TikTok'ta Kız Çocukları Arasında 'Suçlu Sevgili' Yarışı Endişe Yaratıyor
TikTok'ta Kız Çocukları Arasında 'Suçlu Sevgili' Yarışı

Sosyal medya platformu TikTok'ta kız çocukları arasında yayılan ve suçlu sevgililerin övüldüğü endişe verici akım, her geçen gün daha da büyüyor. Yeni Şafak'ın daha önce de gündeme getirdiği "Kız çocukları ve suçlu sevgilileri" başlığı altındaki paylaşımlar, bu kez "Kimin sevgilisi daha suçlu, daha tehlikeli" şeklinde bir yarışa dönüşmüş durumda.

Hukuki ve Psikolojik Riskler Uzmanları Alarma Geçirdi

Sosyal medya paylaşımlarında yer alan ifadelerde, "Benim sevgilim bütün kavgalarıma geliyor. Benim manitam emanetsiz gezmez, herkesi atar keser, sen de çağırsana manitanı" gibi söylemler dikkat çekerken, uzmanlar söz konusu içeriklerin hem hukuki hem de psikolojik açıdan ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti. Bu durum, toplumda derin bir endişe yaratıyor ve acil önlemlerin alınması gerektiğini gösteriyor.

Hangi Suçun Övüldüğü de Önemli

Avukat Fehmi Ünsal Özmestik, suçun ve suçlunun övülmesinin Türk Ceza Kanunu'na göre suç teşkil edebileceğini belirterek, özellikle cezası kesinleşmiş kişilerle ilgili yapılan paylaşımların hukuki sonuçları olabileceğini söyledi. Bir kişinin suçu kesinleşmiş ve cezasını çekiyorsa, o suçun veya işlenen suçtan kaynaklı suçlunun alenen övülmesinin suçu ve suçluyu övme kapsamına girdiğini anlatan Özmestik, şu uyarılarda bulundu:

"Bu paylaşımlar kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlike oluşturuyorsa iki yıla kadar hapis cezası gündeme gelebilir. Paylaşımlarda suçun niteliğine göre özendirme varsa burada ayrı bir suç olur. Spesifik olarak hangi suçun olduğu, neden övüldüğüne bakılması gerekir. O video içeriklerine göre de farklı suçlar oluşabilir."

Toplumsal Ahlak Boyutu da Tartışılmalı

Masumiyet karinesine dikkat çeken Özmestik, tutuklu olup henüz cezası kesinleşmemiş kişilerle ilgili paylaşımların hukuken farklı değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Ancak meselenin yalnızca hukuki boyutla sınırlı olmadığını belirten Özmestik, şu ifadeleri kullandı:

"Burada toplumsal ahlak, kültür, sosyolojik ve psikolojik faktörler de ciddi şekilde tartışılmalı. 'Benim sevgilim şu suçtan yatıyor' diyerek bundan gurur duyulması, hukukun ötesinde toplumsal bir soruna işaret ediyor."

Özmestik ayrıca cezaevindeki görüşmeler sırasında çekilen görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasının da hukuki açıdan problemli olabileceğini belirterek, bu konuda daha net düzenlemelere ihtiyaç duyulabileceğini dile getirdi.

Hapishane Üzerinden Erkekliğin İspatı

Çocuk ve Ergen Psikoloğu Zeynep Kayhan ise suçun görünürlük kazanmasının çocuklar üzerinde derin etkiler bıraktığını belirterek, şu açıklamaları yaptı:

"Failin isminin, yüzünün ve hikâyesinin tekrar tekrar dolaşıma sokulması, hapishanenin bir korku alanı değil, 'erkekliğin ispatı' gibi anlatılması çocukların zihninde suçu sıradanlaştırıyor."

Ergenlik döneminde kimlik arayışının ön planda olduğuna dikkat çeken Kayhan, şunları ekledi:

"Çocuklar 'kimim, neredeyim, nasıl fark edilirim' sorularına yanıt arıyor. Güç, statü ve ait olma ihtiyacı suç figürleri üzerinden karşılanabiliyor. Özellikle duygusal ihmal, suçun ve şiddetin normalleştiği çevreler ve sosyal medyada suçlunun yüceltilmesi çocuklar için ciddi riskler barındırıyor."

Gençlik Akımı Değil Toplumsal Alarm

Asıl sorunun çocukların davranışlarından çok yetişkinlerin dili ve tutumları olduğunu vurgulayan Zeynep Kayhan, şu önemli mesajı verdi:

"Çocukların suçla kurduğu bu tehlikeli bağ, bir 'gençlik akımı' değil, toplumsal bir alarmdır. Ve bu alarm, suçlulara gereken cezayı vermekle beraber; dili değiştirerek, rol modelleri sorgulayarak ve çocukların duygusal ihtiyaçlarını görerek susturulabilir."

Kayhan, "Çocuklar neden suça ilgi duyuyor?" sorusunun son günlerde sıkça sorulduğunu, ancak asıl sorulması gerekenin "Biz yetişkinler çocuklara neyi ilgi çekici hâle getiriyoruz?" olduğunu belirtti. Çözümün sansürden değil; rehberlikten, medya sorumluluğundan, aile ve okul iş birliğinden ve erken psikolojik destekten geçtiğini ifade etti.