Burdur'da Üniversiteliye Dolandırıcıdan İş Teklifi: 'Sizi de Avukat Yapalım'
Dolandırıcıdan İş Teklifi: 'Sizi de Avukat Yapalım'

Burdur'da yaşanan trajikomik bir olay, telefon dolandırıcılığının ulaştığı boyutları gözler önüne serdi. Üniversite öğrencisi 22 yaşındaki Elif Manış, kendisini arayan bir dolandırıcıyla karşı karşıya kaldı. Dolandırıcı, genç kızı kandıramayacağını anlayınca beklenmedik bir teklifle geldi: "Sizi de avukat yapalım."

Dolandırıcılıktan İş Teklifine

Olay, 24 Ocak 2026 Cumartesi günü gerçekleşti. Elif Manış, dolandırıcının aramasıyla başlayan süreçte tüm kimlik bilgilerinin karşı tarafın elinde olduğunu fark etti. Ne yapacağını şaşıran Manış, yaşadıklarını sosyal medya hesabından paylaşarak kamuoyuyla paylaştı. Dolandırılmaya çalışılırken, dolandırıcının özgüveni dikkat çekti.

Siber Güvenlik ve Kimlik Bilgileri Sorunu

Devletimiz, telefon ve internet dolandırıcılarına karşı sürekli önlemler alıyor ve siber güvenlik çalışanı sayısını artırıyor. Ancak bu sorun bir türlü çözülemiyor. GSM operatörlerinden bankalara, TV platformlarından sigorta şirketlerine kadar resmi veya özel birçok kurumda kimlik bilgilerimizle işlem yapıyoruz. Bu nedenle vatandaşlık bilgilerimiz birçok yerde depolanıyor.

Ne yazık ki bu bilgiler, resmi veya özel kurumlarda çalışan bazı kötü niyetli kişiler tarafından para karşılığı satılabiliyor. Hatta bazı şirketler, kendi aralarında müşteri bilgilerini paylaşıyor. Özel şirketler ve devlet kurumlarının sistemlerine defalarca sızma olduğu, kimlik bilgilerimizin çalındığı biliniyor.

Çözüm Önerisi: TC Kimlik Numaralarının Değiştirilmesi

Çalınan bilgilerle insanların adlarına şirketler kuruluyor, senetler imzalanıyor. Profesöründen asgari ücretli çalışanına kadar birçok kişinin mobil banka hesaplarına sızılıyor veya telefondan dolandırılıyor. Bu nedenle tüm vatandaşların TC kimlik numaralarının değiştirilmesi öneriliyor. Bu teknik açıdan zor bir işlem olsa da yapılırsa, dolandırıcıların elindeki kimlik bilgileri işe yaramaz hale gelir. Bilgisayara reset atmak gibi bir etki yaratabilir.

Tarımdaki Vahşi Sulama Sorunu

Heinrich Böll Stiftung Derneği'nin hazırladığı 'Toprak Atlası-2025' raporunda çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Türkiye'de her yıl 642 milyon ton verimli üst toprak yok oluyor. Sulanan tarım alanlarının üçte birinde tuzluluk sorunu bulunuyor. Toprağın yüzde 70'i organik madde yönünden zayıf, yüzde 26'sı da yüksek çölleşme riski altında.

Türkiye'deki su kıtlığının en önemli nedenlerinden biri, suyun yüzde 77'sinin tarımda vahşi ve bilinçsizce kullanılması. Fazla ve bilinçsiz sulama sonucu tuzlanma alanları 1,5 milyon hektarı geçmiş durumda. Susuzluk, toprağın kalitesinin düşmesi ve tarımda verimin azalması hayati sorunlar yaratıyor. Ekonomiyi de olumsuz etkileyen, tarım ürünlerinin fiyatlarını yükselten bu sorunu çözmek için katı kurallara ihtiyaç var.

