Antalya'da Polis Memuru Ailesini Öldürdü: 3 Kez Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası
Polis Ailesini Öldürdü: 3 Kez Ağırlaştırılmış Müebbet

Antalya'da Yaşanan Aile Trajedisinde Karar Açıklandı

Antalya'nın Kepez ilçesinde, eşi ve iki küçük kızını öldüren polis memuru Muharrem Giyar hakkında verilen karar, mahkeme heyeti tarafından açıklandı. Sanık Giyar, işlediği suçlar nedeniyle 3 kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Cezada herhangi bir indirim uygulanmadı.

Olayın Gelişimi ve İhbar Süreci

Olay, 12 Kasım 2025 tarihinde saat 17.00 sıralarında, Kepez ilçesine bağlı Varsak Demirel Mahallesi'ndeki iki katlı bir evde meydana geldi. Polis memuru Muharrem Giyar (36), eşi Fatma Giyar'ı (31) ve çocukları Meral Ebrar'ı (10) ile Merve'yi (5) tabancayla vurdu. Silah seslerini duyan komşuların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Yapılan incelemelerde, anne ve iki çocuğun olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Sanık Giyar, meslektaşları tarafından gözaltına alındı ve ardından tutuklandı.

Sanığın Mahkemede Yaptığı Savunma

Muharrem Giyar, 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Savunmasında, eşinin 10 yıldır psikolojik sorunlar yaşadığını ve iki kez hastanede yatarak tedavi gördüğünü öne sürdü. Giyar, "Eşimin yaklaşık bir haftadır uyku sorunu mevcuttu. Kendisi uyumadığı gibi beni ve çocukları da uyutmuyordu. İlaçlarını almadığını fark ettim. Kendi çocuklarımı cinsel yönden istismar ettiğim şeklinde asılsız birçok beyanda bulunmaktaydı" ifadelerini kullandı.

Sanık, olay anını şu sözlerle anlattı: "Yatak odasında dolapta bulunan zimmetli silahımı dayanamayarak aldım. Yatak odasında eşimle birlikteydik. Kapıdan çıkarken önce sağ bacağına doğru bir el ateş ettim. Yere düştükten sonra bir el de kafasına ateş ettim. Çocuklarım sesi duyup koridora geldiler. Sonrasını hatırlamıyorum."

Evlilik Sürecinde Yaşanan Sorunlar

Muharrem Giyar, mahkemede yaptığı açıklamalarda evlilik sürecinde yaşadığı zorluklara da değindi. Eşinin amcasının kızı olduğunu belirten Giyar, 2011 yılında başlayan ilişkilerinin ardından evlenmeye karar verdiklerini söyledi. Polis okulunu dereceyle bitirdiğini ve istediği bölgeye atanma hakkı olduğunu, ancak eşinin ailesinin Antalya'yı tercih etmesini istediğini ifade etti.

Düğün sürecinde yaşanan bir olayı anlatan Giyar, "Alışveriş için kuyumcuya gittik. Eşim beğendiği ziynetleri almamızı istedi. Babam da düğün masraflı olacağı için idareli olması gerektiğini söyledi. Eşim bu duruma sinirlendi ve dükkandaki altınları yere attı" dedi. Evlilik sonrasında akrabaların çocuk konusunda baskı yaptığını, 2015 yılında eşinin hamile kaldığını, ancak bu süreçte psikolojik sorunların devam ettiğini belirtti.

Psikolojik Sorunlar ve Şiddet İddiaları

Giyar, eşinin hamilelik sürecinde özel hastaneye gittiklerini, ancak eşinin doktorla ilişkisi olduğunu iddia ettiğini söyledi. Devlet hastanesine götürmeye başladıktan sonra kızlarının doğduğunu, ancak eşinin sürekli başkalarıyla arasında ilişki olduğunu sandığını kaydetti. Eşinin daha önce psikiyatri servisinde tedavi gördüğünü ve ailesinin de bu durumu bildiğini ifade etti.

İkinci çocuğu istemediğini çünkü eşinin yeniden hasta olacağını düşündüğünü belirten Giyar, bu durumun eşi tarafından erkekliğiyle ilgili hakaretlere yol açtığını söyledi. Olaydan bir gün önce Akdeniz Üniversitesi'nde hastaneye yatırmak istediklerini, ancak eşinin dönüş yolunda kaza yaptırdığını ve boğazını sıktığını iddia etti.

Mahkeme Heyetinin Soruları ve Sanığın Son Sözleri

Mahkeme heyetinin "Eşine şiddet uyguladın mı?" sorusuna sanık Giyar, "Eşime hiçbir şiddet uygulamadım. O genelde çocuklara şiddet uyguluyordu. Aramızda yaşanan olaylara ilişkin emniyete yansıyan bir durum olmadı" yanıtını verdi. Son olarak, "Ben suçluyum. Pişmanım. Eşim psikolojimi altüst etti. Bir nevi beni bu noktaya kendisi taşıdı" ifadelerini kullandı.

Mahkemenin Nihai Kararı

6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, tüm bu ifadeler ve deliller ışığında kararını açıkladı. Muharrem Giyar, 'Eşi kasten öldürmek' ve 'Çocuk olan altsoyunu kasten öldürmek' suçlarından dolayı 3 kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sanığın cezasında herhangi bir indirim uygulamayarak, verilen cezanın tam olarak infaz edilmesine hükmetti. Bu karar, Antalya'da yaşanan bu trajik olayın hukuki sürecini noktaladı.