İzmir'in Konak ilçesinde, bir apartmanda gerçekleştirilen böcek ilaçlaması sonrasında 1 yaşındaki Altay Toprak Kınalı'nın hayatını kaybetmesi ve 5 kişinin zehirlenmesiyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi, savcılığın sunduğu iddianameyi onaylayarak davanın yargı sürecini başlattı.
Müebbet Hapis Talebi
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, tutuklu şüpheliler B.Ö. (47) ve E.G. (44) hakkında ağır suçlamalar yer alıyor. Şüpheliler, Altay bebeğin ölümüne neden olmakla suçlanarak "kimyasal silah kullanarak kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasıyla yargılanacak.
Ayrıca, aynı olayda zehirlenerek tedavi gören 5 kişi için ise "silahla kasten yaralama" suçlamasıyla ayrı ayrı 4'er yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Şüphelilerin ilk duruşmasının 13 Nisan 2026 tarihinde yapılması planlanıyor.
Travmatik Olayın Kronolojisi
Acı olay, 11 Kasım 2024 tarihinde yaşandı. Konak'taki bir apartmanda böcek ilaçlaması yapılmasından 3 gün sonra, henüz 1 yaşında olan Altay Toprak Kınalı zehirlenme belirtileri gösterdi ve kısa süre içerisinde hayatını kaybetti. Aynı binada bulunan ve zehirlenme şikayetiyle hastaneye kaldırılan 5 kişi ise tedavilerinin ardından taburcu edildi. Olay sonrası bina boşaltıldı.
İlaçlama firmasının sahibi B.Ö. ve ona yardım eden E.G., olayın hemen ardından gözaltına alındı ve sonrasında tutuklandı. Ancak şüpheliler, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Adli Tıp Raporları Belirleyici Oldu
Sürecin dönüm noktası, Adalet Bakanlığı uzman kurullarından gelen raporlar oldu. 5. Adli Tıp İhtisas Kurulu, bebeğin ölüm nedeninin kimyasal fosfin gazına maruz kalma olduğu yönünde mütalaa verdi. 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu da ölümün, binada böcekler için uygulanan ilaca bağlı zehirlenme sonucu meydana geldiği görüşünü bildirdi.
Bu kesinleşmiş bilimsel raporların ardından, savcılık talimatıyla şüpheliler B.Ö. ve E.G. yeniden tutuklandı ve nihai iddianame hazırlıkları tamamlandı.
İddianamenin kabulü, mağdur aile ve kamuoyu tarafından merakla beklenen yargılama sürecinin resmen başladığını gösteriyor. Toplumda derin üzüntü yaratan bu olayda, adaletin tecelli edip etmeyeceği tüm Türkiye'nin gündemindeki yerini koruyor.