İstanbul'da geçtiğimiz günlerde genişleyen bir uyuşturucu ve fuhuş soruşturması, şehrin gözde semtlerinden Bebek'te bulunan lüks bir otelin skandallarını gün yüzüne çıkardı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü operasyon kapsamında, Muzaffer Yıldırım'ın sahibi olduğu Bebek Otel'in, pandemi dönemindeki kısıtlamalara rağmen yasa dışı faaliyetlerin merkezi haline geldiği belirlendi.
Pandemi Yasaklarına Rağmen Partiler Devam Etti
Soruşturmadan elde edilen yeni deliller, 2020 yılında tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını sırasında uygulanan sokağa çıkma kısıtlamaları ve toplanma yasaklarının Bebek Otel'de hiçe sayıldığını ortaya koydu. Savcılık makamlarının tespitlerine göre, otel sahibi ve yöneticileri, pandemi nedeniyle diğer mekanların kapanmasını fırsat bilerek, fuhuş ve uyuşturucu partilerini bu lüks otelin kapalı kapıları arkasına taşımıştı. Bu durum, kamu sağlığını korumak için konulan önlemlere açıkça meydan okuma anlamına geliyor.
Operasyonda 26 Kişi Gözaltına Alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen operasyon dalgası kapsamında toplam 26 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınan isimler arasında, otelin sahibi Muzaffer Yıldırım ve işletmecisi Arif Altunbulak da yer alıyor. Soruşturma, otelin sadece bu yasa dışı faaliyetlere ev sahipliği yapmakla kalmayıp, aynı zamanda organizasyonlarda kritik bir rol oynadığını gösteriyor.
Edinilen bilgilere göre, Bebek Otel'de düzenlenen partilere ülkenin tanınmış isimleri de katılım gösteriyordu. Bu partiler, otelin lüks ve korunaklı ortamında, üst düzey bir müşteri kitlesine hitap edecek şekilde organize ediliyordu.
Skandal Her Geçen Gün Büyüyor
Otel ile ilgili skandallar her geçen gün yeni bir boyut kazanıyor. Başsavcılığın soruşturması derinleştikçe, yasa dışı ağın finansal bağlantıları, organizasyon şekli ve diğer şüpheli mekanlarla olan ilişkileri de araştırılıyor. 08 Ocak 2026 tarihi itibarıyla güncellenen soruşturma dosyası, kamuoyunda büyük bir infiale yol açtı.
Olay, sadece bir asayiş sorunu olmanın ötesinde, pandemi gibi olağanüstü bir dönemde toplum sağlığını hiçe sayan ve yasal düzeni tamamen yok sayan bir zihniyeti de gözler önüne seriyor. Soruşturmanın, organize suç şebekelerinin lüks perde arkasındaki operasyonlarını çökertmek için önemli bir adım olduğu değerlendiriliyor.