Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bakanlığın deprem bölgesindeki yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Libya askeri heyetini taşırken Ankara'da düşen uçağa yönelik inceleme çalışmaları hakkında da önemli açıklamalar yaptı. Uraloğlu, kazanın detaylarını ve teknik araştırma sürecini kamuoyuyla paylaştı.
Kara Kutu İncelemelerinden Çıkan Sonuçlar
Uraloğlu, uçağın karakutusundaki incelemelere ilişkin bilgi verirken, uçağın kuleyle acil durum çağrısından önce ve sonra sürekli görüşme yaptığını belirtti. Pilotların elektrik arızası yaşadığından bahsettiğini ifade eden Uraloğlu, bir süre sonra havalimanına dönme talebini ilettiklerini aktardı. Bu talebi iletmek için havacılıkta kullanılan "PAN-PAN, PAN-PAN, PAN-PAN" çağrısını yaptıklarını söyledi.
Kazanın Gelişim Süreci
Bu çağrıdan sonra kulenin uçağı yönlendirme çalışmalarına başladığını kaydeden Uraloğlu, uçaktaki sistemlerin tamamen devre dışı kalması nedeniyle manuel yönlendirme çabalarının başladığını anlattı. Dönüş yoluna geçtikten sonra Esenboğa Havalimanı'nda tüm uçuş ve kalkışların durduğunu hatırlatan Uraloğlu, son aşamada pilotun en üst seviyedeki acil durum çağrısı olan "MAYDAY" çağrısını yapmamakla birlikte, özel bir tuşu devreye aldığını ifade etti.
Uraloğlu, "Bu çağrıyı da kule esasında bir anlamda görmüş oluyor. Ancak yeterince irtifaya inip havalimanına yaklaşıncaya kadar Haymana'da kaza-kırıma uğruyor." dedi. Uçaklarda iki tane cihaz olduğunu, birinin veri kaydı yaptığını, diğerinin ise ses kaydı yaptığını belirten Uraloğlu, kara kutu olarak adlandırılan bu cihazların her ikisinin de ağır hasarlı olduğunu ve fotoğraflarını gördüğünü söyledi.
Jeneratör Arızaları ve İletişim Kaybı
Uraloğlu, ses kayıt cihazından elde edilen bilgilere göre, uçağın 23 Aralık 2025 saat 20.17'de havalandığını ve üç motorlu bir uçak olduğunu aktardı. Sadece 2. dakikada pilotların ikinci jeneratörün devre dışı kaldığını, yaklaşık 13-14 saniye sonra üçüncü jeneratörün devre dışı kaldığını söylediğini, ancak birinci jeneratörle ilgili bilgi olmadığını belirtti.
Konuşmalar devam ettiğinde, tüm jeneratörlerin devre dışı kaldığını, sonra tekrar sistemin geldiğini bahsettiklerini kaydeden Uraloğlu, pilotların kuleyle yapılan görüşmede havalimanına geri dönüş talebinde bulunduklarını ifade etti. Uçağın havalanmasından itibaren toplam 37 dakikalık bir süreç olduğunu ve yaklaşık 27-28. dakikaya kadar uçakla sürekli irtibat halinde olunduğunu, uçağın havalimanına yönlendirildiğini anlattı.
İnceleme Süreci ve Uluslararası İşbirliği
27. dakikadan itibaren uçakla sağlıklı iletişim kurulamadığını dile getiren Uraloğlu, irtifa kaybettiği için radarlarda nispeten göründüğünü, sonrasında kaybolmaya başladığını ve en son 37. dakikanın sonunda uçağın düştüğünü söyledi. Ağır hasarlı cihazları dünyada sadece Rusya, İngiltere, Fransa ve ABD olmak üzere dört ülkenin çözebildiğini kaydeden Uraloğlu, Libya tarafıyla yapılan istişareler sonucunda, Fransa'nın üretici ülke olması sebebiyle İngiltere'de incelenmesi kararının verildiğini açıkladı.
Uraloğlu, Bakanlığın kaza-kırım ekiplerinin uçağın düştüğü noktadaki tüm incelemelerden İngiltere'deki işlemlere refakat edinceye kadar süreci takip ettiklerini belirtti. Ses kayıt cihazının incelemesinin tamamlandığını ve tüm bilgilerin alındığını, hasarın giderildiğini ifade eden Uraloğlu, veri kayıt cihazının (FDR) ise çok eski ve ciddi hasarlı olduğunu, şu ana kadar ondan bilgi elde edilemediğini söyledi.
Adli Süreç ve Nihai Karar
Olayla ilgili soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürüdüğünü vurgulayan Uraloğlu, tüm incelemelerin onların bilgisi dahilinde yürütüldüğünü kaydetti. "İlk jeneratör veya ikinci jeneratör arızasından sonra uçağın havalimanından çok uzaklaşmadan geriye dönme talebi olsaymış problem olmayacakmış gibi yorumlar yapabiliyoruz." diyen Uraloğlu, sistemlerin tamamen devre dışı kalıncaya kadar süreçteki olayların ses kayıt cihazından çözümlendiğini, ancak nihai kararın adli kovuşturma ve bilirkişi raporları sonucunda verileceğini belirtti.
Uraloğlu, "Buradaki sebep birazcık daha netleştirilmiş, kesinleştirilmiş olacak. Ses kayıt cihazındaki bilgiler uçağın düşüş sebebiyle ya da süreciyle ilgili bize yeterince bilgi veriyor. Oradan ilave bir bilgi çıkarsa onu da yine adli makamlara teslim edeceğiz." şeklinde konuştu. Bu açıklamalar, kazanın teknik ve operasyonel boyutlarına ışık tutarken, soruşturma sürecinin titizlikle devam ettiğini gösteriyor.