Güneş Paneli Zorunluluğu Tartışması

İngiltere'de yeni evlerin çatısına güneş paneli kullanılması zorunlu hale getiriliyor. 'Warm Homes Plan' adı verilen bu program, milyonlarca hanede çatı tipi güneş enerjisi sistemleri, batarya depolama çözümleri ve ısı pompalarının kurulmasını desteklemeyi amaçlıyor. Hükümet, bu adımın 2030'a kadar çatı üstü güneş enerjisine sahip konut sayısını üç katına çıkarma potansiyeline sahip olduğunu vurguluyor.

Böylece konutlarda enerji verimliliği artacak ve yenilenebilir enerji kullanımı yaygınlaşacak. Konutlar kendi elektrik ve ısısını üreteceği için faturalar düşecek. İngiltere ortalama olarak yılda 1.500 ile 1.800 saat arasında güneş ışığı alırken, Türkiye yılda ortalama 2.600 ila 3.000 saat arasında güneş alıyor.

Yağmurun hiç eksik olmadığı, kasvetli havasıyla bilinen İngiltere bile güneş ışığından sonuna kadar faydalanmaya çalışırken, Türkiye'de yeni binalara güneş paneli koyulması neden zorunlu olmuyor? Ülkemizde 5 bin metrekareden büyük yapıların, kullandığı enerjinin en az yüzde 5'inin yenilenebilir enerji kaynaklarından olması zorunlu. Ancak bu daha çok fabrika veya büyük kompleks yapılar için getirilmiş bir zorunluluk.

Türkiye'de de metre karesine bakılmaksızın çatısı uygun olan her yapılacak yeni binaya güneş paneli zorunluluğu getirilmeli. Böylece karbon salınımı düşer, daha temiz havaya kavuşuruz. Ayrıca doğalgaz ve elektrik faturaları da düşer. Aklın yolu bir!

Futbolda Tempo Nasıl Artar?

Önceki gün Fenerbahçe, UEFA Avrupa Kupası'nda sezonun en zor karşılaşmasını oynadı. Rakibi bu sezon Arsenal, Liverpool, Manchester United'ı yenmeyi başaran, Premier Lig üçüncüsü Aston Villa'ydı. Fenerbahçe statü gereği yeni transferleri Musaba ve Guendouzi'yi oynatamadı ve rakibine göre daha fazla eksikle sahaya çıktı.

Buna rağmen Fenerbahçe sezonun en mücadeleci oyunlarından birini sahaya yansıttı. Temposu Süper Lig'in iki gömlek üstü olan, müthiş keyifli bir maç izledik. Maçın keyifli ve tempolu geçmesinin en büyük nedeni ise Portekizli hakem Luis Godinho'nun varlığıydı.

Godinho, sakatlık numarası yapanlara, kendini yere atanlara hiç aldırış etmedi. Sertliğe belli oranda müsaade etti. Böylece top hep oyunda kaldı ve maç nefes kesen bir tempoda oynandı. Takımlarımızın Avrupa'da başarısız olmasının en önemli nedenlerinden biri Türk hakemleri olabilir.

Hakemlerimiz biraz da üzerlerindeki büyük baskı yüzünden oyunun sürekli durmasına izin veriyorlar, en küçük temasa faul çalıyorlar. Bu baskıyı kaldırmak için hakemlerin yanında olmalıyız ve onların da futbolcular gibi hata paylarının olduğu algısını oluşturmalıyız. Maçların keyifli ve tempolu geçmesi için hakemler kimseden korkmamalı.

Bu iş biraz da taraftarda bitiyor. Kendini yere atan rakip futbolcuya kızarken, kendi takımında aynısını yapanı destekliyor. Bu ikiyüzlülük olduğu sürece kendini yere atan çok olur. Taraftar "Bu maçı izlemek için para verdim. Sahtekârlık değil güzel futbol istiyorum" diye talepte bulunmalı ve bunu futbolculara hissettirmeli.