Uyuşturucu Sonrası Ölüm ve Bavulla Ceset Taşıma Skandalı: Zekeriya T. İtiraf Etti
İstanbul'un Eyüpsultan ilçesinde, Nurtepe viyadüğü altında 26 Ocak 2026 tarihinde saat 16.30 sıralarında çevredekilerin ihbarı üzerine polis ekipleri, Abdülsamet Temur adlı tesisatçının cansız bedeniyle karşılaştı. Cesedin cebinde yapılan aramada uyuşturucu madde ve şırıngalar bulunurken, olay polis kayıtlarına 'şüpheli ölüm' olarak geçti. İki gün önce ağabeyi tarafından kayıp başvurusu yapılan Temur'un ölümü, başlangıçta intihar veya doz aşımı izlenimi verse de, polisin dikkatli incelemeleri soruşturmanın seyrini değiştirdi.
Polis İncelemesi Şüpheleri Artırdı
Cinayet Büro Amirliği tarafından yürütülen soruşturmada, polis ekipleri olay yerinde dikkat çekici detaylar tespit etti. Çamurlu bölgede bulunan cesedin ayaklarında hiç çamur izi olmaması ve uyuşturucu kullanımına dair herhangi bir kanıt bulunmaması, ölümün doğal olmadığına işaret etti. Bu bulgular, Temur'un başka bir yerde öldürülüp cesedin buraya taşındığı şüphesini güçlendirdi.
Görüntüler ve Bavul İpuçları
Polis, Abdülsamet Temur'un ortadan kaybolduğu gün işe gittiğini ve akşam saatlerinde Taksim, Cihangir'de bir eve girdiğini belirledi. Eve giriş görüntülerine ulaşan ekipler, çıkış kaydı bulamadı. Operasyon sırasında, evi birkaç günlüğüne kiralayan Zekeriya T. adlı şahsın sürekli girip çıktığı, son olarak boş bir bavulla içeri girdiği ve ertesi gün zorlukla taşıdığı aynı bavulla dışarı çıktığı tespit edildi. Şüphelinin otomobiline koyduğu bavulla cesedin bulunduğu yere doğru hareket ettiği belirlenerek, deliller toplandı ve Zekeriya T. gözaltına alındı.
Zekeriya T.'nin Çarpıcı İtirafları
Polisteki sorgusunda suçunu itiraf eden Zekeriya T., ifadesinde şu açıklamalarda bulundu: "Sosyal medya üzerinden tanışmıştık. Birlikte uyuşturucu içmek için benim kiraladığım evde buluştuk. Uyuşturucu kullanıp sohbet ettik. Ancak daha sonra ikimiz de aldığımız uyuşturucunun etkisiyle bayılmışız. Sabah kalktığımda onu hareketsiz görünce kontrol ettim. Öldüğünü anlayınca paniğe kapıldım." Şüpheli, olayın kendi üzerine kalacağı korkusuyla cesetten kurtulmak için bir plan yaptığını belirtti.
Asayiş Şube Müdürlüğü'nde verdiği ifadede, "Olay benim üzerime kalır diye korktum. Bunun için cesetten kurtulmak için bir plan yaptım. Kendi evime giderek bir bavul aldım. Onu kiraladığım eve götürerek cesedi bavulun içine koydum. Olaya doz aşımı ya da intihar süsü vermek için ceplerine uyuşturucu madde ve şırıngaları koymuştum. Daha sonra öncesinde keşif yaptığım Nurtepe viyadüğünün altına cesedi bırakarak oradan kaçtım" dedi.
Şüphelinin Beklentileri ve Sonuç
Zekeriya T., olayın peşine kimsenin düşmeyeceğini düşündüğünü ifade ederek, "Ben kimsenin olayın peşine düşmeyeceğini tahmin ettim. Olay intihar ya da aşırı dozdan ölüm olarak düşünülüp kapanır sandım. Cep telefonunu da benimle ilişkilendirmesinler diye yanıma almıştım. Polisleri karşımda görünce şaşırdım" dediği öğrenildi. Emniyette işlemleri tamamlanan şüpheli, adliyeye sevk edildi. Cesetle ilgili alınan örneklerin adli tıp kurumunda incelenmesi sürerken, kesin ölüm sebebinin bu incelemelerin ardından belirleneceği bildirildi.
Bu vaka, uyuşturucu kullanımının trajik sonuçlarını ve şüphelilerin olayı örtbas etme çabalarını gözler önüne sererken, polisin titiz soruşturması sayesinde gerçeklerin ortaya çıktığını vurguluyor. Sürecin adli makamlarda devam etmesi bekleniyor.