Eylem Tok ve Bülent Cihantimur Hakkında Karar Verildi: Aile 'Oğlumun Mezarına Uğrasın' Dedi
İstanbul Kemerburgaz'da 1 Mart 2024 gecesi yaşanan ve genç yaşta hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci'nin ölümüne neden olan kazayla ilgili davada önemli bir gelişme yaşandı. Hazırlanan iddianamede, kazaya karışan 17 yaşındaki Timur Cihantimur'un annesi Eylem Tok ve babası Bülent Cihantimur hakkında 10'ar yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Kazanın Ardından Yaşananlar
Olay, Timur Cihantimur'un lüks otomobiliyle Oğuz Murat Aci'ye çarpması ve ardından olay yerinden kaçmasıyla başladı. Kazanın hemen sonrasında Aci, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Bu trajik olayın ardından Timur Cihantimur, annesi Eylem Tok ile birlikte Mısır üzerinden Amerika Birleşik Devletleri'ne kaçtı. Bu kaçış, Türkiye'de büyük yankı uyandırdı ve yetkili makamları harekete geçirdi.
İddianamede Yer Alan Detaylar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı ve iddianame hazırlandı. İddianamede, oğullarını yurt dışına kaçıran anne Eylem Tok ve bu kaçışa yardım eden baba Bülent Cihantimur hakkında 10'ar yıla kadar hapis cezası istendi. 18 yaşından küçük şüpheli Timur Cihantimur hakkında ise "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.
Acılı Ailenin SABAH'a Yaptığı Çarpıcı Açıklamalar
İddianamenin hazırlanmasının ardından SABAH'a konuşan baba Özer Aci, duygularını şu sözlerle ifade etti: "Ben hukukçu değilim ama 10 yıl az, bir de bunun yatarı var. Yatsalar belki indirimlerle beraber 2-3 yıl yatacaklar, bu süre de az. 2 yıldır annesi ve oğlu Amerika'dalar, bunun 3 ayı dışarıda kaldılar, yediler içtiler. 15 günde bir avukatları gidiyor, anne ve oğluyla telefonla konuşturtuyor. Bunların ödemesini de baba yapıyor, yoksa nasıl geçinecekler. Baba hep işin içinde demiştim, Savcılığın iddianamesinde benim dediğim gibi çıktı."
Özer Aci, sözlerini şöyle sürdürdü: "O babaya söyleyecek hiçbir şeyim yok. Bugüne kadar kendisiyle hiçbir konuda bir şey yapmadım. Bundan sonra da yapmam. Ama öleceğimizi unutmasın, hepimiz öleceğiz. Oğlumun mezarına uğrasın, insanlığımızı yok etmesin."
Anne Pervin Aci'nin Yürek Burkan Sözleri
Anne Pervin Aci ise yaşadıkları acıyı şu ifadelerle anlattı: "İnsan evladını kaçırabilir, koruyabilir, bunu bir nebze anlarım. Ancak keşke kaçırırken bir 112'yi arasaydı, ambulans isteseydi. Benim oğlum kan kaybından öldü. Belki o an arasa, bir turnike yapsa oğlum yaşayacaktı. Onlar iki saat içinde ülkeden kaçtılar, benim oğlum ise ancak iki saatte hastaneye gidebildi. Benim çocuğumu ölüme terk edip kendi çocuğunu kaçırdı. Onlar yalnızca oğlumu öldürerek bana zarar vermediler, beni de babasını da öldürdüler."
Torun Özlemi ve Gelecek Planları
Pervin Aci, torununa olan özlemini de dile getirdi: "Parayla gelinimi ve avukatını vazgeçirdiler. Torunumu bile göremiyorum, en son 3 ay önce gördüm. Kreşine gidip konuşuyorduk, sonra çocuğu bizden kaçırdılar. Bizden bir şeyler istemişti, yanımıza gelmek istemişti ama olmadı. Şimdi torunumu, gittiği kreşin Instagram hesabından paylaşılan fotoğraflardan görüyorum. İçim acıyor; elbet ileride durum değişir, yavrumuzu görürüz."
Baba Özer Aci, mahkemenin sonuçlanmasının ardından manevi tazminat davası açacağını belirterek şunları söyledi: "Önce oğlumu öldürenler Türkiye'ye dönecek, mahkeme karşısında hesap verecekler. Yargılanıp ceza alacaklar, bunlardan sonra onlara manevi tazminat davası açacağım. Büyük bir meblağ kazanırsam oğlumun ismini yaşatacağım. Daha düşük bir miktar olursa da çocuklar için Darüşşafaka'ya bağışta bulunacağım. Her şey sırasıyla olacak."
Bu gelişmeler, Türkiye'de adalet ve aile dramı konularında yeniden gündemi meşgul ederken, acılı ailenin sesi toplumda yankı bulmaya devam ediyor.



