Futbolcu Cinayetinde 7 Şüpheli Tutuklandı: Mahkeme Kararındaki Çarpıcı Detaylar
İstanbul'da 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kundakçı'nın silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 10 kişiden 7'si tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklananlar arasında ünlü şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu (28), sevgilisi Alaattin Kadayıfçıoğlu ve türkücü İzzet Yıldızhan da yer aldı. Mahkeme kararında cinayetin planlı şekilde işlendiği, şüphelilerin organize hareket ettiği ve delilleri karartma girişiminde bulunduğu vurgulandı.
Alaattin Kadayıfçıoğlu: Silahı Atışa Hazır Şekilde Götürdü
Mahkeme kararına göre, silahı kullanarak Kundakçı'yı öldürdüğü belirlenen Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun olay yerine silahını atışa hazır şekilde götürdüğü ve doğrudan araç içine hedef alarak ateş ettiği tespit edildi. Şüphelinin maktulün hayati bölgesi olan karın kısmını hedef aldığı, saldırının ardından yaralıya yardım etmek yerine planlı şekilde kaçtığı belirtildi. Kaçış sürecinde teknik takibi engellemek amacıyla telefonunu kapattığı, başka bir hat üzerinden iletişim kurduğu ve farklı araçlar kullanarak izini kaybettirmeye çalıştığı da dosyaya yansıdı.
Aleyna Kalaycıoğlu: Husumet ve Kaçışa İştirak
Şüpheli Aleyna Kalaycıoğlu yönünden yapılan değerlendirmede, savunmalarının kaçamaklı ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu belirtildi. Kamera görüntülerine göre Kalaycıoğlu'nun olay anında silahı kullanan Alaattin'in hemen arkasında bulunduğu, diğer şüphelilerle birlikte konvoy halinde olay yerine geldiği tespit edildi. Cinayetin ardından 112 Acil Çağrı Merkezi ya da 155 Polis İmdat hattını aramak yerine, faille birlikte olay yerinden hızla uzaklaştığı belirlendi. Mahkeme, Kalaycıoğlu'nun kasten öldürme suçuna müşterek fail ya da en azından yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğini ve suçluyu kayırma suçunu işlediğini değerlendirdi. Ayrıca soruşturmada Aleyna'nın gerçek soyadının Tutuş olduğu ortaya çıktı.
İzzet Yıldızhan: İletişim Trafiği ve Kaçışa Destek İddiası
Ünlü türkücü İzzet Yıldızhan hakkında da çarpıcı iddialar yer aldı. Kararda, Yıldızhan'ın savunmalarının hayatın olağan akışına aykırı, kaçamaklı ve suçtan kurtulmaya yönelik inkâr içerikli olduğu değerlendirildi. Yapılan incelemelerde, cinayet sonrası saatlerde Metin Kadayıfçıoğlu ile Yıldızhan arasında sıradan bir görüşme olarak değerlendirilemeyecek uzun ve yoğun iletişim trafiği yaşandığı belirlendi. Özellikle fail Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun Kandilli'deki villaya ardından Zorlu Center'a götürüldüğü zaman diliminde, iki şüpheli arasında WhatsApp üzerinden olağan dışı bir iletişim trafiği gerçekleştiği tespit edildi. Mahkeme, Yıldızhan'ın gerçekleşen kasten öldürme eylemini resmî makamlara bildirmek yerine, asli failin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettiği, bu nedenle TCK'nın 283. maddesi kapsamında "suçluyu kayırma" suçunu işlediği değerlendirdi.
Diğer Şüpheliler: Konvoy, Kaçış ve Saklama
Şüphelilerden Hüseyin C.A. ve Mustafa R.'nin olay gecesi Mercedes Vito araçla, Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun bulunduğu araca eskortluk yaparak konvoy halinde olay yerine gittiği tespit edildi. Kamera görüntülerine göre her iki şüphelinin de silahla hedef alan faili durdurmak yerine arkasında beklediği ve herhangi bir engellemede bulunmadığı belirlendi. Cinayet sonrası yaralı için yardım çağırmak yerine, faili araca alarak olay yerinden kaçtıkları saptandı. Mahkeme, her iki şüphelinin de kasten öldürme suçuna iştirak ettiği ve asli failin kaçmasına yardım ederek "suçluyu kayırma" suçunu işlediği yönünde kuvvetli şüphe bulunduğunu belirtti.
Emekli polis memuru Engin T.'nin ise mesleki tecrübesine rağmen cinayet zanlısını ihbar etmek yerine sakladığı tespit edildi. Engin T.'nin, Alaattin Kadayıfçıoğlu'nu Beşiktaş'ta bir rezidansta gizlediği belirlendi. Polisin düzenlediği operasyonda, cinayette kullanılan Glock marka tabanca ile birlikte bir ruhsatsız silah ele geçirildi. Mahkeme, Engin T.'nin asli failin kaçmasına ve saklanmasına yardım ederek "suçluyu kayırma" ve "delil gizleme" suçlarını işlediği yönünde kuvvetli şüphe bulunduğunu değerlendirdi.
Tüm bu değerlendirmeler ışığında, delillerin henüz tam olarak toplanmamış olması, suçun niteliği, öngörülen ceza miktarı ve olayın ağırlığı dikkate alınarak adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağına kanaat getirildi ve şüphelilerin CMK'nın 100 ve devamı maddeleri gereğince ayrı ayrı tutuklanmalarına karar verildi.



