Diyarbakır'daki Yangın Faciasında İtfaiyeci İfadesi: Merdiven Aracı Arızalı Çıktı
Diyarbakır'ın Bağlar ilçesi Fırat Mahallesi 564'üncü Sokak'ta bulunan 13 katlı bir apartmanda, geçen yıl 5 Haziran akşamı meydana gelen yangında, anne Bircan Çavdar (36) ile çocukları Yunus Emre (12), Zeynep (4) ve Elif Çavdar (10) hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili davada, itfaiye personelinin verdiği ifadeler, müdahaledeki zorlukları ve teknik sorunları gözler önüne serdi.
Yangın ve Kurtarma Çalışmaları
Elektrik şaft boşluğundan çıkan yangın, binanın merdiven boşluklarını dumanla kapladı. İtfaiye ekipleri, sepetli vinç ve yakındaki bir nakliye şirketinin eşya taşıma asansörünü kullanarak binadakileri tahliye etti. Toplam 17 kişi ambulanslarla hastaneye kaldırıldı, ancak anne ve üç çocuğu kurtarılamadı. Cenazeleri, Yeniköy Asri Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'nın raporuna göre, yangına 11 araç ve 44 personelle müdahale edildi, 50 ton su kullanıldı. Raporda, yangının elektrik tesisatının yanması sonucu çıktığı belirtildi.
Dava Süreci ve İtfaiyeci İfadesi
Soruşturma kapsamında 18 sanık hakkında 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası talep edildi. İlk duruşmada tutuklu 3 sanık tahliye edildi, böylece tutuklu sanık kalmadı.
İkinci duruşmada, itfaiye personeli F.Y. ifade verdi. F.Y., "Bize yapılan ihbar, daire yangını şeklindeydi; binanın tümünde yangın olduğunu bilmiyorduk" dedi. Ayrıca, müdahale sırasında kullanılması planlanan 54 metrelik merdivenli aracın elektronik arıza nedeniyle çalışmadığını belirtti. "Olay yerine vardığımızda, bu araçta elektronik bir arıza çıktığı için onun kullanılamadığını sonradan öğrendim" ifadelerini kullandı.
Müdahaledeki Zorluklar
İtfaiyeci, yangının birden fazla katta çıkması nedeniyle müdahalenin zor olduğunu vurguladı. "Yangın büyük olduğu ve tüm katlarda çıktığı için aynı anda müdahale edilmesi mümkün değildi" diye konuştu. 42 metrelik başka bir merdivenli araçla balkonlarda bekleyen vatandaşları kurtardığını, ancak oksijen tüplerinin sınırlı mesafesi ve zaman kısıtlamaları nedeniyle zorlandıklarını anlattı.
Duruşmada, sanık S.Y. hakkındaki yakalama emri kaldırılırken, adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına karar verildi. İstanbul Teknik Üniversitesi'nden (İTÜ) istenen bilirkişi raporunun beklenmesine hükmedildi ve duruşma 4 Haziran'a ertelendi.
Bu facia, yangın güvenliği ve acil müdahale sistemlerindeki eksiklikleri bir kez daha gündeme getirdi. Davanın sonucu, benzer olayların önlenmesi açısından önem taşıyor.



