Isparta'da geçen yıl temmuz ayında meydana gelen olayda, 22 yaşındaki İsmail Özdemir, nişanlısı Feyza Tanrıkulu'nu rahatsız ettiği gerekçesiyle tartıştığı Nafiz Gürbüz tarafından kurşunlanarak öldürüldü. Olayın ardından tutuklanan Gürbüz, ikinci duruşmada Isparta 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Sanığın pişkin savunması adeta kan dondurdu.
Olayın Geçmişi ve Duruşma Detayları
Olay, Modernevler Mahallesi 3103 Sokak'ta gece saatlerinde yaşandı. İsmail Özdemir, nişanlısı Feyza Tanrıkulu'nu rahatsız ettiği gerekçesiyle Nafiz Gürbüz ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine Gürbüz, yanındaki tabancayla Özdemir'e ateş açtı. Özdemir, göğüs ve kalbine isabet eden kurşunlarla ağır yaralandı. Sağlık ekiplerince Isparta Şehir Hastanesi'ne kaldırılan Özdemir, kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayın ardından kaçan Gürbüz, Çünür Mahallesi'ndeki akrabasının evinde polis tarafından yakalandı ve tutuklandı.
Hakkında 'Kasten öldürme' suçundan dava açılan Nafiz Gürbüz, ikinci duruşmada Isparta 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Duruşmaya sanık Nafiz Gürbüz, avukatı ve yakınları ile İsmail Özdemir'in annesi İlkay, babası Müslüm Özdemir ve yakınları katıldı. Mahkeme başkanı, SEGBİS vasıtasıyla katıldığı ilk duruşmada savunma yapmayı reddedip heyet huzurunda savunma yapmak isteyen sanığa söz verdi.
Sanığın Çelişkili Savunması
Sanık Nafiz Gürbüz, 'Şeker hastasıyım' diyerek başladığı savunmasında, olay günü şekeri düştüğü için dışarı çıktığını, bir aracın kendisini takip ettiğini iddia etti. Gürbüz, '2018 yılında vurulmuştum. O günden bu yana korkum var. Araç beni takip edince izimi kaybettirmeye çalıştım. Olay yerine geldiğimizde durdum ve aracın torpido gözündeki silahı alarak araçtan indim. Şahıs da indi ve bana doğru gelmeye başladı. 'Dost musun, düşman mısın?' dedim. Tabancayı doldur boşalt yaptım. Şahıs küfrederek yaklaştı. 'Feyza'nın nişanlısıyım' dedi, küfürler etti. 'Düşman değilmişsin git işine' dedim. Sonra aracıma bindim. Kapıyı kapatmaya çalıştım ama şeker hastası olunca gücüm yetmedi, tam kapatamadım. Şahıs da kapıyı tutmuştu. O esnada korku ile sol elimde bulunan silahı hedef gözetmeden ateşledim. Aracın camları film kaplı olunca vurulduğunu görmedim. Görsem iner yardım ederdim. Sonra oradan uzaklaştım. Pişmanım, üzgünüm' dedi.
Mahkeme başkanının, 'Feyza'ya karşı duygusal bir şeyler hissettiğin ve sürekli değişik sanal medya hesaplarından defalarca mesajlar attığın ve bu yüzden maktul İsmail ile tartıştığın iddia ediliyor. Ne diyeceksin?' sorusuna sanık, 'Mahalleye taşındıkları zaman annesi bana emanet etmişti. Onun dışında bir şey yok. Mesajları benim yazıp yazmadığımı şeker hastası olduğum için hatırlamıyorum' yanıtını verdi. Soruşturma sırasında mesajları yazdığını kabul ettiğinin hatırlatılması üzerine ise Gürbüz, 'Öyle demişsem doğrudur' dedi.
Anne İlkay Özdemir'in Yürek Burkan Sözleri
Sanığın savunmasının ardından söz alan anne İlkay Özdemir, 'Sanıktan davacı ve şikayetçiyim. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Benden özür dilemesin. Özür dilemesi çocuğumu geri getirecek mi? Durmadan, 'Onu hatırlamıyorum, bunu hatırlamıyorum' diyor. Madem hastasın hiçbir şeyi hatırlamıyorsun tabancanın yerini nasıl hatırladın? Madem Feyza ile sorunun vardı neden onunla çözmedin? Benim oğlumdan ne istedin? Konuşup halledebilirdin' diyerek tepkisini dile getirdi. Baba Müslüm Özdemir de sanığın yalan söylediğini belirterek cezalandırılmasını istedi.
Mahkemeden Yeni Kararlar
Mahkeme heyeti, sanık avukatının talebi üzerine sanığın bahsettiği şeker hastalığının eyleminin hukuki anlam ve sonuç bakımından algılama kabiliyetine etki edip etmediğinin araştırılması için Adli Tıp Kurumu'na müzekkere yazılmasına karar verdi. Ayrıca olayda kullanılan aracın camlarındaki filmlerin görüşü engelleyip engellemediği hususunda bilirkişiden rapor alınmasına ve olay anındaki kamera görüntülerinin bilirkişi tarafından incelenerek sanığın olaydan sonra silahla eylemine devam edip etmediğinin tespit edilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.



