Yabancı uyruklu kişileri hac ve umreye götürme vaadiyle 28 bin dolar dolandırdığı iddia edilen firari sanık İ. T.'nin yargılanmasına Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Duruşmaya müşteki A.J. katılırken, sanık hakkında çıkarılan yakalama emrinin henüz infaz edilmediği öğrenildi.
Müşteki A.J.'nin ifadesi
Duruşmada söz verilen müşteki A.J., Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nden olduğunu belirterek, bölgede yaşayan babasının arkadaşlarının hac için kendisinden yardım istediğini anlattı. İstanbul'da araştırma yaptığını ve sanığın iş yerinde bu tür işlemler yapıldığını öğrendiğini aktaran A.J., "İş yerine gittim, kendisiyle görüştüm. Bana Suudi Arabistan'a vize çıkartabileceğini ve bu işi kişi başı 3 bin 500 dolara yapacağını söyledi. Sonra durumu Doğu Türkistan'daki babama anlattım" dedi.
Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nden hacca gitmenin yasak olması nedeniyle bu kişilerin işlemleri için Türkiye'ye geldiğini belirten A.J., gelenleri 15 Temmuz 2016'da sanığın iş yerine götürdüğünü ve pasaportlarını teslim ettiğini ifade etti. A.J., "Birkaç kez olmak üzere toplamda 28 bin doları vize işlemleri için sanığa verdim. Sanık, vize işlemlerinin 15 gün içinde halledileceğini söylemişti. Ancak aradan geçen sürede işlemler yapılmadı. Biz sürekli sıkıştırmamıza rağmen bir gelişme olmadı. 6 ayın sonunda pasaportları geri aldık ama vize alamadık" şeklinde konuştu.
Gelen kişilerin paralarını alamaması nedeniyle kendisini sorumlu tuttuklarını aktaran A.J., tüm birikimini kaybettiğini ve çok mağdur olduğunu belirterek sanıktan şikayetçi olduğunu söyledi. Mahkeme heyeti, sanık hakkındaki yakalama emrinin infazının beklenmesine karar vererek duruşmayı erteledi.
İddianamedeki suçlamalar
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık İ. T.'nin iş yeri açarak özellikle Doğu Türkistanlı ve yabancı uyruklu kişilerin pasaport, hac ve umre vize işlemleriyle ilgilendiği, müşteki A.J.'nin hac için sanığa başvurduğu ve bin dolar ödediği kaydediliyor. Sanığın, vize alamayacağını bildiği halde dolandırma amacıyla, tanıdıklarını da hacca gönderebileceği vaadinde bulunarak müştekiyi kandırdığı aktarılıyor.
İddianamede, sanığın Afrika ülkelerinde oturum alacağını ve bu oturum üzerinden hac vizesi temin edilebileceğini söyleyerek müştekiyi ikna ettiği belirtiliyor. A.J.'nin diğer mağdurlara ait toplam 15 pasaportla biner dolar parayı sanığa teslim ettiği, daha sonra da başka mağdurlardan temin ettiği pasaportlarla birlikte toplamda 28 bin doları sanığa verdiği ifade ediliyor. Müşteki ve diğer mağdurların pasaportlarını vizesiz iade eden T.'nin ortadan kaybolduğu, yapılan tebligatlara rağmen savunmasının alınamadığı anlatılıyor.
İddianamede, sanık İ. T.'nin "dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık" ve "tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı" suçlarından 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.



