Rojin Kabaiş'in Babasından Telefon Açıklaması: 'Telefon Açılsa Bizim İçin Umuttur'
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1'inci sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. İnceleme için İspanya'ya gönderilen cep telefonuna tam erişim sağlanamadığı açıklandı. Bu gelişmenin ardından Van'a gelen genç kızın babası Nizamettin Kabaiş, savcılık yetkilileri ile görüştü.
Telefon Şifresi Çözülemedi
Van Barosu'nun dün yaptığı açıklamada, Rojin Kabaiş'e ait cep telefonunun yaklaşık 3 ay önce incelenmek üzere İspanya'ya gönderildiği ancak gelen son raporda cihaza tam erişim sağlanamadığı ve yalnızca kısmi içerikli inceleme yapılabildiği bildirildi. Baro açıklamasında, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için dijital verilerin eksiksiz ve denetlenebilir biçimde incelenmesinin kritik önem taşıdığı vurgulandı.
Baba Nizamettin Kabaiş, bugün yaptığı açıklamada, "3 ay önce İspanya'ya gönderilmişti ama maalesef şifresi çözülmedi. Telefonu geri gelmiş. Biz bugün savcılıkla da görüştük. Telefon açılsa bizim için bir umuttur. Bunun dışında yapılması gereken çalışmalar vardır" dedi.
DNA Taramalarında Eşleşme Bulunamadı
Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024'te kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolmuş, cansız bedeni 15 Ekim'de Van Gölü kıyısındaki Mollakasım Mahallesi sahilinde bulunmuştu. Adli Tıp Kurumu Biyolojik İhtisas Dairesi'nin 10 Ekim'de dosyaya giren raporunda, Kabaiş'in göğüs ve vajina iç bölgesinde 2 ayrı erkeğe ait DNA tespit edildiği belirtilmişti.
Olay yerinden cenazeye temas etmiş olabileceği değerlendirilen kişilere yönelik kapsamlı DNA taraması yapıldı. İlk etapta 134 kişinin DNA profili karşılaştırılırken, bu sayı daha sonra 195'e çıkarıldı. Üniversite ve yurt güvenlik görevlilerinden de DNA örnekleri alındı.
Nizamettin Kabaiş, şu ana kadar yapılan DNA incelemelerinde eşleşme olmadığını belirterek, "Bize önce bulaş ihtimali dediler. Cenazeye temas eden kişilerin hepsine baktılar, eşleşmedi. Akrabalarımızın ve orada bulunan çocuklarımın DNA'larına da bakıldı, hiçbirisiyle eşleşmedi. Şimdiye kadar 195 kişinin DNA'sına bakmışlar" ifadelerini kullandı.
"Tüm Erkeklerin DNA'sına Bakılmalı"
Kabaiş, araştırmanın genişletilmesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:
"Başsavcıya da söyledim, Diyarbakır'da da dilekçe yazdım ve Van'a gönderdim. Mollakasım ve Bardakçı köyleri ile üniversitedeki tüm erkeklerin DNA'sına bakılması lazım. Bu çok önemli. Bu şekilde araştırılmazsa bir yere varamayız."
Olayı araştırmak için uzman bir ekip kurulmasını isteyen baba Kabaiş, "Benim kızım da üniversite öğrencisiydi, okuyacaktı, öğretmen olacaktı. Bu ülkeye bu devlete faydası olacaktı. Ama maalesef ölüm sebebini araştırmıyorlar. Sürekli aynı soruyu soruyorum; 'Rojin'e ne oldu, Rojin'in başına ne geldi?'" diye konuştu.
"Katiller Yurt Dışına Gitmiş Olabilir"
Kabaiş, zaman kaybedildiğine dikkat çekerek, "Aradan 2 yıl geçti belki o katiller yurt dışına gitti. Olması gereken bu her iki köy ve üniversite, bütün erkek DNA'larına bakılsın. Köylüler de beni yanlış anlamasın, benim baş tacımdır. Tabii ki yaşlılar, değerli insanlar vardır, yanlış anlamasınlar. Çünkü olay orada olmuş. Olay olduğu yerde herkes şüphelidir. Herkesin DNA'sına bakılsın. Mutlaka bir yere varılır" şeklinde konuştu.
Van Barosu, dijital verilerin eksiksiz incelenmesinin önemine dikkat çekerek sürecin takipçisi olunacağını duyurdu. Rojin Kabaiş davasında telefon şifresinin çözülememesi ve DNA taramalarında henüz eşleşme bulunamaması, soruşturmanın önündeki en büyük engeller olarak öne çıkıyor.
