Ankara'da E-İmza Sahteciliği Davasında 29 Sanığın Tahliye Talebi Reddedildi
E-İmza Sahteciliği Davasında Tahliye Reddedildi

Ankara'da kamu kurumları yöneticilerine ait elektronik imzaların kopyalanarak sahte diploma ve sürücü belgesi düzenlendiği iddiasıyla açılan davada önemli bir gelişme yaşandı. Toplam 322 sanığın yargılandığı davada, tutuklu bulunan 29 sanığın tahliye talepleri mahkeme heyeti tarafından reddedildi.

Geniş Kapsamlı Soruşturma ve Birleşen Dosyalar

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen elektronik imza soruşturması kapsamında hazırlanan 3 ayrı iddianame, mahkeme tarafından birleştirildi. Toplam 322 kişi hakkında, 'resmi belgede sahtecilik', 'bilişim sistemlerine hukuka aykırı girme' ve 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma' suçlamaları yer alıyor. Davanın görülmeye başlandığı Ankara 23'üncü Asliye Ceza Mahkemesi'nde, dosyaların birleştirilmesinin ardından ilk duruşma gerçekleştirildi.

Sanıkların Savunmaları ve İddialar

Duruşmada, örgütün lideri olduğu iddia edilen Ziya Kadiroğlu'nun da aralarında bulunduğu 29 tutuklu sanık ile tutuksuz yargılanan bazı sanıklar ve avukatları hazır bulundu. Sanıkların savunmaları davanın seyrine ışık tuttu.

Tutuklu sanık Enver Yılmaz, Ziya Kadiroğlu'nun kendisine esprili bir dille diploma ayarlamayı teklif ettiğini, ancak kendisinin bu teklifi ciddiye almadığını ve reddettiğini belirtti. Yılmaz, "Bir ay sonra geldiğinde cep telefonumu istedi. Sistemi açıp diploma gösterdi. Ben de telefonu aldım fırlattım. Kızarak, 'Ben topluma mal olmuş bir insanım, bu işler bana zarar verir, derhal silmeni istiyorum' dedim" ifadelerini kullandı ve Kadiroğlu'nun böyle bir şey yapabileceğine inanmadığını söyledi.

Tutuksuz sanık Abdullah B. ise dosyada adı geçenleri tanımadığını, söz konusu belgeye 3 yıl eğitim alarak sahip olduğunu ve yasa dışı bir faaliyette bulunmadığını savunarak beraat talep etti.

Başka bir suçtan hükümlü olduğunu belirten tutuksuz sanık Velat Çelikten de olanları cezaevinde öğrendiğini, sadece Abdurrahman Dursun'u tanıdığını anlattı. Çelikten, "Açık öğretimde 3 dersim kalmıştı, denklik yapıldığı söylendi, bağış yapmam istendi. Abdurrahman Dursun'a para gönderdim" dedi.

"Mağdur Benim" Diyen Sanıktan Tahliye Talebi

Tutuklu sanık Abdurrahman Dursun ise kendisini savunurken, "7 Ekim’den beri ifadem neyse aynısını tekrarlıyorum. Buradaki hiçbir şahsı normal hayatta görmedim, tanımıyorum. Ben böyle bir örgüt içerisinde bulunmadım" ifadelerini kullandı. Sosyal medyadan paylaşım yapamayacak kadar tedirgin olduğunu, kimseden para almadığını söyleyen Dursun, "Mağdur durumda olan benim, ancak içeride olan da benim. Tahliyeme karar verilmesini istiyorum" şeklinde konuştu.

Diğer tutuklu sanıklar da duruşmada tahliye taleplerini yineledi. Ancak tüm bu savunmalar ve taleplerin ardından mahkeme heyeti ara kararını açıkladı.

Mahkemeden Tahliyelere Ret Kararı

Sanıkların beyanlarını dinleyen mahkeme, 29 tutuklu sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Tahliye talepleri reddedilen sanıkların yargılanmasına devam edilecek. Duruşma, 10 Nisan tarihine ertelendi. Ankara merkezli bu organize suç davasının önümüzdeki duruşmada yeni tanık ve delillerle devam etmesi bekleniyor.