Beyoğlu'ndaki Deterjanlı Kahve Vakasında Yargı Süreci Sonuçlandı
İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde, genç bir mühendisin bir kafede içtiği Türk kahvesinin ardından rahatsızlanması ve kahvenin deterjanla yapıldığının anlaşılmasıyla gündeme gelen skandalda, yargı süreci tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma sonucunda, takipsizlik kararı verildi. Bu karar, olayda yer alan şüphelilerin kusurunun bulunmadığına dair bilirkişi raporuna ve taraflar arasında sağlanan uzlaşmaya dayandırıldı.
Olayın Detayları ve Soruşturma Süreci
Olay, 17 Kasım 2025 tarihinde Beyoğlu'nda meydana geldi. Genç mühendis Ayben Ö.T., bir kafede içtiği Türk kahvesinin ardından ciddi şekilde rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Yapılan incelemelerde, kahvenin deterjan içerdiği tespit edildi. Bu gelişme üzerine, işletme sahibi ve kahveyi hazırlayan kişiler de dahil olmak üzere şüpheliler gözaltına alındı ve haklarında adli kontrol tedbirleri uygulandı.
Soruşturma kapsamında hazırlanan sevk yazısında, olayın nasıl gerçekleştiği detaylı bir şekilde açıklandı. Buna göre, şüpheli Sıla Nur Ö., kafenin yoğunluğu nedeniyle Münire A.'dan yardım istedi. Münire A. ise daha önce hiç girmediği kafe mutfağına girerek, üzerinde etiket bulunmayan bir şişedeki sıvı maddeyi kahve yapımında kullandı. Savcılık, şüphelilerin eylemlerinde kasıt unsuru bulunmadığını belirtti.
Takipsizlik Kararı ve Uzlaşma Detayları
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yürüttüğü soruşturmayı tamamlayarak, kovuşturmaya yer olmadığına dair takipsizlik kararı verdi. Kararda, Ayben Ö.T. 'mağdur', Mustafa Emre T. 'müşteki' sıfatıyla, Engin Ö., Gülsüm Sude Ö., Sıla Nur Ö. ve Münire A. ise 'şüpheli' olarak yer aldı.
Kararda ayrıca, şüphelilerin üzerine atılı suçun uzlaşma kapsamında olduğu vurgulandı. Yapılan müzakereler sonucunda, şüpheliler Engin Ö., Gülsüm Sude Ö. ve Sıla Nur Ö.'nün müşteki tarafa toplamda 1 milyon 500 bin lira ödediği ve tarafların uzlaştığı bildirildi. Bu uzlaşma, yargı sürecinin sonuçlanmasında önemli bir rol oynadı.
Bilirkişi Raporu ve Kusur Değerlendirmesi
Takipsizlik kararında, bilirkişi raporuna da yer verildi. Raporda, şüpheli Münire A.'nın, mutfakta bulunan ve üzerinde etiket olmayan sıvı maddenin niteliği hakkında önceden bilgi sahibi olmadığı belirtildi. Bu nedenle, maddeyi farkında olmadan kahve yapımında kullanmasının kusur teşkil etmediği kaydedildi. Rapora göre, Münire A.'nın olayın meydana gelmesinde ve Ayben Ö.T.'nin yaralanmasında herhangi bir kusuru bulunmuyor.
Savcılık, söz konusu gerekçelerle şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verdi. Bu karar, olayın hukuki boyutunu resmi olarak sonlandırdı.
Beyoğlu'nda yaşanan bu skandal, gıda güvenliği ve işletmelerdeki denetim mekanizmalarına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Uzmanlar, benzer olayların önlenmesi için daha sıkı kontroller ve eğitimlerin gerekli olduğunu vurguluyor.



