Hapis Cezası Para Cezasına Dönüştü, Anne Yüreği Yanık: 'Bir Canın Bedeli Bu Mu?'
Konya'da, doğum sonrası hayatını kaybeden bir bebeğin ailesi, adalet arayışında derin bir hayal kırıklığı yaşıyor. 2021 yılında yaşanan olayda, tıbbi ihmal iddiasıyla yargılanan doktora verilen hapis cezasının, 85 bin 50 Türk Lirası adli para cezasına dönüştürülmesi ve bu kararın üst mahkeme tarafından onanması, aileyi isyana sürükledi.
Kritik Doğum ve Acı Kayıp
Olay, Konya'nın Meram ilçesinde yaşayan Nimet (47) ve Arif Yüksel (42) çiftinin başına geldi. Üçüncü çocuklarını kucaklarına alacakları günü bekleyen çift, süreci acı bir kayıpla tamamladı. 37. haftasında doğum sancıları başlayan Nimet Yüksel, bir devlet hastanesine kaldırıldı. Nöbetçi doktor M.Y.A.'nın, hastanın durumunu hemşireden öğrenmesine rağmen, sadece serum verilmesini ve 'Sabahki doktor sezaryene alsın' talimatını vermesi, sonun başlangıcı oldu.
Sabah göreve gelen doktor sezaryen operasyonunu gerçekleştirdi ve bir erkek bebek dünyaya geldi. Ancak bebeğin durumu kritikti ve aynı gün özel bir hastaneye sevk edildi. Tüm müdahalelere rağmen bebek, doğumdan bir gün sonra hayata gözlerini yumdu.
Mahkeme Süreci ve Para Cezası Kararı
Yaşanan trajedinin ardından açılan soruşturma sonucu doktor M.Y.A. hakkında dava açıldı. Konya 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi, doktoru 'taksirle bir kişinin ölümüne neden olma' suçundan, iyi hal indirimi uygulayarak 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı. Ancak mahkeme, bu cezayı sanığın sosyal ve ekonomik durumunu göz önünde bulundurarak, günlük 70 TL üzerinden 85 bin 50 TL'lik adli para cezasına çevirdi ve bu tutarın 4 taksitle ödenmesine hükmetti.
Aile ve sanığın itirazları üzerine dosya Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne taşındı. Mahkemenin 2. Ceza Dairesi, alt mahkemenin kararında hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek para cezasını onadı. Ailenin 'görevi kötüye kullanma' suçundan da ceza verilmesi yönündeki başvurusu ise 3. Ceza Dairesi tarafından reddedildi.
Annenin Feryadı: 'Yüzünü Bile Göremedim'
Karar, anne Nimet Yüksel'i derinden yaraladı. Yaşadığı acıyı ve adalet arayışındaki hayal kırıklığını şu sözlerle ifade etti: "Yüzünü bile göremeden toprağa verdiğim bebeğimin hakkını aramak için adalet önünde her şeyi denedim ama olmadı. Yine kaybeden biz olduk. İnşallah başka anne-babaların ihmaller yüzünden canı yanmaz. Bir canın bedeli 85 bin lira."
Bu karar, tıbbi uygulama hatalarında cezaların para cezasına çevrilmesi uygulamasını ve adalet sisteminde ailelerin yaşadığı mağduriyeti yeniden gündeme getirdi. Olay, sağlık sistemindeki ihmallerin geri dönülemez sonuçlarını ve adaletin ailelerin gözyaşlarını dindirip dindiremeyeceği sorusunu bir kez daha toplumun önüne serdi.