ABD Adalet Bakanlığı'ndan Epstein Dosyası: 3 Milyon Sayfalık Şok Detaylar
Epstein Dosyası: ABD'den 3 Milyon Sayfalık Şok Detaylar

ABD Adalet Bakanlığı'ndan Dev Epstein Dosyası: 3 Milyon Sayfalık Şok Detaylar

ABD Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuna sunulan yaklaşık 3 milyon sayfalık dev veri yığını, pedofili Jeffrey Epstein’ın 2019 yılındaki ölümüne dair bugüne kadar gizli tutulan sarsıcı detayları gün yüzüne çıkardı. The New York Post'un titizlikle incelediği dosyalarda yer alan yeni fotoğraflar ve belgeler, New York’taki Metropolitan Correctional Center’da (MCC) geçirdiği son anlarını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Epstein'ın Son Anları: Fotoğraflar ve Tıbbi Detaylar

Özellikle "EFTA00134598" numaralı belgede yer alan görüntülerde, Epstein’ın hücresinde hareketsiz bulunmasının ardından sağlık ekiplerinin uyguladığı kalp masajı, boyunlukla sedyeye bağlanışı ve kullanılan tıbbi destek üniteleri dikkat çekiyor. Otopside tespit edilen boyun bölgesindeki derin izler ve tiroit kıkırdağındaki kırıklar da paylaşılan yeni belgelerde yer alarak, ölümünün ardındaki fiziksel bulguları net bir şekilde ortaya koyuyor.

Kronolojik Boşluklar ve Gizemli Telefon Görüşmesi

Belgeler, olayın yaşandığı 10 Ağustos sabahına giden süreçteki kronolojik boşlukları da dolduruyor. Epstein’ın ölümünden bir gün önce mahkemeye çıktığı, aynı günün öğleden sonrasında ise hücre arkadaşının yanından ayrıldığı anlaşılıyor. O akşam duş alanında yaklaşık 20 dakika süren ve numarası bir infaz koruma memuru tarafından tuşlanan gizemli bir telefon görüşmesi yaptığı kayıtlara geçse de, Epstein'ın kiminle konuştuğu raporda halen bir sır olarak korunuyor.

Cezaevi Personelinin İtirafları ve Kontrol Eksiklikleri

10 Ağustos sabahı saat 06.33’te alarm sisteminin devreye girmesiyle ortaya çıkan durumun ardından, cezaevi personelinden gelen itiraflar ise bu duruma bazı soru işaretleri katıyor. Tutanaklara yansıyan ifadelerde bir görevlinin, gece yapılması gereken kritik kontrollerin atlandığını açıkça kabul ederek "Hata yaptık, nöbetleri tutmadık" dediği görülüyor. Bu itiraflar, cezaevindeki güvenlik protokollerinin ciddi şekilde ihlal edildiğini ve Epstein'ın ölümüne giden süreçteki ihmalleri vurguluyor.

Bu kapsamlı belge yığını, sadece Epstein'ın son anlarını değil, aynı zamanda cezaevi sistemindeki potansiyel açıkları ve soru işaretlerini de gündeme getiriyor. Kamuoyu, bu şok edici detayların ardından adalet ve şeffaflık taleplerini artırarak, olayın tam olarak aydınlatılmasını bekliyor.