İstanbul Kağıthane'de 3 çocuk annesi Bedriye Karaçay'ı (27) boğarak öldüren kocası Volkan K.'nin (30) emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Cani koca, cinayetin ardından cesedi battaniyeye sarıp ormanlık alana attığını ve kayınvalidesiyle hiçbir şey olmamış gibi sohbet ettiğini itiraf etti. Volkan K., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Olayın Geçmişi ve Kayıp Başvurusu
Olay, 21 Temmuz Salı günü saat 20.30 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre Bedriye Karaçay, eşi Volkan K. ile evde yaşadığı tartışmanın ardından ortadan kayboldu. Yakınlarının kadından haber alamaması üzerine 23 Temmuz Perşembe günü Ümraniye'de polise başvuran Gökhan G., "Yengeme 2 gündür ulaşamıyorum. Onunla evli olan kardeşim sorunlu biri. Ona bir şeyler yapmış olabilir. Hayatından endişe ediyorum" diyerek şikayetçi oldu.
Kayıp Şahıslar Büro Amirliği tarafından başlatılan soruşturmada polis, haber alınamayan Bedriye Karaçay'ı bulmak için harekete geçti. Evine giden polisleri kapıda karşılayan Volkan K., "Eşimle kavga etmiştik. O da bir taksi çağırarak evi terk etti. Şimdi nerede bilmiyorum" dedi. Polis, Volkan K.'yi teknik ve fiziki takibe alırken, güvenlik kameralarını da incelemeye başladı.
7 Dakikalık Detay ve Cesedin Bulunması
Yapılan çalışmalarda Volkan K.'nin 22 Temmuz Çarşamba günü saat 03.45'te evinden otomobiliyle ayrıldığı ve Ayazağa'daki ormanlık alana doğru gittiği belirlendi. Aracıyla ormanlık alana giren Volkan K.'nin yaklaşık 7 dakika sonra aynı yoldan hızla döndüğü görüldü. Bu gelişme üzerine ormanlık alanda yapılan aramada Bedriye Karaçay'ın battaniyeye sarılı cesedi yol kenarında bulundu. Cesedin ayak kısmında vahşi hayvanlar tarafından tahribat oluştuğu öğrenildi.
Bu gelişme üzerine Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri Volkan K.'yi yakalamak için harekete geçti. Gültepe'de bulunan evinden Ataşehir'e kaçan şüpheli Volkan K., burada gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Katil Kocanın Kan Donduran İfadesi
Volkan K.'nin emniyette verdiği ifadede, cinayeti anlattığı bölümler kan dondurdu. İfadesinde, "21 Temmuz'da saat 20.00-21.00 sıralarında kayınvalidemlerin oturduğu sokakta kız isteme merasimi vardı. Ben de eşim ve çocuklarımla sokakta eğlenceye katıldım. Ben eşime eğlencedeyken sürekli 'Çocuklara bir şey yedirmeyecek misin, saat kaç oldu' diyordum, eşim bana cevap bile vermedi. Biz bu esnada kayınvalidemde oturuyorduk, ben de cevap vermeyince sinirlenerek 'Hadi kalk gidelim eve' dedim ve kayınvalidemden çıktım. Arkamdan da eşim Bedriye Karaçay ve 4 ve 7 yaşındaki iki çocuğumla gelmekteydi. Önce ben hemen arkamdan da eşim ve 2 çocuğum evimize girdik" dedi.
İfadesinin devamında, "Evin içinde eşim Bedriye ile kıskançlık tartışması yaşadık ve ben ona 'Yine sürekli telefonla oynuyorsun, biz başkalarının evinde yemek yemek zorunda mıyız' dedim. Sözlü olarak tartışmaya başlayınca ben evde bulunan 2 çocuğuma da kayınvalideme gitmelerini söyledim ve çocuklarım evden gittiler. Çocuklar çıkar çıkmaz biz ikametimizin giriş kapısının hemen önündeki salon bölümünün tam ortasında tartışmaya devam ettik. O sinirle karşımda duran eşim Bedriye Karaçay'ın boğazını iki elimle sıkmaya başladım. Bedriye'nin hiç sesi çıkmadı can havliyle kapıya doğru elini uzattı fakat öldüğü için hareket edemedi. Ben hareketsiz kaldıktan sonra öldü mü diye kontrol ettim ve öldüğünü nabzından ve nefesinden anladım. O sırada muhtemelen düşmenin etkisiyle Bedriye'nin burnundan kan geliyordu" şeklinde ifade etti.
