Simav Bölgesinde Bir Yıldır Süren Deprem Aktivitesi Endişe Yarattı
Doç. Dr. Muzaffer Özburan, 11 Nisan'da meydana gelen 4,8 büyüklüğündeki depremin, geçmişte 7'nin üzerinde büyük depremler üretmiş olan Simav Fay Zonu, Emet-Gediz Fay Zonu ve Naşa Fay Zonu arasında kalan kritik bir bölgede gerçekleştiğini açıkladı. Özburan, bölgedeki sismik hareketliliğin geçen yılın nisan ayında başladığını hatırlatarak önemli uyarılarda bulundu.
Bir Yılda 5.500'ü Aşkın Deprem Kaydedildi
Özburan, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şu çarpıcı verileri paylaştı:
- Simav çevresinde geçen yılın 19 Nisan'ından bu yana yaklaşık 5 bin 500 deprem meydana geldi.
- Bu yılın 11 Nisan tarihinden itibaren ise 260 dolayında deprem kaydedildi.
Bu rakamların olağanın çok üzerinde olduğunu vurgulayan Özburan, "Dolayısıyla olağanın dışı bir deprem etkinliğinden söz ediyoruz. Bu nedenle de bir deprem fırtınası olabileceğini söylüyoruz." ifadelerini kullandı.
"Bölge Henüz Sönümlenmiş Değil"
Özburan, Simav-Sındırgı bölgesindeki depremlerin bir yılı tamamladığını, ancak magma sokulumundan kaynaklanan sistemin henüz sönümlenmediğini ve aktif olarak devam ettiğini belirtti. 11 Nisan'daki 4,8 büyüklüğündeki sarsıntının, bu deprem fırtınasının bir parçası olarak devam edebileceğine dikkat çekti.
"Ancak bölgede bu kökenden kaynaklanan daha büyük bir deprem beklemiyoruz. Yani 5-5,5 dolayında maksimuma ulaşan depremler söz konusu oldu ve bu dolayda gelişecek depremler olabilir ki 4,8 de bunun göstergesi oldu. Yani bölge henüz sönümlenmiş değil. Bu minvalde devam ediyor görünüyor." şeklinde konuşan Özburan, yakın gelecekte bu periyoda dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Depremlerin Sığ Olması Hissedilirliği Artırıyor
Bölgedeki depremlerin sığ ve yüzeye yakın olması nedeniyle daha geniş bir alanda şiddetli hissedildiğini vurgulayan Özburan, bu durumun endişeleri artırdığını ifade etti. Ayrıca, deprem aktivitelerinin yakından takip edilmesi ve araştırma ile saha çalışmalarına önem verilmesi gerektiğini söyledi.
Ege Bölgesi'nin İnce Kabuğu Risk Faktörü
Özburan, Simav ve Sındırgı'nın, Ege Bölgesi'nin yer kabuğu kalınlığının en düşük olduğu bölgeler arasında yer aldığını aktardı. "Neden Ege Bölgesi'nde bu magmatik etkinliğin olabileceğinden söz ediyoruz? Çünkü, Ege Bölgesi'nde kabuk kalınlığı daha ince. Doğu Anadolu'ya göre, İç Anadolu'ya göre Ege Bölgesi'nin kabuğu daha ince. Bu nedenle yerin derinliklerinden magma bu bölgeyi zaten zorlar durumda. Ege Bölgesi'nde yer alması nedeniyle Simav da kabuğu en ince yerlerden birisi." açıklamasını yaparak, bölgenin jeolojik yapısının deprem riskini artırdığını belirtti.
Uzman, tüm bu veriler ışığında, bölgedeki sismik aktivitenin dikkatle izlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması çağrısında bulundu.



