ABD, Katar ve Bahreyn'deki Üslerini Boşaltıyor: İran Gerilimi Tırmanıyor
ABD Üslerini Boşaltıyor: İran Gerilimi Tırmanıyor

ABD, Katar ve Bahreyn'deki Üslerini Boşaltıyor: İran Gerilimi Tırmanıyor

ABD ile İran arasında nükleer program müzakereleri devam ederken, bölgedeki askeri hareketlilik ve gerilim hızla artıyor. Son gelişmelere göre, ABD ordusu, Katar'ın başkenti Doha'daki El-Udeyd Hava Üssü'nde görevli yüzlerce askerini tahliye etti. Ayrıca, ABD donanmasının 5. Filosu'nun konuşlandığı Bahreyn'deki üslerden de benzer tahliyeler yapıldığı belirtildi.

Yoğun Askeri Yığınak ve Seçenekler

Amerikan haber platformu Axios'ta yer alan bir habere göre, ABD, İran'ın nükleer programı konusunda geniş bir yelpazede seçenekleri değerlendiriyor. Bu seçenekler, "sembolik düzeyde" uranyum zenginleştirmesine izin verilmesinden, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'e suikast planlarına kadar uzanıyor. Trump'a yakın üst düzey bir danışman, "Her senaryo için hazırız. Seçeneklerden biri Hamaney'i, oğlunu ve mollaları ortadan kaldırmayı içeriyor. Üstelik bu operasyonda hataya ihtimal verilmemesi için titizlikle çalışılıyor" açıklamasını yaptı.

ABD'nin bölgeye yoğun askeri sevkiyatı, Washington'un çok katmanlı askeri seçenekler oluşturduğu izlenimini güçlendiriyor. Bu hareketlilik, New York Times gazetesinin de dikkat çektiği üzere, stratejik bir yeniden konumlanma olarak yorumlanıyor.

İran'ın Askeri Hamleleri ve Bölgesel Tepkiler

İran tarafında ise, geçen günlerde Hürmüz Boğazı'nda düzenlenen tatbikatlarda, gemi konuşlu hava savunma füzesi Seyyad 3-G ilk kez denendi. Bu hamle, İran'ın bölgedeki askeri kapasitesini sergileme ve caydırıcılık amacı taşıyor.

ABD'nin İran'a askeri saldırı düzenleyip düzenlemeyeceği tartışmaları sürerken, İsrail ordusu yüksek alarm durumunda olduğunu açıkladı. Tel Aviv'deki bu hazırlık, bölgedeki gerilimin sadece ABD ve İran arasında değil, diğer aktörleri de etkilediğini gösteriyor.

Özetle, ABD'nin üs tahliyeleri ve askeri sevkiyatları, İran'ın nükleer programı ve tatbikatlarıyla birleşince, Orta Doğu'da yeni bir krizin eşiğinde olunduğu sinyallerini veriyor. İki ülke arasındaki diplomatik müzakerelerin sonucu, bölgesel güvenliği doğrudan etkileyecek gibi görünüyor.