Yalova'da 1 Milyon Liralık İnfaz: Muhbirlik Yaptığı İddiasıyla Simitçi Öldürüldü
Yalova'da yaşanan şok edici bir olayda, 15 ay önce evine girerken saldırıya uğrayan simitçi Ramazan Elkıtay'ın, Barış Boyun Çetesi tarafından muhbirlik yaptığı gerekçesiyle 1 milyon lira karşılığında öldürtüldüğü ortaya çıktı. İddiaya göre, çete üyeleri tarafından talimat verilen bu cinayet, organize suç dünyasının karanlık yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Talimat Çeteden Geldi: Tetikçilere 1 Milyon Lira ve Kaçış Sözü
Tutuklanan şüpheliler hakkında Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. İddianameye göre, saldırı talimatını Barış Boyun Çetesi üyesi olan ve Yunanistan'da bulunan S.Ö. ve V.A. ile İstanbul'da bulunan H.B. verdi. Çetenin, Elkıtay'ı öldürmeleri karşılığında 1 milyon lira ve Yunanistan'a kaçırılma sözü verdiği iki tetikçi, olaydan bir gün önce talimatı veren çete üyeleriyle görüntülü görüşme yaptı.
Saldırıda kullanacakları silahı İstanbul'dan temin eden tetikçiler, olay günü Yalova'ya gelerek Elkıtay'ın simit tezgâhı ve evinin bulunduğu bölgede detaylı bir keşif gerçekleştirdi. Elkıtay'ın akşam saatlerinde eve girdiği sırada pusu kuran tetikçiler, kurbanı beş kurşunla öldürdü. Bu planlı saldırı, organize suç örgütlerinin ne kadar acımasız ve metodik hareket edebildiğini gösteren çarpıcı bir örnek oldu.
Muhbirlik Yaptığı İçin İnfaz Edildi: Aile ve Tanıkların İfadeleri
Ramazan Elkıtay'ın eşi, olaydan önceki süreci anlatırken, eşinin son bir aydır tedirgin olduğunu ve 3-4 yıl önce gayrimeşru işlerle uğraşan insanlarla görüştüğünü belirtti. Tanık G.E. ise, Elkıtay'ın önceleri çete üyeleri H.B., V.A. ve S.Ö. adına çalıştığını, ancak daha sonra aleyhlerine muhbirlik yaptığı için öldürüldüğünü ifade etti. Bu ifadeler, cinayetin arkasındaki motivasyonun kişisel bir hesaplaşmadan ziyade, çetenin güvenlik endişeleri nedeniyle gerçekleştirildiğini ortaya koyuyor.
Yargı Süreci: Tetikçilere Ağır Ceza Talepleri
Dava kapsamında, tetikçiler A.F. ve K.B. hakkında "kasten öldürme" ve "suç örgütüne üye olmak" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Ancak, suç tarihinde 18 yaşından küçük olmaları nedeniyle, yasal düzenlemelere uygun olarak 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Ayrıca, sanıkların suç örgütü üyeliğinden dolayı 5'er yıl hapis cezası istenerek, adli sürecin ciddiyeti vurgulandı.
Bu dava, organize suçla mücadelede yargının kararlılığını ve genç bireylerin suç örgütlerine karışmasının yol açtığı trajik sonuçları gözler önüne seriyor. Olay, toplumda infaz cinayetlerinin artan endişesini ve güvenlik sorunlarını yeniden gündeme getirdi.



