Galata Köprüsü'nde Vegan Kadının Balıkları Denize Dökmesi Yaşlı Balıkçıyı Üzdü
İstanbul'un simgelerinden Galata Köprüsü'nde amatör balıkçılık yapan 65 yaşındaki Ahmet Gökçebay, dün yaşanan üzücü bir olayla gündeme geldi. Gökçebay'ın saatlerce emek vererek tuttuğu balıklar, vegan bir kadın tarafından aniden denize döküldü. Bu beklenmedik durum, hem balıkçıyı mağdur etti hem de toplumsal tepkilere yol açtı.
Olay Nasıl Gelişti?
Öğle saatlerinde, Galata Köprüsü'nde balık tutan Ahmet Gökçebay'ın yanına yaklaşan bir kadın, vegan olduğunu belirterek balıkları serbest bırakmak istediğini söyledi. Kadın, "Ben veganım, hayvanları yemeyin, kendinize alternatifler üretin" şeklinde konuştu ve balıkları denize döktü. Gökçebay'ın itirazlarına ise saygısızca yanıt veren kadın, balıkların parasını ödemeyi reddetti ve çevredekilerin tepkisi üzerine hızla olay yerinden uzaklaştı.
Ahmet Gökçebay Yaşananları Anlattı
Mağdur balıkçı Ahmet Gökçebay, ATV Haber'e yaptığı açıklamada duygularını paylaştı. Gökçebay, "Kovadaki balıkları atacağım, yaşasınlar dedi. Parasını ödeyeceğim dedi, daha sonra ödemedi. Sizin vegan olmanız beni ilgilendirmez. Herkesin bir tercihi var, sen vegansan başkası balık yemeyecek mi?" ifadelerini kullandı. Ayrıca, kadına herhangi bir şiddet uygulamadığını belirterek, "Gelse özür dilese, kusura bakma dese, tokalaşma da değil sarılırdım kendisine" diyerek olaya barışçıl bir yaklaşım sergiledi.
Hukuki Boyut ve Olası Yaptırımlar
Hukukçu Zafer İşeri, yaşanan olayın hukuki boyutunu değerlendirdi. İşeri, vegan olmanın bir hak olduğunu, ancak başkalarının malına zarar vermenin suç teşkil ettiğini vurguladı. Bu durumda, mala zarar verme suçundan dolayı 6 aydan başlayan hapis cezası ve balıkların değeri kadar tazminat ödenmesi gerektiğini belirtti. Bu açıklama, olayın yalnızca etik değil, aynı zamanda yasal sonuçları olduğunu gösteriyor.
Toplumsal Tepkiler ve Düşündürdükleri
Olay, sosyal medyada ve çevredeki vatandaşlar arasında geniş yankı buldu. Birçok kişi, veganlık gibi kişisel tercihlerin başkalarının haklarına saygı duyularak ifade edilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, emeğe saygı ve toplumsal hoşgörü konuları da tartışmaya açıldı. Bu durum, farklı yaşam tarzlarının bir arada nasıl uyum içinde var olabileceğine dair önemli soruları gündeme getirdi.
Sonuç olarak, Galata Köprüsü'nde yaşanan bu olay, sadece bir balıkçının mağduriyeti değil, aynı zamanda toplumsal değerler ve hukuki sınırlar üzerine düşünmemizi sağlayan bir örnek oldu. Ahmet Gökçebay'ın sakin ve affedici tutumu ise birçok kişi tarafından takdirle karşılandı.