İngiltere'yi 1970'li yılların sonunda ve 80'lerin başında dehşete düşüren 'Yorkshire Ripper' vakasının acısı, aradan yarım asır geçmesine rağmen dinmiş değil. 20 Ocak 1976, bu korkunç seri cinayetler zincirindeki en vahşet dolu suçlardan birinin tarihi olarak hafızalara kazındı. O gün, kamyon şoförü Peter Sutcliffe, Emily Jackson adlı kadını öldürdü ve bu olay, kurbanın oğlu Neil Jackson'ın hayatını sonsuza dek değiştirdi.
Bir Oğulun Hayatı Değişti: "Kapı Çaldı ve Her Şey Bitti"
Neil Jackson, o dönemde henüz 17 yaşında bir gençti. Bir sabah, işe gitmek üzere hazırlanırken kapısını polisler çaldı. Bu an, hayatının geri kalanını şekillendiren karanlık bir dönüm noktası oldu. Polis, babasını soruyordu ve ardından annesi Emily'nin ölüm haberini verdiler. Neil, The Sun gazetesine yaptığı açıklamada, "Bir daha asla eskisi gibi olmadı. Haberi hemen verdiler ama idrak etmemiz günler sürdü" ifadelerini kullandı.
Aile, Leeds'teki Millgarth Polis Karakolu'na götürüldü. Babası şoktaydı ve bu nedenle annesinin cesedini teşhis etmek zorunda kalan kişi Neil oldu. O anı, "En büyük düşmanıma bile dilemem. Sanki bıçaklanan bendim" sözleriyle tarif eden Neil Jackson, bugün emekli bir çatı ustası olarak yaşamını sürdürüyor, ancak o günün acısının hiç dinmediğini belirtiyor.
52 Bıçak Darbesiyle İşlenen Vahşet
Peter Sutcliffe, 20 Ocak 1976 gecesi Emily Jackson'ı ıssız bir sanayi bölgesine götürdü. Kurbanına önce başına çekiçle vurdu, ardından bir tornavidayla tam 52 kez bıçakladı. Bu vahşi saldırı, İngiltere tarihinin en kanlı cinayetlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Sutcliffe, 1975 ile 1980 yılları arasında toplam 13 kadını öldürmekten suçlu bulundu ve 'Yorkshire Ripper' (Yorkshire Yüzücü) lakabıyla anıldı.
Yarım Asır Sonra Bile Taze Olan Acı
Neil Jackson'ın ifadeleri, trajedinin zamanla silinmeyen izlerini gözler önüne seriyor. Yaşananlar, sadece bir cinayet istatistiği değil, bir ailenin ve sayısız insanın parçalanan hayatlarının hikayesi. Yorkshire Ripper vakası, İngiltere'nin toplumsal hafızasında derin bir yara olarak kalmaya devam ediyor. Neil'in sözleri, bu tür olayların ardında bıraktığı nesiller boyu süren insani acıyı hatırlatıyor: "Sabah kahvaltımı yapmıştım, işe gitmeye hazırlanıyordum. Kapı çaldı ve her şey değişti."
Peter Sutcliffe, 2020 yılında hayatını kaybetti, ancak kurbanların yakınlarının çektiği acı, onun ölümüyle son bulmadı. Emily Jackson'ın katledilişinin üzerinden tam 50 yıl geçmesine rağmen, oğlunun ve diğer mağdurların yaşadıkları, ilk günkü tazeliğini koruyor.