Aynur'un 21 Yıllık Sırrı: Dayısı Öldürdü, Kemiklerini Ev Ev Taşıdılar
Aynur'un 21 Yıllık Sırrı: Dayısı Öldürdü, Kemiklerini Taşıdılar

Aynur'un Hikayesi: 21 Yıl Süren Karanlık Sır

Hayata tutunmaya çalışan 23 yaşındaki genç anne Aynur, boşandıktan sonra 7 aylık oğlunu da yanına alarak ailesinin evine döndü. Yeni bir başlangıç yapmaya çalışan genç kadın, kısa süre sonra esrarengiz şekilde ortadan kayboldu. Ailesi yıllarca çevresine, 'Evi terk etti' diyerek gerçeği gizledi. Küçük oğlu annesinin bir gün geri döneceğine inanarak büyürken, 21 yıl sonra BİMER'e yapılan bir ihbar, Türkiye'nin en ürpertici aile sırlarından birini ortaya çıkardı. Aynur'un öldürüldüğü, kemiklerinin ise yıllarca karton kutuda saklanıp ev ev taşındığı belirlendi. İşte o karanlık aile sırrının perde arkası…

Van'dan İzmir'e Uzanan Bir Göç Hikayesi

Van'dan İzmir'e göç eden bir ailenin kızı olan Aynur, üniversiteyi kazanınca Şanlıurfa'nın yolunu tuttu. Genç yaşta âşık oldu, okulunu yarıda bırakıp evlendi ve bir erkek çocuk sahibi oldu. Ancak evliliği dağıldı ve bebeğiyle birlikte baba evine dönmek zorunda kaldı. 1995 yılında İzmir'in dar sokaklarında, aynı apartmanda yaşayan insanların arasında sessiz bir gerilim vardı. Boşanmanın ardından oğluyla ailesinin yanında yaşamaya başlayan Aynur, bir yandan hayatını toparlamaya çalışırken, evde zaman zaman tartışmalar yaşanıyordu.

Kayboluş ve Ailenin Sessizliği

Bir gün Aynur ortadan kayboldu. Ne bir veda, ne bir iz, ne de bir not bıraktı. Ailesi çevresine kısa cümlelerle aynı şeyi söyledi: 'Evi terk etti.' Daha ürpertici olan ise kayboluşun ardından ne karakola gidilmesi ne de kayıp başvurusu yapılmasıydı. Günler geçerken evde hayat normalmiş gibi sürdü. Aynur'un 7 aylık bebeği anneanne ve dedesinin yanında büyümeye başladı. Yıllar geçtikçe çocuk annesini sormaya başladı: 'Annem nerede?' Her defasında aynı cevap verildi: 'Gitti.' Çocuk büyüdü, sorular büyüdü ama cevap hiç değişmedi. Evde herkes aynı sırrı taşıyordu.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

BİMER'e Gelen İhbar

Yıllar boyunca kimsenin konuşmadığı o karanlık sır, beklenmedik bir ihbarla gün yüzüne çıkmaya başladı. İzmir'de yaşayan bir kişi, mahallede yıllardır konuşulan bir ayrıntıdan şüphelendi: Aynur ortadan kaybolmuştu ama ailesi onu ne aramış ne de polise kayıp başvurusunda bulunmuştu. 21 yıl sonra, 2016'da Başbakanlık İletişim Merkezi'ne (BİMER) detaylı bir ihbar gönderildi. İhbarda, Aynur'un öldürülmüş olabileceği ve ailesinin kayboluşu normal karşılamasının dikkat çekici olduğu belirtildi. BİMER'e ulaşan ihbar, İzmir Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerine gönderildi.

Cinayet Dedektiflerinin Çalışması

Dosya yıllar sonra yeniden açıldı. Cinayet dedektifleri, Aynur'un 1995'ten beri resmi kayıtlarda hiçbir izine rastlamadı. Ne hastane kaydı, ne resmi işlem, ne de başka bir şehirde yaşadığına dair emare vardı. Bu durum cinayet şüphesini güçlendirdi. Polis, Menemen'de yaşayan anne ve babayla görüştü. Çift, kızlarının boşandıktan yaklaşık bir yıl sonra oğlunu bırakıp evi terk ettiğini ve o günden sonra haber alamadıklarını söyledi. Ancak dedektiflerin dikkatini çeken en önemli ayrıntı, aradan geçen onca yıla rağmen kayıp başvurusu yapılmamış olmasıydı. İfadelerdeki çelişkiler büyüdü ve ekipler ailenin Menemen'deki evinde arama yaptı.

