Serdar Öktem Suikastının Ardından Çeteler Arası İttifak ve İntikam Zinciri Ortaya Çıktı
İstanbul'da avukat Serdar Öktem'in trafikte kurşunlanarak öldürülmesine ilişkin soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianame, suikastın arkasında yeni nesil suç örgütleri Daltonlar ve Gündoğmuşlar'ın ittifakının bulunduğunu ortaya koydu.
Suikastın Perde Arkası: Çeteler Arası Husumet ve İntikam
İddianameye göre, Serdar Öktem suikastı çeteler arası bir intikam zincirinin son halkası olarak gerçekleştirildi. Öktem'in, Şirinler ve Casperlar suç örgütlerinin liderlerinin avukatlığını yapması nedeniyle hedef haline geldiği belirtildi. Daltonlar Suç Örgütü Yöneticisi Caner Kocar'ın İspanya'da öldürülmesinin intikamı olarak planlanan suikast, sosyal medyada bu iki çete tarafından üstlenildi.
Çeteler arasındaki husumetin temelinde uyuşturucu ticareti ve kontrol mücadelesi yatıyor. İddianamede, Casperlar, Çirkinler, Şirinler ve Çingene Ümit lakaplı Ümit Yalçın'ın liderlik ettiği suç örgütlerinin, Siirtli Naci olarak bilinen Naci Yılmaz'a karşı ittifak oluşturduğu kaydedildi. Naci Yılmaz'ın da Gündoğmuşlar ve Daltonlar ile birlikte hareket ettiği ifade edildi.
Suikastın Finansörü ve Örgüt Şeması
İddianamede çizilen örgüt şemasına göre, en üstte azmettirici olarak Naci Yılmaz yer alıyor. Onun altında ise Daltonlar ve Gündoğmuşlar olmak üzere iki ana suç örgütü bulunuyor. Gündoğmuşlar'ın liderliğini firari Uğurcan Gündoğmuş, Daltonlar'ın liderliğini ise Rusya'da tutuklu bulunan Beratcan Gökdemir yürütüyor.
Suikastın finansmanının Siirtli Naci Yılmaz tarafından sağlandığı, silah ve uyuşturucu temini ile örgütlerin devamlılığının yine onun tarafından garanti altına alındığı iddia edildi.
Detaylı Suikast Planı ve Yakalanma Süreci
Suikast timinin ilk girişimlerinde başarısız olduğu, 30 Eylül ile 6 Ekim 2025 tarihleri arasında birkaç kez keşif yaptığı ancak eylemi gerçekleştiremediği belirlendi. Nihai saldırı 6 Ekim 2025'te, Öktem'in iş yerinden ayrılmasıyla başladı.
- Tetikçiler, Öktem'in aracını yoğun trafikte sıkıştırarak kaçmasını engelledi.
- Semih Aydın'ın kullandığı araçla Öktem'in aracının yanına yaklaşıldı.
- Sidar Öz, Muhammet Kaplan, Ejder Parlak ve Cengizhan Üzümcü araçtan inerek kafa hizasından hedef alıp kurşun yağmuruna tuttu.
- Tetikçiler hemen ardından olay yerinden kaçtı, ancak Arnavutköy'deki ormanlık alana giderek silahları sakladıktan sonra ticari taksiye binerken yakalandı.
Ormanda yapılan aramalarda, 2 kalaşnikof, 2 ruhsatsız tabanca, kar maskeleri ve eldivenler ele geçirildi.
Savcılığın Koruma Talepleri ve İhbar Süreci
İddianamenin değerlendirme kısmında, savcılığın Serdar Öktem için iki kez koruma talebinde bulunduğu ortaya çıktı. İlk talep, Daltonlar Suç Örgütü üyelerinin ifadelerinde Öktem'e yönelik eylem hazırlığından bahsetmeleri üzerine yapıldı. İkinci talep ise Ağustos 2025'te yakalanan bir şüphelinin "avukata suikast girişiminde bulunduklarını" anlatması sonrasında gerçekleştirildi.
Ancak bu koruma taleplerinin yeterli önlemi sağlamadığı ve suikastın önlenemediği görüldü.
Yeni Nesil Çetelerde Sosyal Medyanın Rolü
İddianamede dikkat çeken bir diğer nokta, yeni nesil suç örgütlerinde sosyal medyanın merkezi rolü oldu. Bu örgütlerin insan kaynağını sosyal medya üzerinden sağladığı, eylemlerini bu platformlarda duyurarak sempati toplamaya ve rakip grupları sindirmeye çalıştığı vurgulandı.
Serdar Öktem suikastı sonrasında Daltonlar ve Gündoğmuşlar'a yakın sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlar, bu durumu doğrular nitelikteydi.
Ağır Ceza Talepleri ve Yargı Süreci
İddianame ile birlikte sanıklar için ağır ceza talepleri de sunuldu:
- Naci Yılmaz hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 7-13 yıl hapis cezası talep edildi.
- Uğurcan Gündoğmuş, Beratcan Gökdemir ve diğer üst düzey örgüt yöneticileri için ağırlaştırılmış müebbet ve benzer hapis cezaları istendi.
- Tetikçi konumundaki Sidar Öz, Ejder Parlak, Semih Aydın ve Faruk Efe hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 10-20 yıl 6 ay arası hapis cezası talep edildi.
- Yardımcı konumdaki şüpheliler için ise 25-38 yıl 6 ay arası hapis cezası istendi.
Otopsi raporunda, Serdar Öktem'in kafatası, yüz ve köprücük kemiği kırıkları, beyin kanaması ve büyük damar yaralanması nedeniyle hayatını kaybettiği belirtildi. Soruşturma, çeteler arası karmaşık ilişkiler ağını ve organize suçun ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne serdi.



