ABD'de İran Savaşı Derin Çatlaklar Yaratıyor, Trump Yönetimi Zor Durumda
ABD'de İran Savaşı Derin Çatlaklar Yaratıyor

ABD'de İran Savaşı Derin Çatlaklar Yaratıyor, Trump Yönetimi Zor Durumda

ABD'de işler yolunda gitmiyor. İsrail'in peşinden savaşa sürüklenen Beyaz Saray'da çatlaklar her geçen gün daha da derinleşiyor. ABD Başkanı Donald Trump, hem iç politikada hem de uluslararası arenada çok sayıda eleştirinin hedefi haline geldi. İsrail'in kirli emelleriyle başlattığı İran savaşında bugün 21'inci gün geride kalırken, karşılıklı saldırılar şiddetini koruyor ve ABD'de savaşın bıraktığı izler giderek daha belirgin hale geliyor.

Pentagon'dan Dev Bütçe Talebi ve Kamuoyu Tepkisi

ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon), İran'a yönelik saldırılarını sürdürmek amacıyla Kongre'ye sunulması için Beyaz Saray'dan 200 milyar doların üzerinde bütçe talep ettiği iddiaları gündemde. Bu talep, ülke içinde büyük tepkilere neden oldu. Çok sayıda ABD'li vatandaş, "İsrail için vergilerimiz savaşa gidiyor" şeklinde sert tepkilerini dile getiriyor. Kamuoyunda, İran'a karşı başlatılan savaşın nedenleri ve meşruiyeti yoğun bir şekilde tartışılıyor.

Nükleer Yalanı ve İstifalar Yönetimi Zorluyor

Washington ve Tel Aviv yönetimleri, savaşı meşrulaştırmak için "nükleer tehdit" yalanına sarılmıştı. Ancak ABD'de ardı ardına gelen itiraflar, Başkan Trump'ı bu konuda da zor durumda bırakıyor. Ülkesinin İran'a saldırılarını "vicdanen destekleyemeyeceğini" belirterek istifa eden Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent, gazeteci Tucker Carlson'a verdiği mülakatta çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Kent, "İran'ın provokasyon olmadan saldıracağına inanmak için hiçbir neden yoktu" diyerek, çok sayıda üst düzey yetkilinin İran'a saldırılar konusundaki endişelerini Trump'a iletmesinin engellendiğini öne sürdü. Ayrıca, ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard'ın, İran'ın nükleer zenginleştirme programının Haziran 2025'teki saldırılarla "yok edildiğini" savunması ve İran'ın bu faaliyetlere yeniden başlamadığını belirtmesi, "O zaman 28 Şubat'ta İran'a neden yeniden saldırdınız?" eleştirilerini beraberinde getirdi.

Sahada Artan Kayıplar ve Uluslararası Destek Eksikliği

ABD'nin sahadaki kayıpları da artıyor. CNN kanalı, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin Girit Adası'ndaki Suda Deniz Üssü'ne doğru yola çıktığını duyurdu. İran, daha önce bu gemiyi vurduğunu açıklamıştı. Uydu görüntülerine göre, İran'ın misillemelerinde en az 10 ABD ve müttefik radar tesisi vuruldu. Tüm bu gelişmelere ek olarak, Avrupa ülkelerinin yanı sıra Japonya ve Güney Kore gibi müttefikler de ABD'ye İran'a karşı beklenen desteği hâlâ vermiyor.

Charlie Kirk Vakası ve Savaş Karşıtı Sesler

ABD'nin eski Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent, Trump yanlısı aktivist Charlie Kirk'ün ölümüne ilişkin de konuştu. Kent, "Charlie Kirk bana İran'la savaşı engelle demişti, suikastını araştırmamız engellendi" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, savaş karşıtı seslerin nasıl bastırılmaya çalışıldığına dair ciddi soru işaretleri oluşturuyor.

Sonuç olarak, ABD'de İran savaşı derin siyasi ve toplumsal çatlaklara neden olurken, Trump yönetimi artan iç ve dış baskılarla mücadele etmek zorunda kalıyor. Savaşın maliyeti, kayıplar ve uluslararası destek eksikliği, Beyaz Saray'ın önündeki en büyük engeller olarak öne çıkıyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması