Samsun'da Heyelan Faciasında Ailesini Kaybeden Anne Keşifte Gözyaşı Döktü: Hayatımı Mahvettiler
Samsun'da Heyelan Faciasında Ailesini Kaybeden Anne Gözyaşı Döktü

Samsun'da Heyelan Faciasında Ailesini Kaybeden Anne Keşifte Gözyaşı Döktü

Samsun'un Canik ilçesinde meydana gelen heyelan faciasında eşi ve iki kızını kaybeden anne Çiğdem Kaya, mahkeme keşfi sırasında gözyaşlarına boğuldu. Kaya, yaşadığı acıyı "Hayatımı mahvettiler, ailem yok oldu" sözleriyle ifade etti.

Heyelan Faciasının Detayları

Olay, 25 Nisan 2025 tarihinde Canik ilçesi Devgeriş Mahallesi'ndeki bir akaryakıt istasyonunun oto yıkama bölümünde gerçekleşti. Adem Kaya (35), otomobilini yıkarken bitişikteki yamaçta heyelan oluştu. Kopan kaya ve toprak parçalarının altında kalan Adem Kaya ile kızları Açelya Mina (5) ve Alya Kaya (7) hayatını kaybetti. Eşi Çiğdem Kaya (31) ise yaralı olarak kurtarıldı.

Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye polis, sağlık, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi. Üç saat süren çalışmalar sonucunda Adem Kaya ve iki kızının cansız bedenlerine ulaşıldı. Yaralı kurtarılan Çiğdem Kaya, hastanede tedavi altına alındı.

Mahkeme Süreci ve Keşif

Facia sonrasında Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Akaryakıt istasyonu sahibi Mehmet Zeki Gedikli (81) tutuklanırken, mesul müdür K.Y. (62) adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüpheliler hakkında "Taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olma" suçundan 2 ila 15 yıl arasında hapis cezası istendi.

Müşteki tarafından Samsun 1'inci Tüketici Mahkemesi'nde işletme sahibi ve ana firmaya, 2’nci İdare Mahkemesi'nde ise Büyükşehir Belediyesi, Canik Belediyesi, Karayolları Genel Müdürlüğü Samsun Bölge Müdürlüğü ile Devlet Su İşleri Samsun İl Bölge Müdürlüğü'ne tazminat davaları açıldı.

Bugün gerçekleştirilen keşfe mahkeme heyeti, inşaat mühendisi, jeoloji mühendisi, harita mühendisi ve iki iş güvenliği uzmanı bilirkişi katıldı. Keşif sırasında anne Çiğdem Kaya'nın heyelan bölgesine bakarak gözyaşı döktüğü görüldü.

Avukat ve Mağdurun Açıklamaları

Müşteki avukatı Kartal Akcan, keşif sonrası yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Buradaki en büyük eksiklik, 'palyeleme' denilen çalışmanın yapılmamış olmasıdır. Palyeleme olsaydı belki o aile şu an yaşıyor olacaktı. İmar anlamında sıkıntıların olduğu sabittir. Akaryakıt istasyonunun ve ana firmanın kusuru olduğu gibi maalesef belediyelerin de kusuru olduğu kanaatindeyiz."

Anne Çiğdem Kaya ise duygularını şu sözlerle paylaştı: "Olaydan sonra buraya ilk defa geldim. 25 Nisan'da burada bir kıyamet koptu. Cehennem azabı gibiydi. O ateş benim kalbime girdi, sönmüyor. İhmal ve sorumsuzluk yüzünden ailemi kaybettim. Hakkımı kimseye helal etmiyorum. 'Alışveriş merkezi kapatılacak' dediler, kapatılmadı. İnsanlar orada hala alışveriş yapıyor. Benim burada 2 çocuğum öldü. Vicdanınız nasıl el veriyor?"

Sonraki Süreç

Keşif sonrasında tüm kurumların kusur oranlarının tespit edileceği belirtildi. Davaların devam edeceği ve kusurlu bulunan tarafların cezai ve hukuki sorumluluklarının belirleneceği ifade edildi. Bu trajik olay, bölgedeki imar ve güvenlik eksikliklerini bir kez daha gündeme getirdi.