Başak Gürkan Arşlan Cinayetinde Adli Tıp Raporu Vahşeti Gözler Önüne Serdi
Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde 9 Eylül 2025 tarihinde gerçekleşen ve Türkiye'yi yasa boğan Başak Gürkan Arslan cinayetinin adli tıp raporu, yaşanan vahşetin boyutlarını tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Boşanma protokolü hazırlanması bahanesiyle çağırıldığı evde, eşi Barış Arslan ve kayınpederi Kudret Arslan tarafından 5 yaşındaki kızının gözleri önünde katledilen 47 yaşındaki Başak Gürkan Arslan'ın otopsi raporunda, biri boğaz kesisi olmak üzere toplam 22 bıçak yarası tespit edildi.
Küçük Kızın İfadeleri Yürek Burktu
Olayın en trajik tanığı, henüz 5 yaşındaki D.F.A oldu. Küçük kızın olay yerinde ağzından dökülen sözler, yaşanan vahşetin boyutunu gözler önüne serdi. Başak Gürkan Arslan'ın kız kardeşi Yaprak Nar'ın aktardığına göre D.F.A, "Dedem bıçağı anneme batırdı, annem dışarı kaçtı, kaçınca düşmüş. Kafasında şurasında kocaman bir darbe var. Babam tuttu, dedem de annemi kesti, annemin kanları yerlerdeydi, boğazındaki kemikleri gördüm" ifadelerini kullandı.
Adli Tıp Raporunun Çarpıcı Detayları
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye eklenen 8 Aralık 2025 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu, cinayetin nasıl işlendiğine dair korkunç detaylar içeriyor. Rapora göre:
- Maktul Başak Gürkan Arslan'ın vücudunda toplam 22 ayrı yara tespit edildi.
- Bu yaralardan biri boğaz kesisi, 8'i kesici-delici alet yarası, 13'ü ise kesik vasıfta yaralanma olarak kayıtlara geçti.
- Burun kökünde kırık, sol göz ve göz kapağı çevresinde darp izlerine bağlı morluklar (ekimoz) bulundu.
- Ölümün, ağır iç ve dış kanamaya bağlı olarak gerçekleştiği belirlendi.
Kamera Kayıtları Dakika Dakika Kaydetti
Soruşturma dosyasına giren güvenlik kamerası görüntülerinin çözümleme tutanağı, saldırının nasıl gerçekleştiğini dakika dakika ortaya koydu. Kayıtlara göre:
- Saat 12:47:06'da şüpheli Kudret Arslan, maktule yumrukla saldırarak onu yere düşürdü.
- 12:47:26'da yerde bulunan Başak Gürkan Arslan'a yeniden yöneldi.
- 12:47:41'de boğaz bölgesine yönelik saldırıya geçti.
- 12:47:49'da maktulün boğazını bıçakla kesmeye başladı.
- 12:48:34'e kadar bıçaklı saldırı aralıksız sürdü.
- Toplamda saldırı, kesintilerle birlikte dakikalar boyunca devam etti.
Sanıkların İfadeleri ve Savunmaları
Olayın ardından kısa sürede yakalanan baba Kudret Arslan ile oğul Barış Arslan, tutuklanarak cezaevine gönderildi. İfadelerinde çarpıcı açıklamalarda bulunan sanıklar, farklı savunmalar geliştirdiler.
Kayınbaba Kudret Arslan, ifadesinde "Namusumu temizledim gelsin beni polisler alsın" diye bağırdığını itiraf ederken, sonradan pişman olduğunu belirtti. Oğul Barış Arslan ise eşinin kendisini üç yıl boyunca duygusal ve cinsel olarak uzak tuttuğunu, hatta evden çift kişilik çarşaf ve havlu götürdüğünü iddia etti. Arslan, olay anında babasının kendini kaybettiğini ve bir anda saldırdığını, kendisinin ise eşini kurtarmaya çalıştığını öne sürdü.
Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis İsteniyor
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, her iki sanık için de "canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Mütalaada, Barış Arslan'ın olayın farklı anlarında müdahale edebilecek durumda olduğu, ancak bilinçli şekilde hareketsiz kaldığı ve bu durumun "fikir ve eylem birliği" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Cinayetin, boşanma sürecindeki bir kadının nasıl bir vahşete maruz kaldığını gözler önüne sermesi, toplumda derin bir infial yarattı. Küçük kızın travması ve adli tıp raporunun ortaya koyduğu korkunç detaylar, bu davayı Türkiye'nin gündemine taşıyan en önemli unsurlar oldu.



