Eczacı Anne Büşra Akdoğan'ın Dramı: Kalfaların İlaçla Uyuttuğu Kadın Oğlunu Kaybetti
Ankara'da yaşanan ve yürek burkan bir olay, adalet arayışıyla devam ediyor. Eczacı Büşra Akdoğan, yanında çalışan kalfaları Süleyman Özçelik ve Muaz İslam Bozdoğan tarafından uzun süre psikiyatrik ilaçlarla uyutulduğunu iddia ediyor. Bu durum, 20 Aralık 2020'de meydana gelen bir trafik kazasına yol açtı ve Akdoğan, bu kazada 4 yaşındaki oğlu Ahmed Nazif Yıldız'ı kaybetti.
Kalfaların İlaç Katma İddiası ve Davanın Seyri
Büşra Akdoğan, kalfalarının yiyecek ve içeceklerine gizlice şizofreni tedavisinde kullanılan nörolojik ilaçlar kattığını öne sürdü. Bu nedenle bilinç kaybı ve uyku hali yaşadığını belirten Akdoğan, trafik kazasının bu durumdan kaynaklandığını iddia ederek şikayetçi oldu. Aynı yıl, iki şüpheli hakkında "olası kastla öldürme", "yağma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından dava açıldı. Savcılık, ağırlaştırılmış müebbet ve 25 yıla kadar hapis cezası talep etti.
Mahkeme Süreci ve Son Gelişmeler
6 yıldır devam eden davada sona yaklaşıldı. 30 Ocak tarihinde Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, savcılık mütalaasını sundu. Tutuksuz sanıklar Özçelik ve Bozdoğan hakkında, iddianamedeki hapis istemleriyle cezalandırılmaları talep edildi. Müşteki avukatı Buğra Akdoğan, mahkemenin artık hükmün açıklanmasını beklediklerini ifade etti. Davanın bir sonraki duruşması 26 Şubat'ta görülecek.
Acılı Annenin Duygusal Açıklamaları
Büşra Akdoğan, yaşadığı travmayı şu sözlerle anlattı: "Mahkemenin vereceği hiçbir ceza benim yüreğimi soğutmaz. Oğlumu geri getirmez. Ama hiçbir ceza almamaları beni bir kez daha öldürür. Artık bir karar çıksın." Anne, eczaneye gelen bir çocuk veya oyuncak gibi anlarda her şeyin durduğunu ve nefes almanın bile zorlaştığını belirtti.
Akdoğan, mahkeme sürecinin kendisini psikolojik olarak eski günlere götürdüğünü söyledi: "Ben bu davayı para için açmadım. Benim mücadelem çalınan para değil. Oğlumun hayatının çalınması. Oğlumun 5 yıllık ömrünün 4 yılını ben zombi gibi geçirdim. Bunun hesabını soruyorum." Sanıkların ceza almama ihtimalinin kaygılarını artırdığını vurgulayan Akdoğan, yine de adalete olan güveninin tam olduğunu ekledi.
Olayın Toplumsal Yansımaları
Bu vaka, güven ve ihanet kavramlarını yeniden sorgulatıyor. Eczacılık gibi hassas bir meslekte çalışanların güvenilirliği, bu olayla birlikte tartışma konusu haline geldi. Ayrıca, adalet sisteminin bu tür karmaşık davalarda nasıl işlediği de kamuoyunun dikkatini çekiyor. Büşra Akdoğan'ın mücadelesi, sadece kişisel bir trajedi değil, aynı zamanda toplumsal farkındalık yaratan bir sembol haline geldi.