ABD Adalet Bakanlığı'nın Jeffrey Epstein soruşturması kapsamında kamuoyuyla paylaştığı yaklaşık 3 milyon sayfalık belgeler, siyasi arenada yankı uyandırmaya devam ediyor. Bu gelişmelerin ardından eski Başkan Bill Clinton ve eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi önünde yeminli ifade vermeyi kabul etti.
Kongre'yi Küçümseme Suçlaması Oylaması Öncesi Kritik Adım
Clinton çiftinin ifade vermeyi kabul etme kararı, Temsilciler Meclisi'nin onları "Kongre'yi küçümseme" suçlamasıyla karşı karşıya bırakabilecek bir oylamaya sadece günler kala alındı. Bu oylamanın gerçekleşmesi halinde, çift ciddi para cezaları ve hatta mahkumiyet durumunda hapis cezası riskiyle karşılaşabilirdi.
Cumhuriyetçi Komite Başkanı ile Gergin Yazışmalar
Karar, Clintonlar ile Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi James Comer arasında yaşanan sert yazışmaların sonrasında geldi. Comer, pazartesi günü yaptığı açıklamada, komite celplerinin yerine getirilmesi için her iki Clinton'ın da komite önünde ifade vermesinde ısrar edeceğini belirtti.
Clintonların sözcüsü Angel Urena ise sosyal medyadan Comer'a yanıt vererek, "Onlar iyi niyetle müzakere etti. Siz etmediniz. Yemin altında bildiklerini size anlattılar ama siz bunu umursamıyorsunuz" ifadelerini kullandı. Urena, eski başkan ve eski dışişleri bakanının komite önünde olacağını ve herkes için geçerli bir emsal oluşturmayı sabırsızlıkla beklediklerini de sözlerine ekledi.
Aylar Süren Reddin Ardından Gelen Kabul
Bill ve Hillary Clinton, aylar boyunca Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu komite önünde ifade vermeyi reddetmişti. Çiftin avukatları, ocak ayında Comer'a gönderdikleri mektupta celpleri "geçersiz ve hukuken uygulanamaz" olarak nitelendirmiş, meşru bir yasama amacına dayanmadığını ve kuvvetler ayrılığı ilkesine benzeri görülmemiş bir müdahale olduğunu savunmuştu.
Clintonlar ayrıca Comer'ı, eski Başkan Donald Trump'ın siyasi rakiplerine yönelik misilleme kampanyasının bir parçası olarak kendilerini hedef almakla suçlamıştı. İlginç bir şekilde, Trump'ın adının da 5 bin 300 Epstein dosyasında geçtiği bilgisi kamuoyuna yansımıştı.
Demokratlardan Desteğe Rağmen Gerilim
Epstein soruşturmasında tam şeffaflık sağlanması gerektiğini savunan dokuz Demokrat üye, Bill Clinton'a yönelik suçlamalarda Cumhuriyetçilere destek verdi. Üç Demokrat üye de Hillary Clinton'a yönelik suçlamaları destekledi. Bu durum, konunun parti sınırlarını aşan ciddiyetini ortaya koyuyor.
Belgelerde Ortaya Çıkan İlişki Ayrıntıları
Adalet Bakanlığı'nın paylaştığı belgeler, Bill Clinton'ın ekibi ile Epstein'ın eski kız arkadaşı ve hüküm giymiş suç ortağı Ghislaine Maxwell arasındaki yazışmaları gün yüzüne çıkardı. Belgelerde şu detaylar dikkat çekti:
- Clinton'ın Epstein'ın özel jetiyle en az 16 kez uçtuğu, bu seyahatlerde genellikle Epstein ve Maxwell'in eşlik ettiği belirlendi.
- Yazışmaların büyük bölümü seyahat ve yemek düzenlemeleri ile son dakika davetlerine ilişkinken, bazılarında müstehcen ifadeler yer aldı.
- Maxwell'in 2003'teki bir e-postasında, "JE, Clinton'ın da gelmek isteyip istemeyeceğini soruyor" ifadesi dikkat çekti.
- Clinton'ın ekibinin, İskoçya seyahati sırasında Prens Andrew'un telefon numarasını Maxwell'den istediği görüldü.
Ancak belgelerde, Maxwell'in doğrudan Clinton'a e-posta gönderdiğine veya Clinton'ın Maxwell'e yazdığına dair somut bir kanıt yer almadı. Clinton, 1990'ların sonu ile 2000'lerin başında Epstein ile iyi belgelenmiş bir sosyal ilişki yürütmüş olsa da, bu temaslar kapsamında herhangi bir suçla itham edilmedi.
Son Dosya Grubu ve Demokratların Tepkisi
Cuma günü Adalet Bakanlığı, Epstein'e ilişkin 3 milyondan fazla dosyayı kamuoyuna açıkladı. Bu dosyalar arasında 2 binden fazla video ve 180 bin görüntü yer alırken, milyarder Elon Musk ile Epstein arasında daha önce bilinenden daha yakın bir ilişkiye işaret eden e-postalar da bulunuyor.
Son dosya grubunun yayımlanmasının ardından Demokratlar, Trump yönetiminin pazar günü Epstein soruşturmasının fiilen kapatıldığını açıklamasını "tam teşekküllü bir örtbas" olarak nitelendirerek buna karşı mücadele edeceklerini duyurdu. Kentucky'den Cumhuriyetçi Temsilci Thomas Massie de dahil olmak üzere birçok isim, Adalet Bakanlığı'nın milyonlarca sayfalık ek bilgiyi hala kamuoyundan sakladığını savunuyor.
Bill Clinton'ın Epstein ile olan ilişkisi, 2019 yılında Epstein'ın cezaevinde intihar etmesinin ardından Cumhuriyetçilerin yeniden odak noktası haline gelmişti. Epstein, ölümünden önce insan ticareti suçlamalarıyla yargılanıyordu.