Kilerdeki Karton Kutu

Evde yapılan inceleme sırasında polisler kiler bölümüne geçti. Dar ve karanlık kilerde, masa altına bırakılmış karton bir kutu dikkat çekti. Kutunun açılmasıyla yıllardır saklanan korkunç sır ortaya çıktı: Kutunun içinde poşetlere sarılmış insan kemikleri vardı. O an evde derin bir sessizlik oluştu. Kutudan çıkan kemikleri gören anne gözyaşlarına boğuldu. Yeniden sorguya alınan aile, yıllardır saklanan gerçeği anlatmaya başladı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Cinayetin İşlenişi ve Gömülme

İddiaya göre Aynur, eve geç geldiği gerekçesiyle dayısıyla tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine genç kadın ormanlık bir alana götürüldü ve elleriyle boğularak öldürüldü. Dayı, yaşananları anne ve babaya anlattı. Aile, polise gitmek yerine cinayeti gizlemeyi seçti. Genç kadının cansız bedeni ormanlık alandan alınarak eve getirildi. Anne, baba ve dayı gece saatlerinde evin bahçesinde çukur kazdı ve cesedi poşete koyarak bahçeye gömdü. Evde hayat kaldığı yerden devam etti. Küçük çocuğa yıllarca aynı yalan söylendi: 'Annen evi terk etti, nerede olduğunu bilmiyoruz.'

Kemiklerle Ev Ev Taşınma

Korkunç olay bununla bitmedi. Aile yıllar sonra Örnekköy'deki evden taşınmak zorunda kalınca, bahçeye gömdükleri kızlarının cesedini yeniden çıkardı. Toprak altındaki kemikler tek tek toplandı, önce poşete, ardından karton kutuya konuldu. Aile taşındığı Egekent'teki eve bu kutuyu da götürdü. Kemikler bir süre burada kilerde saklandı, daha sonra Menemen'e taşınırken yine yanlarında götürüldü. Yıllarca aynı evlerde, aynı sessizlikle yaşadılar. Cinayetin ardından dayı Mersin'e taşındı, anne ve baba Menemen'de yaşamaya devam etti.

Gerçeğin Ortaya Çıkması ve Gözaltılar

Annesinin kendisini bırakıp gittiğine inanarak büyüyen Aynur'un oğlu, gerçekleri 21 yıl sonra öğrendi. 22 yaşına geldiğinde annesinin öldürüldüğünü ve kemiklerinin yıllarca karton kutuda saklandığını duyunca büyük yıkım yaşadı. Genç adam, anneannesi, dedesi ve dayısından şikâyetçi oldu. Cinayet Büro Amirliği ekipleri operasyon için düğmeye bastı. Anne, baba ve dayı gözaltına alındı. Sorgular günlerce sürdü. Evde bulunan kemikler Adli Tıp Kurumu'na gönderildi ve yapılan incelemelerde kemiklerin Aynur'a ait olduğu belirlendi.

Savcılık Ağırlaştırılmış Müebbet İstedi

Hazırlanan iddianamede dayı hakkında 'kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Anne ve baba hakkında ise 'kasten öldürmeye azmettirme' suçlamasıyla ceza istendi. İddianamede, genç kadının öldürüldükten sonra aile tarafından birlikte gömüldüğü, yıllar sonra kemiklerinin çıkarılarak ev ev taşındığı anlatıldı. Dosya İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Duruşmalarda anlatılan detaylar salonda bulunanları bile dehşete düşürdü.

Zaman Aşımı Nedeniyle Ceza Verilemedi

Ancak yargılama sürecinin sonunda kamuoyunu şaşkına çeviren bir karar çıktı. Mahkeme, cinayetin 1995 yılında işlendiğini kabul ederek dava dosyasında zaman aşımı süresinin dolduğuna hükmetti. Böylece dayı hakkında istenen ağırlaştırılmış müebbet cezası ile anne ve baba hakkında talep edilen cezalar uygulanamadı. Türkiye'nin uzun süre konuştuğu dosya, ceza verilmeden kapandı. Geriye sadece karanlık bir aile sırrı kaldı: Bir annenin yıllarca oğluna söylenen yalanı, bir evin bahçesine gömülen genç bir kadın, evden eve taşınan kemikler ve 21 yıl boyunca susan bir aile.