Hendek 3. Asliye Ceza Mahkemesi, Suriye uyruklu sanık Eyhem Saad hakkında kasten yaralama suçundan verdiği kararı ilanen tebliğ etti. Mahkeme, 12/02/2026 tarihli ve 2024/161 Esas, 2026/78 Karar sayılı dosyada, müşteki Abdulhamid Abdullatif'e yönelik eylemi sabit gören mahkeme, sanığa 1 yıl 6 ay hapis cezası verdi.
Dava Süreci ve Tebligat Sorunu
Mahkeme, sanık Eyhem Saad'ın yargılama aşamalarında yakalama yoluyla savunmasının alındığını, ancak beyan ettiği adrese çıkarılan tebligatın bila ikmal edildiğini belirtti. Sanığın sistemde Mernis kaydının bulunmadığı, aynı şekilde müştekinin de beyan ettiği adrese çıkarılan tebligatın iade edildiği ifade edildi.
Yapılan adres araştırması ve yurtdışı giriş çıkış kayıtlarına göre, sanığın 13/06/2025 tarihi itibarıyla Gaziantep Karkamış Kara Hudut Kapısı üzerinden Türkiye'den çıkış yaptığı tespit edildi. Müştekinin ise yurttan çıkışına ilişkin bilgiye rastlanmadığı, ancak çevreden tanıyanlarca 1 yıl önce Almanya'ya gittiği öğrenildi.
Karar ve Cezalandırma
Mahkeme, sanık Eyhem Saad'ın müşteki Abdulhamid Abdullatif'e yönelik kasten yaralama suçunu işlediği sabit olduğundan, TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca lehe olan TCK 86/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın suç kastının yoğunluğu, güttüğü saik ve amaçları nazara alınarak takdiren 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi.
Sanığın eylemini TCK'nın 6/1-f kapsamında silahtan sayılan bıçakla işlediği anlaşıldığından, cezasında TCK'nun 86/3-e maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılarak sanığın 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildi.
Başkaca artırım ya da indirim yapılmasına yer olmadığına karar veren mahkeme, sanık hakkında 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler de gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, 5237 Sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına hükmetti.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Sanığın adli sicil kaydında sabıkasının bulunmaması ve yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması nedeniyle, koşulları oluştuğundan, CMK'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi. Sanığın CMK'nın 231/8 maddesi gereği beş yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, CMK 231/8-c maddesi gereği takdiren bir yükümlülük yüklenmesine yer olmadığına karar verildi.
CMK'nın 231/10 maddesi gereği denetimli serbestlik süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesine karar verileceği, aksi halde CMK'nın 231/11 maddesi gereği geri bırakılan hükmün açıklanacağı ihtar edildi.
Müsadere ve Tebligat
Adli emanetin 2024/241 sırasında kayıtlı olan ve suç işlenmesinde kullanıldığı anlaşılan bıçak, TCK 54/1 uyarınca müsadere edildi.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 28, 29 ve 31 maddeleri gereğince ilan tarihinden itibaren 7 gün sonra sanığa tebligatın yapılmış sayılmasına karar verildi. Verilen karara gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ceza Mahkemesine verilecek dilekçe ile veya zabıt katibine beyanda bulunmak ve tutanağa geçilmek suretiyle, ceza evinde bulunan sanık için ise 5271 sayılı CMK'nın 263/1. maddesi uyarınca, bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yoluna gidilebileceği, süresinde istinaf edilmediği takdirde hükmün kesinleşeceği ilan olundu.



