Dilruba Elif Çetin Cinayetinde Karar: Katil Burak İnci'ye İndirimsiz Müebbet
Dilruba Elif Çetin Cinayeti: Katil Burak İnci'ye Müebbet

Dilruba Elif Çetin Cinayetinde Kesin Karar: Katil Burak İnci'ye İndirimsiz Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası

Balıkesir'in Erdek ilçesinde gerçekleşen ve toplumda derin üzüntü yaratan Dilruba Elif Çetin cinayeti davasında nihai karar açıklandı. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi, 22 yaşındaki genç kadını dört bıçak darbesiyle katleden Burak İnci'yi indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum etti. Mahkeme heyeti, sanığın olay sonrası 'pişmanım, ambulans çağırdım' şeklindeki savunmasını yeterli görmedi ve emsal niteliğinde bir karara imza attı.

Kan Donduran Cinayetin Arka Planı ve İlişki Dinamikleri

Olay, 2024 yılında bir kafede tanışan Burak İnci ile Dilruba Elif Çetin'in önce arkadaşlık, ardından sevgili ilişkisi yaşamaya başlamasıyla başladı. İlişkileri zamanla sorunlu bir hal alan çift arasında şiddet olayları yaşandı. Çetin, 4 Mayıs 2025 tarihinde İnci tarafından darbedilince resmi şikayette bulundu ve sanık hakkında 30 gün süreli uzaklaştırma kararı alındı.

Ancak bu yasal önlem, trajik sonucu engelleyemedi. Burak İnci, uzaklaştırma kararına rağmen 22 Mayıs 2025'te Çetin'in Zeytinli Mahallesi Kurbağalı mevkisindeki evine gitti. Birlikte alkol aldıkları sırada çıkan tartışma kısa sürede şiddete dönüştü.

Ölümcül Saldırı ve Kaçış Girişimi

Tartışmanın tırmanması üzerine Burak İnci, mutfaktan aldığı bir ekmek bıçağı ile Dilruba Elif Çetin'in sırtına dört kez bıçakladı. Ağır yaralanan Çetin yere yığılırken, İnci paniğe kapılarak evin balkonundan atladı ve olay yerinden kaçtı. Olayı ihbar üzerine bölgeye gelen sağlık ekipleri, genç kadının hayatını kaybettiğini tespit etti. Polis tarafından kısa süre sonra yakalanan şüpheli tutuklandı ve yargı süreci başladı.

Mahkeme Süreci ve Sanığın Tartışmalı Savunması

Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Burak İnci, savunmasında alkolün etkisi altında olduğunu ve Çetin'in kendisine yönelttiği iddialar nedeniyle öfkelendiğini belirtti. 'Dilruba hakkımda uzaklaştırma kararı aldırsa da yine birlikte oluyorduk' diyen İnci, olay anında mutfak bıçağını alıp saldırdığını, ardından linç korkusuyla balkondan atladığını ifade etti.

Sanığın en çok dikkat çeken iddiası ise olay sonrası 112'yi arayarak ambulans çağırdığını öne sürmesi oldu. İnci, 'Dilruba'nın yaşamasını çok istedim. O yüzden 112'yi arayıp ekiplerin hemen gelmesini söyledim' şeklinde konuştu.

Tanık İfadeleri ve Mağdur Ailesinin Talepleri

Duruşmada tanık olarak dinlenen Dilruba Elif Çetin'in annesi Nazlı Çetin'in bir dönem birlikte yaşadığı A.O., sanığın olaydan bir hafta önce evlerinin balkonunun altına gelerek Çetin'i unutamadığını söylediğini aktardı. A.O., bu teklifi kabul etmediğini belirtti.

Çetin ailesinin avukatı Beyza Yaşar ise karar duruşmasında yaptığı konuşmada, sanığın haksız tahrik indiriminden yararlanmak için asılsız gerekçeler ileri sürdüğünü vurguladı. Yaşar, 'Bu durum sanıklarda yaptıkları eylemlerin cezasız kalma düşüncesini doğuruyor. Emsal nitelikte olması için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesini ve hiçbir indirim uygulanmamasını talep ediyorum' dedi.

Mahkemenin Tarihi Kararı ve Cezanın Detayları

Burak İnci son savunmasında, 'Cinayeti tasarlamadım. Olaydan sonra ambulansın çağrılmasını da ben istedim. Dönüşü olmayan bir olay. Çok pişmanım' ifadelerini kullandı. Ancak mahkeme heyeti, tüm delilleri ve tanık ifadelerini değerlendirerek sanığın savunmasını yetersiz buldu.

Kararını açıklayan mahkeme, suçunu sabit gördüğü Burak İnci'yi indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Bu kararla, sanığın lehine hiçbir indirim uygulanmadı ve toplumda kadına yönelik şiddet suçlarına karşı önemli bir mesaj verilmiş oldu. Cinayetin ardından Dilruba Elif Çetin, memleketi Antalya'da toprağa verilmişti.