TÜVTÜRK İstasyonundaki Vahşetin Ardından Yeni Gelişmeler ve İfadeler
Ankara'da bir TÜVTÜRK araç muayene istasyonunda yaşanan ve Türkiye'yi yasa boğan olayla ilgili yeni detaylar ortaya çıktı. Basit bir lamba tartışmasıyla başlayan hadise, 44 yaşındaki polis memuru Melih Okan Keskin'in onlarca kişinin saldırısına uğraması ve hayatını kaybetmesiyle trajik bir sona ulaştı. Eşi Emel Keskin'in feryatları ve zanlıların mahkemedeki ifadeleri, olayın vahşet boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Olayın Başlangıcı ve Gelişimi
Emel Keskin, eşinin pazartesi günü araç muayenesi için istasyona gittiğini belirterek, "Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar. Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve içeri geliyor" dedi. Ancak görevlilerin "Artık geçti, burada kamera kaydı vardı; ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez" şeklindeki sözleriyle alaycı bir tavır sergilediklerini ifade etti.
Keskin, eşinin yetkili arayışı sırasında bir bayan mühendisle görüşürken ağız dalaşı çıktığını ve ardından 20-30 kişinin toplanarak eşini darbetmeye başladığını anlattı. "Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbedildi" diyerek olayın şiddetini vurguladı.
İstasyon Bahçesindeki İkinci Saldırı ve Hastane Süreci
Olayın devamında eşinin darp raporu almak için 112'yi ararken, bir kişinin aracı bilerek üzerine sürdüğünü ve kamera kayıtlarında ayağının ezildiğinin görüldüğünü belirtti. "Sonra eşim telefon görüşmesi yaparken araçtan inen şahıs şiddetli bir yumruk attı. Eşim bu darbeyle sarsıldı, düşmedi, kendini toparladı" ifadelerini kullandı.
Melih Okan Keskin'in tek başına hastaneye giderek tomografi çektirdiğini ve beyin kanaması teşhisi konulduğunu aktaran Emel Keskin, doktorların ameliyatın riskli olduğunu, felç kalma ihtimalinin bulunduğunu söylediklerini dile getirdi. Ameliyata girerken eşinin elini öperek "Seni seviyorum, kendine iyi bak, çocuklarıma iyi bak" dediğini anlattı.
Acılı Eşten Örtbas İddiası ve Adalet Talebi
Emel Keskin, olayda sadece bir kişinin tutuklandığını, firmanın "Bizim personelimiz değil, eski personelimiz" açıklamasını yaptığını ancak bunun doğru olmadığını savundu. "Olayın daha çok araştırılmasını ve aydınlanmasını istiyorum" diyerek adalet çağrısında bulundu.
Şirket avukatlarının olaya karışan 25-30 kişiyi temsil ettiğini, mağdur olmalarına rağmen zanlıların şikayetçi olduğunu belirtti. "20 kişinin darbettiği bir insan orada tek başına bırakıldı. Kocaman bir şirket olayı örtbas etmeye çalışıyor" ifadelerini kullandı.
Zanlıların Mahkemedeki İfadeleri
Nöbetçi mahkemede ifadesi ortaya çıkan şüpheli S.A., "Şahsın bana saldıracağını düşünerekten yumruk attım" dedi. Diğer şüpheli M.Y. ise olay anında bağrışmalar duyduğunu, çalışma arkadaşlarıyla birlikte müdahale ettiğini ancak Keskin'i darp etmediğini iddia etti. "Ben Melih Okan Keskin'i kesinlikle darp etmedim" beyanında bulundu.
TÜVTÜRK'ten Açıklama ve Son Gelişmeler
Olayın kamuoyunda yarattığı infialin ardından TÜVTÜRK Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, olaya karıştığı tespit edilen tüm çalışanların iş akitlerinin feshedildiği ve iç soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğü bildirildi.
Polis memuru Melih Okan Keskin için düzenlenen törenin ardından cenazesi toprağa verildi. Olayla ilgili gözaltına alınan 2 şüpheliden biri tutuklanırken, diğeri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Emel Keskin, eşinin ardında 2 çocuk bıraktığını, hayallerinin yarım kaldığını vurgulayarak adalet talebini yineledi.