Uyuşturucu Baronundan Aile Boyu Para Aklama: 10 Ton Kokain Skandalında Yeni Detaylar
Uyuşturucu Baronundan Aile Boyu Para Aklama Skandalı

Uyuşturucu Baronundan Aile Boyu Para Aklama Operasyonu: 10 Ton Kokain Skandalı Genişliyor

İspanya Ulusal Polisi'nin 11 Ocak Pazar günü Atlantik Okyanusu'nda "UNITED S" isimli ticari gemide ele geçirdiği 35'er kilogramlık 295 paket halindeki 9 ton 994 kilogram kokain ile ilgili Türkiye'de yürütülen soruşturma, beklenmedik boyutlara ulaştı. Soruşturmanın derinleşmesiyle birlikte, örgütün karaparayı aklama yöntemleri de tamamen deşifre oldu ve aile üyelerinin bu süreçteki kritik rolü gözler önüne serildi.

Örgüt Liderleri ve Operasyonun İşleyişi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü kapsamlı soruşturmaya göre, 'Padişah, Armando ve Jack' kod adlarını kullanan Çetin Gören, uyuşturucu ağını 'Patron ve Abi' ifadeleriyle anılan Nejat Daş, "Siirtli Naci" ve "Hızlı" kod isimlerini taşıyan ve INTERPOL tarafından kırmızı bültenle aranan Naci Yılmaz ile birlikte "Don Vito" olarak bilinen Abdullah Alp Üstün ile koordineli bir şekilde yönetiyordu.

Örgüt, uyuşturucu maddeleri muz ve ananas yüklü konteynerlerin içinde Güney Amerika'dan Avrupa'ya taşırken, Balkanlar'dan temin edilen skunk ve marihuana maddelerini ise Türkiye'ye sevk ediyordu. Bu faaliyetlerden elde edilen muazzam gelirler, Hollanda'dan Türkiye'ye kamyon ve TIR'larla naklediliyor ve daha sonra gayrimenkuller ile araç alım-satım firmaları üzerinden sistematik olarak aklanıyordu.

Aile Üyelerinin Para Aklamadaki Kritik Rolleri

Soruşturma belgelerine göre, paranın aklanması sürecinde Çetin Gören ve Nejat Daş'ın en yakın aile bireyleri doğrudan sorumluluk üstlenmişti. Bu kapsamda, Gören'in ablaları S.B. ve F.K., paraların kuryeler aracılığıyla Brüksel'den Türkiye'ye taşınmasından sorumlu tutuluyor.

Türkiye'ye giren paraların önemli bir bölümü, Nejat Daş'ın baldızı H.K.'ye ait döviz ve altın şirketi üzerinden piyasaya sürülürken, Nejat Daş'ın eşi H.D. ise CHS isimli şirket üzerinden gayrimenkul ve otomobil satın alımlarını gerçekleştiriyordu. Ayrıca, Gören'in halasının kızı A.E., örgüte ait evlerin kiralarının tahsili, aidat ödemeleri ve çeşitli satın almalardan sorumlu olarak belirlendi.

Kurye Ekibi ve Lojistik Düzenlemeler

Paraların Türkiye içinde güvenli bir şekilde taşınması, Gören'in akrabalarından oluşan 15-20 kişilik profesyonel bir kurye ekibi tarafından sağlanıyordu. Bu ekibin tüm vize ve uçak bileti işlemleri, Çetin Gören'e ait bir turizm şirketi üzerinden yürütülüyordu, bu da örgütün operasyonel lojistiğini ne kadar detaylı planladığını gösteriyor.

Bu gelişmeler, organize suç örgütlerinin para aklama mekanizmalarının ne kadar karmaşık ve aile bağlarına dayalı olabileceğini bir kez daha ortaya koyarken, yetkililerin soruşturmayı daha da derinleştirerek uluslararası işbirliği içinde çalıştığını işaret ediyor.