığımda 'sessiz ol' dedi. Sonra alt kata indim, Mohsen kadını bıçaklamıştı. Kadına 'Bunlar daha iyi günlerin' dedi. Kaçmaya çalıştım, 'Mahalleye git, internet kafede bekle, kaybolma' dedi. Gidip beklemeye başladım, 2.5 saat sonra geldiler. Haberleri gördüğüm kadarıyla işyeri bizim gittiğimiz yerdi. Bu olayla ilgili bir şey gördüğümde 'kimseye deme, dersen ölürsün' dediler, korktum."
Yıllar Sonra Gelen Tutuklama
Yunis Doğan'ın bağlanmış olduğu banttaki parmak izi sorulan Şahinduran, "Yunis'i bantlamaya tehditle yardım etmiş olabilirim. Mohsin bana kadın ile geçmişte gönül ilişkisi yaşadıklarını, sonra ise kadının iş yeri sahibiyle ilişki yaşadığını söyledi" diyerek susması için tehdit edildiğini iddia etti. Diğer şüpheliler Garip ve Fıyoj ise suçlamaları reddederek Şahinduran'ın kendilerine iftira attığını savundu. Üç şüpheli, 29 Kasım 2025'te tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İddianame Tamamlandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede, şüpheliler Cavit Garip, Mohsen Fıyoj ve Rüstem Şahinduran arasında olay gününden bir gün önce ve olay günü yoğun iletişim trafiği olduğu tespit edildi. Şüpheli Rüstem Şahinduran'ın parmak izinin olay yerindeki bantla eşleştiği, her ne kadar ölüm olayından önce olay yerini terk ettiğini iddia etse de parmak izinin bulunduğu yerin mantıklı bir açıklamasının yapılmadığı vurgulandı.
Suçtan Kurtulmaya Yönelik Savunmalar
İddianamede, Rüstem Şahinduran'ın Cavit Garip ile uzun süredir arkadaş oldukları ve Cavit ile Mohsen Fıyoj'un şüpheli Şahinduran'ın bilgisi dışında iş çevirmelerinin bağdaşmayacağı belirtildi. Savunmaların suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kaydedildi. Şüpheli Mohsen Fıyoj'un savunmasında, 2003 yılında bel fıtığı ameliyatı olduğu ve baston kullandığı gerekçesiyle suçu işleyemeyeceğini söylemesine rağmen, yapılan araştırmalarda suç tarihinde baston kullandığına dair bir ibareye rastlanmadığı anlatıldı. Ayrıca Rüstem Şahinduran'ın diğer şüphelilere iftira atmasını gerektiren bir sebep olmadığı belirtildi.
Ağırlaştırılmış Müebbet Hapisleri İstendi
57 bıçak darbesi sonrası yakılarak öldürülen Hacer Eginay'ın cesedinin büyük bir kısmının yanmış olması nedeniyle tecavüze maruz kalıp kalmadığı tespit edilemezken, şüphelilerin suçu ne amaçla işledikleri anlaşılamadı. Birlikte hareket eden şüphelilerin Hacer Eginay'ı "canavarca hisle öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Yunis Doğan'ı ise "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi. İddianame, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.



