Adıyaman'da Depremden Kurtulan Yusuf Berk ve Dedesi Abdullah Çelik Yeni Evlerinde
Depremzede Dede ve Torunu Yeni Evlerinde Hayata Tutunuyor

Adıyaman'da Deprem Felaketinden Sonra Yeni Bir Hayat

Adıyaman'da meydana gelen yıkıcı deprem, pek çok aile için derin acılar bıraktı. Bu acıların en somut örneklerinden biri, Abdullah Çelik'in hikayesidir. Çelik, deprem sırasında yarıyıl tatili için yanına gelen kızlarını ve torunları da dahil olmak üzere akrabalarından toplam 10 kişiyi kaybetti. Ancak bu büyük felaketin ortasında, umut verici bir kurtuluş hikayesi de yaşandı.

Enkazdan Kurtulan Bebek ve Dedesinin Yeni Yuvası

Deprem anında henüz 40 günlük olan torunu Yusuf Berk, yıkılan binanın enkazında beşiği içinde uyurken bulundu. Bu mucizevi kurtuluş, Abdullah Çelik için hayata tutunma sebebi oldu. Çelik, 2 kızını ve 4 torununu kaybetmenin acısını yaşarken, hayatta kalan 3 yaşındaki torunu Yusuf Berk ile birlikte yeni bir başlangıç yapıyor.

Bakanlık tarafından Adıyaman'ın İndere bölgesinde inşa edilen afet konutlarından birine yerleşen Çelik ve torunu, burada huzurlu bir yaşam kurmaya çalışıyor. Çelik, yeni evlerinde hissettiklerini şu sözlerle ifade ediyor: "Devlet güçlü oldu mu her şey olur. Ben devletim, sen devletsin. Başka kim devlet ki? Devlet babadır, baba da evlatlarını bırakmadı."

Bakan Kurum'dan Duygusal Paylaşım

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Abdullah Çelik'in yeni evine yerleşme görüntülerini sosyal medya hesabından paylaştı. Bakan Kurum, paylaşımında Çelik'in sözlerine atıfta bulunarak, "Adıyamanlı Abdullah ağabeyimiz, huzurlu yuvasında torunuyla yepyeni bir hayata başladı. Bizlere de gözlerindeki hüznü silmek, yarasını sarmak, yüzünü güldürmek nasip oldu. Bundan daha kıymetli bir şey yok." ifadelerini kullandı.

Deprem Gününü Anlatıyor: "Bir Felaketti"

Paylaşılan videoda, deprem günü yaşadıklarını anlatan Abdullah Çelik, o anları şöyle tarif ediyor: "Ben en üst kattaydım, bir baktım ki üzerimde yağmur yağıyor. Hiçbir yeri tanıyamadım ben. Adıyaman diye bir şey yoktu orada. Bilhassa da bizim o etrafındaki binaya dair hiçbir şey kalmamıştı. Yani bir felaketti. Ailem, hepsi gitti, bir ben kaldım, bir de 40 günlük torunum."

Çelik, yaşadığı acıları ve devletin desteğinin önemini vurgulayarak şunları söylüyor: "Tamam ben acıları çok çektim, keşke acılar çekilmeseydi. Canlar gitti. Devlet de eğer yapmamış olsaydı, ben daha fena üzülürdüm. Devlet babalık etti bize, ev yaptı, yuvamızı kurduk burada. Bir tesellidir yani, bizim için büyük bir teselli oldu."

Afet Konutlarının Sosyal Alanları ve Gelecek Umudu

Abdullah Çelik, afet konutlarının sağladığı sosyal alanlar sayesinde torunu Yusuf Berk'i gönül rahatlığıyla büyütme imkanı bulduğunu belirtiyor. Bu durum, onun için sadece fiziksel bir barınma değil, aynı zamanda psikolojik bir destek anlamı taşıyor. Çelik, devletin süregelen yardımlarının kendileri için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade ediyor.

Adıyaman'da yaşanan bu trajik deprem sonrasında, Abdullah Çelik ve torunu Yusuf Berk'in hikayesi, kayıpların ardından umutla yeniden doğuşun sembolü haline geldi. Devletin afet sonrası rehabilitasyon çabaları, bu gibi durumlarda hayatta kalanların yaşamlarını normale döndürmelerinde kritik bir rol oynuyor.