1925 yılında Paris'te yaşanan bir dolandırıcılık olayı, aradan geçen onlarca yıla rağmen hâlâ dünyanın en şaşırtıcı hikâyeleri arasında gösteriliyor. Çünkü bir adam, dünyanın en ünlü yapılarından biri olan Eyfel Kulesi'ni satmayı başardı! Üstelik insanlar buna gerçekten inandı.
Kule Aslında Tartışmalı Bir Yapıydı
Bugün Paris'in simgesi olarak görülen Eyfel Kulesi, inşa edildiği ilk yıllarda herkes tarafından sevilen bir yapı değildi. Dönemin bazı sanatçıları ve yazarları kuleyi çirkin buluyor, şehrin görüntüsünü bozduğunu düşünüyordu. Aynı dönemde gazetelerde kulenin bakım maliyetlerinin yüksek olduğuna dair haberler de çıkıyordu. Yapı başlangıçta kalıcı olması planlanmadan inşa edilmişti ve sökülmesi zaman zaman ciddi şekilde tartışılıyordu. Dolandırıcı Victor Lustig ise tam olarak bu ortamı fırsata çevirdi.
Kendini Devlet Yetkilisi Olarak Tanıttı
Victor Lustig, Paris'teki büyük hurdacılık şirketlerinin temsilcilerine gizli davetler gönderdi. Kendini Fransız hükümetinde çalışan üst düzey bir yetkili gibi tanıttı. Toplantılar şehrin lüks otellerinden birinde yapıldı. Bu ayrıntı özellikle önemliydi. Çünkü Lustig yalnızca sahte belgeler kullanmıyor, aynı zamanda resmî ve güvenilir bir atmosfer oluşturmaya çalışıyordu. Toplantıda hükümetin Eyfel Kulesi'ni gizlice satmayı planladığını söyledi. Kamuoyunun tepki göstermemesi için sürecin tamamen gizli yürütüldüğünü anlattı. O dönemde kuleyle ilgili gerçek tartışmalar olduğu için anlattıkları birçok kişiye mantıklı geldi.
Hedefini Dikkatlice Seçti
Toplantıya katılan iş insanları arasında André Poisson adlı bir hurdacı da vardı. Kaynaklara göre Poisson, Paris'in büyük iş çevrelerinde kendini kanıtlamaya çalışan biri olarak görülüyordu. Victor Lustig bunu fark etti ve özellikle onun üzerine yoğunlaştı. Lustig yalnızca sahte belgeler hazırlamakla kalmadı, aynı zamanda kendisinin rüşvet bekleyen bir devlet görevlisi olduğunu da ima etti.
Eyfel Kulesi'ni Satın Aldığını Sandı
André Poisson sonunda anlaşmayı kabul etti ve büyük miktarda ödeme yaptı. Ancak ortada gerçek bir satış yoktu. Parayı alan Victor Lustig kısa süre içinde Paris'ten kaçtı. Olayın en dikkat çekici yanlarından biri ise mağdurun tepkisi oldu. Kaynaklara göre Poisson, kandırıldığını hemen polise bildirmedi. Çünkü kamuoyunda küçük düşmek istemiyordu. Bu durum Lustig'in rahatça ortadan kaybolmasını sağladı.
Yıllar Sonra Bile Konuşulmaya Devam Etti
Victor Lustig'in Eyfel Kulesi dolandırıcılığı yıllar içinde tarihin en ünlü sahtekârlık hikâyelerinden biri haline geldi. Olay bugün hâlâ hem tarih araştırmalarında hem de dolandırıcılık dosyalarında sık sık anılıyor. Çünkü hikâyenin en şaşırtıcı tarafı değişmiyor: İnsanlar, dünyanın en tanınan yapılarından birinin gizlice satılabileceğine gerçekten inanmıştı.
Haber kaynağı: Resmî Eyfel Kulesi sitesi, Smithsonian Magazine, France Today



