Tülin Şahin'in Kızı İçin Açtığı Soyadı Davası Sonuçlandı: Mahkeme Usulden Reddetti
Ünlü model Tülin Şahin, Portekizli iş insanı Pedro de Noronha ile olan ilişkisinden dünyaya gelen kızı Siena Leyla'nın soyadının değiştirilmesi için açtığı hukuki mücadelede önemli bir gelişme yaşandı. Şahin, kızının nüfustaki soyadının kendi soyadı olan 'Şahin' olarak düzeltilmesi talebiyle İstanbul Aile Mahkemesi'ne başvurmuştu. Merakla beklenen davada son karar, ünlü mankenin avukatı tarafından kamuoyu ile paylaşıldı.
İlişkinin Başlangıcı ve Ayrılık Süreci
Tülin Şahin, 2018 yılında Portekizli yatırımcı ve ekonomist Pedro de Noronha ile romantik bir ilişkiye başlamıştı. İkili, bu birlikteliği Kasım 2019'da kızları Siena Leyla'nın doğumuyla taçlandırdı. Ancak, çiftin mutluluğu uzun sürmedi ve zaman içinde yollarını ayırdılar. Ayrılığın ardından, Şahin, kızının soyadı konusunda hukuki bir adım atmaya karar verdi.
Mahkemeye Sunulan Dilekçe ve Gerekçeler
Avukatı aracılığıyla İstanbul Aile Mahkemesi'ne başvuran Tülin Şahin, dilekçesinde önemli gerekçeler sundu. Dilekçede, "Çocuğun 'Siena Maria Leyla Do Cormo De Noronha' olarak yaşaması, toplumsal ve hukuki açıdan zorluklar yaratmakta ve karışıklıklara neden olmaktadır" ifadeleri yer aldı. Şahin, bu nedenle çocuğun nüfustaki ad ve soyadının 'Leyla Siena Şahin' olarak düzeltilmesini talep etti.
Mahkemenin Kararı ve Usulden Reddetme Gerekçesi
Mahkeme, davayı değerlendirirken öncelikle Tülin Şahin'e, çocuğun biyolojik babası Pedro de Noronha'yı davaya dahil etmesi için iki haftalık kesin bir süre verdi. Ancak, Şahin'in bu süre içinde babayı davaya resmi olarak dahil etmemesi, mahkemenin kararını etkiledi. Bu usul hatası nedeniyle, dava teknik olarak reddedildi. Karar, hukuki süreçlerin titizlikle takip edilmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Davanın usulden reddedilmesi, Tülin Şahin'in kızının soyadını değiştirme çabalarında geçici bir engel oluşturdu. Ancak, bu kararın ardından Şahin'in yeni bir hukuki başvuru yapıp yapmayacağı merak konusu olmaya devam ediyor. Sürecin, aile hukuku ve çocuk hakları açısından önemli bir örnek teşkil ettiği belirtiliyor.
