Narin Güran Davasında Sanık Sekizinci Kez İfade Değiştirdi
Narin Güran cinayeti davasında sanık Nevzat Bahtiyar hakkında "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti. Ancak Yargıtay'ın yapılan itirazlar üzerine kararı bozmasının ardından Bahtiyar'ın mahkeme süreci yeniden başladı. Ne var ki Bahtiyar duruşmada ifadesini tekrar değiştirerek sekizinci kez farklı bir versiyon sundu.
Aileden Tepki: "Sekiz Kez Yalan Söyleyene Nasıl İnanılır?"
Narin'in ağabeyi Baran Güran, duruma şiddetle tepki gösterdi. Güran, "Bu adama daha da inanılıyor mu? Bütün aile bireylerinin tek ifadesi var, bu adam sekizinci ifadesini veriyor. Sekiz kez yalan söyleyen birine nasıl inanılıyor? Her defasında başka bir şey söylüyor. Böyle bir şey var mı? Aile bireylerini şeytanlaştırdılar" dedi. Bu tepki, davanın başından beri medyada yaşanan yargısız infaz sürecine işaret ediyor.
Medya Manipülasyonu ve Linç Kültürü
Davanın ilk gününden itibaren konvansiyonel ve sosyal medyada aile, yargısız infaz edildi. Soruşturmanın en ince ayrıntılarının bile basına sızdırılması, kamuoyunda kafa karışıklığı ve büyük bir nefret dalgası oluşturdu. Güvensizlik, inançsızlık ve çaresizlik aylarca ülkeyi sardı. Meşhur olmak isteyen muhabirler, anadili Kürtçe olan annenin ve köylülerin röportajlarını sansasyonel çevirilerle deforme ettiler.
Gülben Ergen popülizmi, ırkçılık ve "Kuran kursuna giden kız kayboldu" türünden manipülasyonlar devreye girince linç çığırından çıktı. Öyle ki, davanın başında yayınlanan nahif uyarılar bile "Katilleri mi koruyorsun?" şeklinde garip tepkiler aldı. Adli Tıp Kurumu raporuna göre ısırık izinin Narin'e ait çıkmaması gibi gerçekler, nefretle beslenen trollerin ve medyanın etkisi altında kaldı.
Adalet Şüpheleri ve Hukuki Değerlendirmeler
Gelinen aşamada adaletin tecelli ettiğine dair şüpheler artıyor. Ailenin toplu halde öldürdükleri küçük çocuklarının cesedini yok etmesi için yabancı birine verdikleri iddiası akıl almaz görünüyor. Narin davasında karara şerh koyan mahkeme başkanının, anne, ağabey ve amcanın kısa sürede birlikte cinayeti işlediği yönündeki kabulü, hayatın olağan akışına aykırı bulunuyor.
Delillerin bilimsel açıdan yetersiz değerlendirildiğine yönelik hukuki görüşlerin görmezden gelindiği düşünülüyor. Bir annenin 8 yaşındaki kızının öldürülmesine ortak olduğuna hükmetmek ve evlat acısının üstüne hapisliği yüklemek için, uzmanların anlamsız bulduğu baz kayıtlarından veya Narin'le son temas eden kişinin değişen ifadelerinden daha güçlü delillere ihtiyaç olduğu vurgulanıyor. Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek'in bu davayla ilgili görüşleri merakla bekleniyor.
Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu İstanbul'da
Diğer yandan, dünyanın güvenli limanı olarak öne çıkan Türkiye, uluslararası bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. Parlamentolar Arası Birlik'in (PAB) 152. Genel Kurulu için 155 delegasyon kayıt yaptırdı. Aralarında 77 meclis başkanı ve 800 milletvekilinin bulunduğu bu katılım, PAB'ın şimdiye kadar yaptığı toplantılardaki katılımın yüzde 35 daha fazlasını temsil ediyor.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Genel Kurul'un temasının "Gelecek Nesiller İçin Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek" olduğunu belirtti. Kurtulmuş, "İstanbul başlı başına bir marka. İçinde bulunduğumuz dönem, türbülansların yaşandığı bir dönem. Barışın sağlanması, parlamenter diplomasinin daha aktif şekilde kullanılması talebi gibi birçok konu üst üste geldi" dedi.
Türkiye'nin bölgedeki dengeli tutumunun uluslararası camiada karşılık bulduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Hiçbir zaman İran'ı doğrudan suçlayan tutum içerisinde olmadık, o da herkesin dikkatini çekiyor" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katılımcılara sesleneceği Genel Kurul kapsamında çeşitli etkinlikler düzenlenecek.