"Cesedi Battaniyeye Sardım, Kayınvalidemle Sohbet Ettim"
Volkan K., cinayet sonrası yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: "Bu sırada kayınvalidem Durdane dış kapımızı çaldı, yanında çocuklarım vardı. Eve doğru 'Bedoş Bedoş' diye bağırdı fakat ben seslenmeyince kapımın önünden çocuklarımla birlikte ayrıldı. Ardından salonda oturdum ve ne yapacağımı düşünmeye başladım. Yatak odamıza giderek yatağın üzerine serili olan battaniyeyi aldım ve salonda Bedriye'nin yanına yere serdim. Bedriye'nin de koltuk altlarından tutarak battaniyenin üzerine çektim. Ardından battaniyeyi her iki ucundan kapattım, meyve satarken aldığım halat ipi olarak geçen ipi balkondan alarak salona geldim. Bedriye'yi sardığım battaniyeyi hatırladığım kadarıyla ayak kısmından, baş kısmından ve gövde kısmından bağladım ve salonda bu vaziyette bıraktım. Dışarı çıkarak 2 yan sokağımda bulunan sokağa kayınvalidemin evine gittim ve kayınvalidem Durdane'ye 'Kızın yine evden kaçtı' dedim. Kayınvalidem de her zamanki gibi bana 'Merak etme gelir' dedi. Ben de yaklaşık 1 saat kadar hiçbir şey olmamış gibi kapının önünde kayınvalidemle ve sokaktakilerle sohbet ettim. Çocukların uyuduğunu görünce yani saat 23.00 sıralarında evime tek başıma gittim ve evde oturarak sokağın tamamen boşalmasını bekledim."
Cesedi Ormana Attı, Kanı Bezle Sildi
Volkan K. ifadesinin devamında, "22 Temmuz'da saat 03.30-04.00 sıralarında genelde benim kullanmış olduğum kayınvalidemin ruhsat sahibi olduğu gri renkli, evimin yaklaşık 10 metre aşağısında bulunan aracımın yanına gittim. Aracı çalıştırarak evin kapısının tam önüne çektim ve çalışır vaziyette bırakarak eve girdim ve salondan cesedi kucağıma aldım. Aracın yanına gittiğimde arka sol kapısını açmak için cesedi yere indirdim ve kapıyı açtım. Battaniyeye sarılı cesedini aracın arka koltuğunun üzerine koydum. Sonrasında aracın yönü yukarıya doğru dönük olduğu için sokaktan aşağı inerek caddeye bağlandım. Hatta caddede aracımın gazı bittiği için birkaç dakika kenara çekerek aracı gazdan benzine aldım ve tekrar hareket ederek Ayazağa Ormanına doğru gittim. Ben Ayazağa Ormanının girişinde bulunan hurdacıda daha önce kağıt işi yaptığım için çalıştığımdan biliyordum. Aynı zamanda kokina topladığımdan ormanı bilirim. Ormana evden çıktıktan sonra yaklaşık yarım saat kadar sonra varmıştım. Arabayla ormana girdim ve arabayı orada yolun sol tarafına yani cesedi bulduğunuz yerin hemen yan tarafına çektim. Arka sol kapıyı açarak Bedriye'nin cesedini battaniyeye sarılı vaziyette indirerek bıraktım. Arabaya binerek kendi evime doğru yola çıktım. Eve hiçbir yere uğramadan direk geldim" cümlelerini kullandı.
Volkan K.'nin ifadesinin devamında, "Evde kan var mı diye evi kontrol ettim. Salonda Bedriye'nin düştüğü yerde parkenin üzerinde her zaman bulunan muşambanın üzerinde 1 damla yaklaşık 1 cm genişliğinde Bedriye'nin burnundan akan kanı gördüm. Mutfağa giderek mutfaktan sarı renkli bez aldım ve yerdeki kanı onunla sildim ve bezi de ilk önce evdeki mutfakta bulunan çöpe ardından o çöpü de sokaktaki konteynere poşetin içerisine attım. Cesedi taşıdığım ve kayınvalidemin üzerine olan 52 AFA 881 plakalı aracı hiç temizletmedim, yıkamacıya götürmedim" dediği öğrenildi.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.



