1958 yılında Bursa'nın İznik ilçesinde emlak zengini bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Kenan Öner, gençlik yıllarında Fransa'ya iltica etti. İstanbul Üniversitesi'nde eğitim gördükten sonra yurt dışına çıkan Öner, 1986 yılında Fransa'da bir cinayet işledi. Mehmet Yılmaz adlı bir kişiyi başından vurarak öldürdü ve cesedini yaktı. Olay, 7 Mayıs 1986'da bir çöplükte çıkan yangında bulunan yanmış cesetle ortaya çıktı. Interpol tarafından hakkında kırmızı bülten çıkarılan Öner, Türkiye'ye döndükten sonra yargılandı ve müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Evlilik, Tahliye ve Eşin Kaybolması
1990 yılında Canan Aydın ile evlenen Kenan Öner'in aynı yıl bir oğlu dünyaya geldi. 1998'de İstanbul'da yakalanan Öner, Fransa'daki cinayetten dolayı müebbet hapse mahkûm oldu. Ağustos 2004'te şartlı tahliyeden yararlanarak hapisten çıktı. Ancak özgürlüğü uzun sürmedi: Mart 2005'te eşi Canan Öner esrarengiz bir biçimde ortadan kayboldu. Kadının akıbeti bugüne kadar hiçbir zaman aydınlatılamadı.
Anne-Babanın Kaybolması ve Şüpheler
Mart 2008'de İznik'teki emlak zengini anne-babası Ahmet Refik Öner ve Emine Öner çiftinin yanına yerleşen Kenan Öner'in taşınmasından yalnızca bir ay sonra, Nisan 2008'de yaşlı çift de ortadan kayboldu. Polis o dönemde en küçük oğul Kenan'dan şüphelenmesine rağmen elinde somut delil bulunmuyordu. Bu süre zarfında İstanbul Bayrampaşa'da yaşayan Öner, çevresinde tuhaf davranışlarıyla dikkat çekti; baştan ayağa beyazlar giyen, geçmişteki bombalama olaylarına gönderme yapan garip bir figür olarak tanınıyordu.
Sahtecilik Suçu Dosyayı Yeniden Açtı
Yıllar sonra, evrakta sahtecilik suçundan aldığı 3 yıl 6 ay hapis cezasının Yargıtay tarafından onanması, polisin gözünü yeniden Kenan Öner'e çevirmesine neden oldu. 24 Nisan 2014 gecesi Bursa Cinayet Bürosu ekipleri, Bayrampaşa'daki dubleks dairesine baskın düzenledi. Çelik kapıyı çilingirle açtıran polisler, evi zifiri karanlık halde buldu; Öner ise koltukta oturmuş, sakin bir tavırla kendilerine bakıyordu.
30 Yıllık Günlükler ve İtiraf Niteliğindeki Kroki
Yapılan aramada, son 30 yıla ait günlükler, şifreli notlar, üç ayrı daktilo ve en çarpıcısı, anne-babasının gömülü olduğu yerin kroki halinde çizilmiş hali ele geçirildi. Polis, nezarethanede kendisine "anne ve babanı gömdüğün yerde bulduk" dediğinde Öner'in yüzünde hiçbir mimik oluşmadı; tek kelime etmeden yalnızca bahçenin kazılıp kazılmadığını sordu.
Anne ve Babanın 300 Parçaya Bölünmüş Cesetleri
Bu ipucunu değerlendiren ekipler, İznik'teki aile evinin bahçesinde iş makinesiyle kazı başlattı. Fosseptik çukuru yakınında yapılan kazıda, yan yana gömülü iki kişiye ait kafatasları ve kemik parçaları bulundu. DNA testleriyle kemiklerin Ahmet Refik ve Emine Öner çiftine ait olduğu doğrulandı; cesetlerin yaklaşık 300 parçaya ayrılmış olduğu belirlendi. Tutuklanan Öner, Bursa E Tipi Cezaevi'ne gönderildi.
Mahkeme Süreci ve Ağırlaştırılmış Müebbet
İnegöl Ağır Ceza Mahkemesi'nde "kasten öldürme", "tasarlayarak öldürme" ve "canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme" suçlamalarıyla yargılanan Öner, yargılama boyunca suçlamaları hiçbir zaman kabul etmedi. 2016 yılında mahkeme, hâlâ kayıp olan eşi Canan Öner hakkında gaiplik kararı verdi. Aynı sürecin ardından, 12 Haziran tarihinde mahkeme, anne ve babasını öldürmekten Kenan Öner'e ayrı ayrı iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Dosya temyiz için gönderildiği Yargıtay tarafından da onandı.
Cezaevinde Ölüm ve Geride Kalan Gizem
Öner, tutuklu bulunduğu cezaevinde hayatını kaybetti. Kaynaklara göre 2017 veya 2018 başında gerçekleşen ölümün nedeni olarak bazı haberlerde kalp krizi, bazılarında ise girdiği şeker koması gösteriliyor. Kenan Öner'in ölümüyle anne-baba cinayeti dosyası resmen kapanmış olsa da, eşi Canan Öner'in akıbeti hâlâ bilinmiyor. 2016'da hakkında gaiplik kararı çıkarılmasına rağmen cesedi hiçbir zaman bulunamadı ve dosya, Türkiye'nin çözülemeyen kayıp vakaları arasındaki yerini koruyor.



