Hamile Eşin Gözleri Önünde Yaşanan Şiddet Olayı: 5 Şüpheli Yakalandı
İstanbul'un Bayrampaşa ilçesinde, 43 yaşındaki Cumali A., telefonla çağrıldığı bir noktada, 7 aylık hamile eşi S.A. (42) ve 5 yaşındaki çocuğunun gözleri önünde acımasızca darp edildi. Olay, 3 Kasım 2025 tarihinde saat 22.00 sıralarında meydana geldi ve aile için derin bir travmaya yol açtı.
Olayın Gelişimi ve Şiddet Detayları
Cumali A., eşi ve küçük çocuğuyla birlikte çağrıldığı yere gittiğinde, bir grup tarafından karşılandı. Grup, adamı zorla bir araca bindirmeye çalıştı, ancak Cumali A.'nın direnmesi üzerine, şiddetli bir darbeye maruz kaldı. Hamile eşi S.A., eşinin gözleri önünde darp edilmesini izlerken büyük bir korku ve çaresizlik yaşadı.
Yaralı Cumali A., olay yerinden kaçarak polis ekiplerine sığındı ve hemen hastaneye kaldırıldı. Tıbbi müdahaleler sonucunda, kafasına 14 dikiş atıldı, bu da saldırının ciddiyetini gözler önüne serdi.
Ailenin Travmatik Süreci ve Sonrası
Olayın ardından, aile tehdit ve baskılara maruz kaldığını ileri sürdü. Bu nedenle, İstanbul'da farklı adreslerde bir süre kaldıktan sonra, can güvenliklerinin kalmadığı gerekçesiyle şehri terk etmek zorunda kaldılar. Yaklaşık 2 hafta sonra, hamile eş S.A. erken doğum yaptı ve bebek bir süre yoğun bakımda kaldı, bu da ailenin hem fiziksel hem de psikolojik olarak ciddi şekilde etkilendiğini gösterdi.
Cumali A.'nın ilk evliliğinden olan 18 yaşındaki E.A.'nın, uyuşturucu madde kullanımı iddiasıyla bir süre cezaevinde yattığı ve serbest bırakıldıktan sonra, arkadaşlarıyla birlikte ailenin İstanbul'daki evine izinsiz girerek eşyaları sattığı iddia edildi. Cumali A.'nın ilk evliliğinden 4, ikinci evliliğinden 2 çocuğu olduğu öğrenilirken, aile, yaşanan süreçte tüm çocukların da büyük bir travma yaşadığını vurguladı.
Yakalama Süreci ve Adli İşlemler
Cumali A. ve eşi S.A., şikayetçi olduklarını belirterek, şüphelilerin bir an önce yakalanmasını talep etti. Olayın ardından yapılan soruşturmalar sonucunda, Cumali A.'yı darp ettiği belirlenen 5 şüpheli şahıs yakalandı. Gözaltına alınanlardan 4'ü, işlemlerinin tamamlanmasının ardından adli makamlarca serbest bırakıldı. Diğer 1 kişi ise, adli kontrol hükümleri kapsamında serbest bırakıldı, bu da sürecin devam ettiğine işaret ediyor.
Bu olay, aile içi şiddet ve toplumsal güvenlik konularında yeniden düşünmemizi gerektiren ciddi bir vakayı ortaya koyuyor. Ailenin yaşadığı psikolojik ve fiziksel etkiler, uzun vadeli destek mekanizmalarının önemini vurguluyor.