Mersin Aşevi Skandalında Şok Gelişme: Kavurmada Yarış Atlarından Kısrak Eti Tespit Edildi
Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne ait bir aşevinde servis edilen yemekte 'tek toynaklı eti' tespit edilmesi, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Yapılan detaylı DNA analizleri, kavurmadaki etin Adana Yeşiloba Hipodromu'nda koşarak üç birincilik elde etmiş olan kısrak Smart Latch'e ait olduğunu kesin olarak ortaya koydu. Bu skandal, yarış atlarının akıbetine dair ciddi soru işaretlerini de beraberinde getirdi.
Smart Latch'in Hüzünlü Hikayesi ve Skandalın Perde Arkası
Suat Topçu'ya ait olan Smart Latch, elde ettiği başarıların ardından bacağındaki çatlaklar nedeniyle emekli edilmişti. Topçu, atın özel bir değere sahip olması nedeniyle onu damızlık olarak kullanmak istedi. Ancak, 'Damızlık olarak 200 bin TL karşılığında bana ver' şeklindeki teklifi reddeden Topçu, gerekli izinleri alamadı.
Tarım ve Orman Bakanlığı, atın bacağındaki çatlakların çiftleşme sırasında kırığa dönüşebileceği riskini göz önünde bulundurarak, sağlığını önceleyen bir raporla atın çiftleşmeye uygun olmadığını belgeledi. Atın değerinin 100 bin liranın üzerinde olduğu, gençlik döneminde ise 500 bin TL'den fazla bir bedele sahip olduğu ifade ediliyor.
Atın Peşini Bırakmayan Sahibi ve Şüpheli Akıbeti
Bütün bu engellere rağmen Suat Topçu, atla ilgilenmeye devam etti. Smart Latch, etkinlikler, dizi prodüksiyonları, düğünler ve çeşitli binicilik faaliyetlerinde kullanıldı. Bir süreliğine bir çiftliğe 50 bin TL'ye kiralanan at, daha sonra geri döndüğünde Topçu tarafından bir binicilik kulübüne hibe edildi.
Yaklaşık bir ay önce at hakkında bilgi almak isteyenlere, atın öldüğü söylendi. Ancak yapılan araştırmalar, atın hibe edildiği binicilik kulübü tarafından 50 bin TL'ye bir market zinciri sahibine satıldığını gösterdi. Atın Mersin'e götürüldüğü ve iddialara göre Toroslar Market'in sahibi Halil Eren tarafından satın alınıp kasaba gönderildiği öne sürüldü.
Kaybolan Atlar ve Bilinmeyen Akıbetler
Benzer şekilde, bölgede başka atların da 'Öldü ve gömdük' söylemiyle kaybolduğu belirtiliyor. Binicilikte kullanılan pek çok atın akıbetinin bilinmediği ifade ediliyor. Sahiplerinin elinde, ölen atlar için hipodromun arkasında gömüleceği bir alan bulunuyor.
Ancak şehir dışında veya uzak bir yerde ölen atların cesetlerinin taşınmasının oldukça zor olması nedeniyle, bulundukları alanda gömüldükleri biliniyor. Sahiplerinin de bu durumlarda atın peşine düşmediği gözlemleniyor. İstanbul Adalar'da fayton biniciliğinin yasaklanmasından sonra boşa çıkan atların akıbeti de hala meçhul durumda.
Bu skandal, yarış atlarının ve binicilik sektöründe kullanılan diğer atların korunmasına yönelik düzenlemelerin acilen gözden geçirilmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
