Sıla Pehlivanoğlu'nun Ölümüyle Sonuçlanan Kazada 'Asli Kusur' Kararına Ailenin İtirazı
Motosiklet Kazasında 'Asli Kusur' Kararına İtiraz

Motosiklet Kazasında Hayatını Kaybeden Öğrenciye 'Asli Kusur' Kararı

Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde, 28 Aralık 2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası, üzücü bir ölümle sonuçlandı. Namık Kemal Üniversitesi Hukuk Fakültesi 3'üncü sınıf öğrencisi Sıla Pehlivanoğlu, evden yemek almak üzere çıktığı sırada kullandığı 22 ADV 295 plakalı motosiklet ile karşı yönden gelen A.Ç.'nin kullandığı 59 AHZ 560 plakalı motosikletle çarpıştı. Yaralanan Pehlivanoğlu, ambulansla Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı ve yoğun bakımda tedavi altına alındı. Ne yazık ki, 4 Ocak 2025'te yaşamını yitiren genç öğrenci, memleketi Edirne'nin Keşan ilçesinde toprağa verildi. Kazanın diğer sürücüsü A.Ç. ise gözaltına alındıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Mahkeme Sürecinde 'Asli Kusur' Belirlemesi

Sanık A.Ç. hakkında, Tekirdağ 6'ncı Asliye Ceza Mahkemesi'nde 'Taksirle ölüme neden olma' suçundan dava açıldı. Hazırlanan iddianamede, sanık motosiklet sürücüsü A.Ç. 'tali kusurlu', ölen Sıla Pehlivanoğlu ise 'asli kusurlu' olarak değerlendirildi. Davanın görülen ikinci duruşmasında, Pehlivanoğlu ailesinin avukatı, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sundu. Duruşma savcısı, soruşturma ve kovuşturma sırasında sanık hakkında farklı raporlar bulunduğunu belirterek, çelişkilerin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu uzmanlar kurulundan ayrıca rapor alınmasını talep etti. Ancak mahkeme heyeti, bu talebi reddederek duruşmayı erteledi.

Ailenin İtirazları ve Adli Süreçteki Çelişkiler

Sıla Pehlivanoğlu'nun annesi, emekli hemşire Emel Pehlivanoğlu, kazanın ardından polisler tarafından tutulan kaza tespit tutanağında kızının tamamen suçlu gösterildiğini ifade ederek tepki gösterdi. Pehlivanoğlu, tutanağın tanık ifadeleri, olay yeri incelemesi ve kamera görüntüleriyle uyuşmadığını vurguladı. Yapılan itirazlar sonucu savcılığın dosyayı Adli Tıp Kurumu'na gönderdiğini ve yeniden keşif yapılması kararı alındığını belirtti. Keşifte çarpma noktasının 15 metre geriye geldiğini, ancak yatay olarak hatalı işaretlendiğini ve açıklanamayan 10 santimlik bir fark ortaya çıktığını söyledi. Bu konudaki itirazlarına da cevap verilmediğini ekledi.

Raporda kızının 'asli', sanığın ise 'tali' kusurlu gösterildiğini söyleyen Pehlivanoğlu, tanığın ifadelerinin dikkate alınmadığını dile getirdi. Tanığın, karşı tarafın Sıla'nın şeridine girerek çarpışmaya neden olduğunu ve hızının 80 kilometre olduğunu, kızının ise 20 kilometre hızla gittiğini söylediğini aktardı. Buna rağmen, karşı tarafın hiçbir trafik ihlali yapmadığının kabul edildiğini ve raporun hükme esas alındığını ifade etti. Savcılığın çelişkilerin giderilmesi için yeni bir teknik inceleme raporu istemesine karşın, mahkemenin buna gerek olmadığını belirterek talebi reddettiğini sözlerine ekledi.