Hatay'da Deprem Sonrası Hayat: Yıkım, Yargı ve Yeniden Doğuş Hikayeleri
Hatay'da Deprem Sonrası Hayat: Yıkım ve Yeniden Doğuş

Hatay'da Deprem Sonrası Hayat: Yıkım, Yargı ve Yeniden Doğuş

Anadolu'nun en kadim şehirlerinden biri olan Hatay, Tunç Çağı'na uzanan derin tarihiyle adeta bir açık hava müzesi niteliği taşıyordu. Ancak asrın depremi, bu güzide şehri ağır hasarlı bir müzeye dönüştürdü. Bugünlerde ise Hatay, hızla toparlanma sürecine girmiş durumda. Şehri gezerken, "Allah razı olsun" diyerek şükredenlerle, "Nerede bu devlet?" diye soranların sesleri birbirine karışıyor.

Yıkılmayan Binaların Ardındaki Hukuki Süreç

Kırıkhan'da depremde hasar almış ancak yıkılmamış bir bina, çirkin bir görüntü oluşturuyor. Yanıma yaklaşan bir vatandaş, "Yaz abi yaz... Neden yıkılmıyor? Nerede bu devlet?" diye soruyor. Kırıkhan Belediye Başkanı Ömer Erdal Çelik'e sorduğumda, binanın "orta hasarlı" raporu aldığını, ancak bina sahibinin dava açtığını öğreniyorum. Bina sahibi, "Apartman az hasarlı... Yıkılmasın... Çatlayan, patlayan, sökülen yerlerini yapacağım" iddiasıyla mahkemeye başvurmuş. Dava devam ettiği için devlet binayı yıkamıyor. Bu bilgiyi alan vatandaş, "Haaa, ben bunu bilmiyordum... Devlet haklıymış" diyerek fikrini değiştiriyor.

Mahkeme Kararları ve Yıkım Çalışmaları

Gezi sırasında ileride bir toz bulutu görüyorum. Depremde yaralanmış büyük bir bina yıkılıyor. Bir başka vatandaş, "Yaz bunu abi" diyerek yaklaşıyor: "İçine girilmez hâldeki bu binayı yıkmak devletin aklına şimdi mi geldi?" Yıkım ekibinin başındaki görevliyle konuştuğumda, binanın mahkemelik olduğunu, bu nedenle dokunamadıklarını, mahkeme yıkım kararı verince yıkmaya başladıklarını anlatıyor. Vatandaş, "Haaa, yaaa, bilmiyordum" diyerek uzaklaşıyor.

Konteyner Kentteki Yaşam ve Beklentiler

Depremde evleri yıkılan ancak can kaybı yaşamayan bir çift, konteyner kentte oturuyor. Devlet kendilerine TOKİ evi vermiş olsa da, konteynerden çıkmak istemiyorlar. İki nedeni var: Birincisi, oğullarının evlenecek olması ve TOKİ evinde onun oturmasını istemeleri. İkincisi ise konteynere alışmış olmaları. Elektrik ve suyun bedava olduğu, yazın ve kışın klima kullanabildikleri konteynerde kalmak istiyorlar. Vali'den ricası: "Vali Bey, sizi kırmaz... Söyleyin... Konteynerde oturmaya devam edelim."

Kahramanlık Hikayesi: Mümtaz Şen

Mümtaz Şen, Hatay Havalimanı'nda görev yapan bir polis memuru. Depremde kız kardeşinin oturduğu apartman yıkılmış. Kardeşi, eniştesi ve üç yeğeni enkaz altında kalmış. Mümtaz, tek başına bir arama-kurtarma ekibi gibi çalışarak enkazdan 21 kişiyi sağ çıkarmış. Üçüncü gün yeğeni Muhammet Enes'i çıkardığında, maalesef çoktan vefat etmiş olduğunu görmüş. Aynı gün kardeşi Nuray'ın cansız bedenine ulaşmış. Dördüncü gün eniştesinin, beşinci gün ise en küçük yeğeni Eray'ın cesedini çıkarmış. Ancak ortanca yeğeni Eren'i bulamamış. Yedi gün boyunca enkazı deşelemiş, sonunda elinde Eren'in fotoğrafıyla mezarlık mezarlık dolaşmış. Bir imam, Eren'i yıkayıp namazını kıldırdığını ve gömdüğünü söylemiş. Mümtaz, savcıdan izin alarak Eren'i mezardan çıkarmış ve ailesinin yanına defnetmiş. "Başın sağolsun" dediğimde, "Allah razı olsun... Vatanım, milletim sağ olsun" yanıtını veriyor.

Mezarlıklardan Yansıyanlar

Adıyaman, Kahramanmaraş, Osmaniye ve Hatay'daki mezarlıkları gezerken, depremde hayatını kaybedenlerin mezarlarında mutlaka bayrak olduğunu görüyorum. Mezarlıklar ziyaretçi dolu; çiçek bırakanlar, dua edenler, Kuran okuyanlar... Çoğu TOKİ evine girmiş ve "Allah, devlete, millete zeval vermesin" diyor. Kırıkhan Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik, "Böylesine büyük bir depremle ilgili süreci dünyada yönetebilecek kaç ülke var?" diye sorduğunda, mezarlıktaki ziyaretçilerden "Vallahi başkan doğru söylüyor" yanıtı geliyor.

Hayat Devam Ediyor: Gastronomi Çarşısı

Hatay'ın Gastronomi Çarşısı, lokantaların toplandığı, ışıklar içinde pırıl pırıl bir mekan. Akşam yemeği için gittiğim Altıkapı Lokantası'nın sahibi Aydın Toksöz. Mekan dolu, boş masa tek tük. Diğer lokantalar da Altıkapı kadar olmasa da müşteri çekiyor. Çarşı canlı. Lokantacılarla ve müşterilerle yaptığım sohbetlerde herkesin ortak görüşü: "Hayat devam ediyor."

Tarihi Eserlerin Restorasyonu

Hatay devletinin Türkiye'ye katıldığı tarihe kadar Meclis binası olarak hizmet veren yapı, bir Fransız mimarın eseri. Depremde büyük hasar alan bina, restorasyonla yeniden hayat bulmuş. Doğuş Grubu ve Ferit Şahenk'e teşekkürler... Hatay'ın simgelerinden olan binanın önünde fotoğraf çektirenler çoğunlukta. Kalabalıktan bize de soran oluyor: "Siz fotoğraf çektirmeyecek misiniz?" Tabii ki çektiriyoruz.

Yeniden Doğuş ve Gurur

Antakya, Defne, Dörtyol, Hassa, Kırıkhan, Arsuz... Kış mevsiminde gezmek zor olsa da, baharda mutlaka görülmeli. Türkiye büyük bir ülke, Türk devleti büyük bir devlet. Yepyeni bir Hatay doğuyor; binlerce, on binlerce bina yükseliyor. Enseyi karartmamak, gurur duymak gerekiyor.

Hatay Modeli: Geleceğe Odaklanan Şehircilik

Hatay, yeni bir şehircilik modeli olarak karşımıza çıkıyor. Merkezinde insan olan, kurumlar arasında uyumu esas alan, günü kurtarmaya değil geleceğe odaklanan, devlet aklını ortaya koyan katılımcı bir model. Buna "Vali Mustafa Masatlı modeli" demek de mümkün. Yepyeni ve modern bir Hatay doğarken, tarihi geçmişini koruyarak geleceğe koşan, şehircilikte sınıf atlayan bir şehir hayal ediliyor.