Epstein Dosyası FBI Açıklamasıyla Yeniden Alevlendi: Örtbas Şüphesi Güçleniyor
ABD'de pedofil milyarder Jeffrey Epstein dosyası, ABD Federal Soruşturma Bürosu'nun (FBI) yaptığı son açıklamayla birlikte yeniden alevlendi. FBI'ın "fuhuş ağına dair yeterli delil bulunamadı" yönündeki ifadeleri, kamuoyunda derin bir şüphe uyandırdı. Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump'ın "Epstein dosyasını geride bırakalım" çağrısı ve Clinton ailesinin Kongre'de duruşmaların kamuoyuna açık yapılması talebinin hemen ardından gelmesi nedeniyle, "örtbas" iddialarını daha da güçlendirdi.
FBI'ın Çelişkili Açıklamaları ve Delil Eksikliği İddiaları
Amerikan Associated Press (AP) ajansının, Adalet Bakanlığı kayıtlarına dayandırdığı haberine göre, FBI bazı konularda net ifadeler kullanırken diğerlerinde belirsizlik yarattı. Kurum, Epstein'ın reşit olmayan kız çocuklarına cinsel istismarda bulunduğuna dair çok sayıda kanıt topladığını kabul etti. Ancak, zengin ve nüfuzlu isimlere hizmet eden organize bir "fuhuş ağı" yönettiğini kanıtlayacak yeterli delile ulaşılamadığını öne sürdü.
FBI'ın açıklamasında dikkat çeken diğer noktalar şunlardı:
- Epstein'ın New York, Florida ve Virgin Adaları'ndaki mülklerinden elde edilen fotoğraf ve videoların "başkalarının suça dahil olduğunu göstermediği" savunuldu.
- Mağdurlardan bazılarının "zenginlere pazarlanma" iddialarının doğrulanamadığı ileri sürüldü.
- Bu değerlendirme, Epstein'ın yalnız hareket ettiği izlenimini güçlendirdiği gerekçesiyle eleştirilere neden oldu.
Casusluk İddialarının Görmezden Gelinmesi ve Çelişkiler
Örtbas iddialarını daha da pekiştiren bir gelişme ise FBI'ın kamuoyunda uzun süredir konuşulan iddiaları soruşturma kapsamı dışında bırakması oldu. "Casusluk", "uluslararası şantaj ağı" ve İsrail istihbarat servisleriyle bağlantı iddialarının araştırılmaması, skandalın küresel boyutunun bilinçli olarak karartıldığı şüphesini doğurdu. FBI'ın yalnızca "fuhuş ağı" başlığına odaklanması, dosyanın daha geniş bağlantılarının üzerinin örtülmeye çalışıldığı yönünde yorumlandı.
Çelişkiler bununla da sınırlı kalmadı. Adalet Bakanı Pam Bondi'nin Şubat 2025'te yaptığı "daha önce hiç görülmemiş bir Epstein müşteri listesinin masasında olduğu" açıklamasına rağmen, FBI'ın "Herhangi bir müşteri listesine rastlanmadı" demesi, kurum içindeki tutarsızlıkları gözler önüne serdi. Epstein'ın 2019'da hapishanede şüpheli ölümü, mağdurların bir kısmının sonraki yıllarda hayatını kaybetmesi ve üst düzey isimlere uzanan iddiaların hâlâ netlik kazanmaması, FBI'ın bu son çıkışının amacının ne olduğu sorusunu gündemde tutuyor.
Ghislaine Maxwell'in Susma Hakkı ve Noam Chomsky'nin Özrü
ABD medyasında yer alan haberlere göre, Epstein'ın eski kız arkadaşı ve hüküm giymiş suç ortağı Ghislaine Maxwell, Kongre'de vereceği ifadede ABD Anayasası'nın 5. maddesine (Fifth Amendment) atıfla "susma hakkını" kullanacak. Maxwell'in avukatı, ABD Temsilciler Meclisi Gözetim ve Hükümet Reformu Komitesinde ifade vermesi beklenen müvekkilinin bu hakkı kullanmayı planladığını bildirdi. Maxwell, Epstein'e yardım etmekten suçlu bulunarak 20 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
Diğer yandan, ABD'li dil bilimci Noam Chomsky'nin eşi Valeria Chomsky, Epstein ile bağlantıları nedeniyle kamuoyundan özür diledi. Chomsky, yazılı açıklamasında, Epstein'ın davasıyla ilgili manipülatif anlatı oluşturduğunu, eşi Noam'ın ise buna "iyi niyetle inandığını" savundu. Epstein'e yöneltilen suçlamaların kapsamını 2019 yılına kadar bilmediklerini öne süren Chomsky, "Geçmişini iyice araştırmadığımız için dikkatsizdik. Bu, ciddi bir hataydı ve bu yargı hatası için ikimiz adına da özür diliyorum" ifadelerini kullandı.
Epstein dosyası, FBI'ın son açıklamalarıyla birlikte yeniden kamuoyunun gündemine oturdu. Delil eksikliği iddiaları, casusluk bağlantılarının görmezden gelinmesi ve çelişkili ifadeler, dosyanın kapatılmaya çalışıldığı yönündeki şüpheleri artırıyor. Maxwell'in susma hakkı kullanma kararı ve Chomsky ailesinin özrü, skandalın etkilerinin hâlâ devam ettiğini gösteriyor.