Meta, akıllı gözlükleri için geliştirdiği yüz tanıma teknolojisinin kodlarını, sessizce milyonlarca kullanıcının telefonuna yerleştirdi. WIRED'ın detaylı kod incelemesine göre, Ray-Ban ve Oakley akıllı gözlükleriyle uyumlu 'NameTag' adlı yüz tanıma sistemi, 50 milyondan fazla indirilen Meta AI uygulamasına gizlice eklendi. Henüz aktif edilmeyen özellik, kullanıcıların telefonlarında biyometrik veri depolayarak çevresindeki kişileri anında tanıma imkanı sunacak.
NameTag Özelliği Nasıl Çalışıyor?
NameTag sistemi, akıllı gözlüklerin kamerasıyla görüntülenen yüzleri biyometrik imzaya (faceprint) dönüştürüyor. Bu imzalar, kullanıcının telefonunda saklanan veritabanıyla eşleştiriliyor. Tanıdık bir kişi algılandığında gözlük kullanıcısına bildirim gönderiliyor. Tanınmayan yüzler ise 'pending' adlı klasöre kaydediliyor. Sistemde üç ayrı yapay zeka modeli görev yapıyor: yüz algılama, yüz kırpma ve biyometrik kodlama. Bu modeller Meta sunucularından kullanıcı telefonlarına indirilmiş durumda. Uygulamanın Mayıs versiyonunda özellik 'Connections' adıyla yeniden markalanarak 'Tanıştığın kişileri hatırla' sloganıyla tanıtılıyor.
Meta'nın Açıklamalarıyla Çelişki
Meta, nisan ayında yaptığı açıklamada yüz tanıma teknolojisini halen 'düşünme aşamasında' olduğunu ve olası bir lansman için 'çok düşünceli bir yaklaşım' benimseneceğini belirtmişti. Ancak WIRED'ın bulguları, sistemin temel bileşenlerinin ocak ayından itibaren uygulamaya entegre edildiğini gösteriyor. Bu durum, şirketin kamuoyuna yaptığı açıklamalarla çelişiyor.
Geçmişteki Gizlilik Skandalları ve Tazminatlar
Meta, daha önce Facebook'ta kullandığı yüz tanıma sistemi nedeniyle ciddi yasal süreçler yaşamıştı. 2021'de bu sistemi kapattığını ve bir milyardan fazla faceprint'i sildiğini duyurmuştu. Şirket, Illinois kullanıcılarına 650 milyon dolar, Texas'a ise 1.4 milyar dolar tazminat ödemeyi kabul etti. 2019'da FTC ile yaptığı 5 milyar dolarlık geniş kapsamlı gizlilik anlaşması da yüz tanıma konusunu içeriyordu.
Gizlilik Endişeleri ve Uzman Tepkileri
Gizlilik savunucuları, bu teknolojinin stalker'lardan güvenlik güçlerine kadar birçok kesim tarafından kötüye kullanılabileceğini belirtiyor. 70'ten fazla sivil toplum örgütü (ACLU, EPIC ve Fight for the Future dahil) Meta'dan NameTag'i iptal etmesini talep etti. Electronic Frontier Foundation'dan Cooper Quintin, 'Meta, müşterilerini dağıtık bir gözetim ağına dönüştürme kapasitesi yaratmış görünüyor' dedi. Bağımsız araştırmacı Buchodi ise yaptığı testlerde sistemin neredeyse hazır olduğunu gösterdi. Yüz biyometrik verilerinin kullanıcı telefonlarında yerel olarak depolanması ve Meta sunucularından güncelleme alabilmesi, verilerin yetkisiz erişime açık hale gelme riskini artırıyor. Uzmanlar, bu tür hassas verilerin cihazlarda tutulmasının veri sızıntısı, telefon kaybı veya kötü niyetli uygulamalar durumunda büyük mağduriyetlere yol açabileceğini belirtiyor. Özellikle Türkiye gibi Kişisel Verileri Koruma Kanunu'nun (KVKK) sıkı denetim uyguladığı ülkelerde, bu teknolojinin yasal uyumu ve kullanıcı rızasının alınma şekli de tartışma konusu haline geldi.
Meta'nın Savunması
Meta Sözcüsü Ryan Daniels, konuya ilişkin yaptığı açıklamada 'Sadece bu tür özellikleri araştırdığımızı söylemiştik. Henüz hiçbir şey tüketicilere sunulmadı ve nihai bir karar alınmadı. Karar verirsek şeffaf bir şekilde hareket edeceğiz' ifadelerini kullandı. Şirket, merkezi bir yüz veritabanı oluşturmayacağını da vurguladı.



